karabuk haber

Tereddüt, erkek egemenliğinin kayalarına vuran dalgalar!

7 yaşında Google’a iş başvurusunda bulundu

İlk kadın psikanalist Lou Andreas-Salomé

Kuzguni Gömüt

Öğrenciler neden cemaat yurtlarını tercih ediyor?

Eğitim, Yaşam 1 Aralık 2016

Kadir Gürhan

PressHaber – Adana’nın Aladağ ilçesinde önceki gün cemaate bağlı bir yurtta çıkan yangın sonucu 12 kişi hayatını kaybetti, 22 kişi de yaralandı.

Sosyal devlet ilkesine göre devletin öğrencilere yetecek sayıda yurt yapması gerekirken, Türkiye’de cemaatlerin açtığı yurtların ve evlerin sayısı, KYK’ya bağlı yurtların sayısının çok üzerinde olduğu biliniyor.

Kredi ve Yurtlar Kurumu’nun öğrencileri karşılayacak sayıda yurt yapmaması nedeniyle, her yıl üniversiteye yerleşen yüz binlerce öğrenci dışarıda kalıyor.

Özellikle de Kürt illerinden Batı’daki üniversitelere yerleşen Kürt öğrenciler, barınma sorunlarıyla karşılaştıkları için cemaat yurtlarına veya evlerine başvurmak zorunda kalıyor.

Cumhuriyetin “tek dil, tek din, tek devlet, tek bayrak” gibi sloganlarla ümmetçilikten “millet” yaratma gayesiyle bölgede başlatılan asimilasyon politikaları, Kürtleri YİBO’lara, cemaatlere mecbur bırakarak, düşünsel ve kültürel kırılmaları derinleştirmeyi amaçlamıştı.

Peki neden öğrenciler cemaatleri tercih ediyor?

Bölgeden Batı illerine okumaya gelen Kürt gençler, karşılaştıkları sorunları, eksiklikleri ve neden cemaate başvurmak zorunda kaldıklarını PressHaber’e değerlendirdi.

“Üniversitelerde gerekli kültürel çalışmaları yürütemiyoruz”

Ankara’da haftanın dört günü kitap satarak geçimini sağlayan Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Macit Geveri, Batı’ya okumak için geldiğimde başta karşılaştığım en büyük sorun kültürel sorun oldu. Örneğin, çorba bizim için ana yemekken burada yemekten önce içilmesine çok şaşırmıştım. Türkiye metropollerinde çok aktif çalışma yürüten derneklerin varlığından bahsetmenin imkânsız olduğunu kaydeden Geveri, “Sadece sahiplenme değil, belli ilkeler çerçevesinde çalışmalar yürütebilecek ve bir araya gelerek bir şeyler yapabilecek derneklere elbette ki ihtiyaç duyuluyor. Bu şekilde dernekler açılıp kurumsallaşmalıdır. Elbette ki sadece dil eğitimi veren derneklerden bahsetmiyorum. Dil eğitimi tabi ki de verilmelidir fakat aynı zamanda bu dernekler anadilde eğitimin yasallaşması için çalışmalar yürütmeliler. Üniversite’de gerekli kültürel çalışmaları yürütemiyoruz. Önümüze üniversite yönetimi tarafından engeller çıkarılıyor. Üniversitede Kürt Dili ve Tarihi Araştırma Topluluğu kurmak istedik, dar kapsamlı bir konu olduğu gerekçesiyle reddedildi. Biz de topluluğun ismini Orta-Doğu Dilleri Araştırma Topluluğu olarak değiştirip tekrar yönetime sunduk. Bu kez de konu çok bilimsel ve geniş görüldüğü için reddedildi. Bu tarz sorunlarla sıkça karşılaşıyoruz bu sorunları hala açmış değiliz” diye konuştu.

Cemaat, Yurt, Cemaat yurtları, Kürt öğrenciler, Kürt, Kadir Gürhan,

“Kürt öğrencilerin tutunacağı kurumsal bir ağ mevcut değil”

Kürt öğrencilerin en büyük silahının okumak olduğunu belirten Konya Selçuk Üniversitesi öğrencisi Selim Güçlü, “Bugün Türkiye’de bir kazanım elde ettiysek sürdürülen mücadeleleri bilimle, felsefeyle, sanatla taçlandırdığımız içindir” ifadelerini kullandı. Kürtlerin bugün dünyanın her yerinde kendilerine yeni yaşam alanları inşa ettiklerini söyleyen Güçlü, “Bu da çoğunlukla çağa ayak uydurarak ve günümüz dünyasını iyi anlamakla mümkün oldu. Ancak hala Kürt öğrencilerin tutunacağı kurumsal bir ağ yok maalesef. Memleketinden tanımadığı bir şehre okumaya gelen bir öğrenci, barınma ihtiyacını hala cemaatlerden karşılamak zorunda kalıyor. Batı ile kıyaslandığında bölgenin gelişmişlik düzeyi arasındaki fark inkâr edilemez bir gerçek. Batı illerindeki birçok imkân bölge illerinde yok. Bu yüzden bir Kürt öğrenci bilimin, teknolojin, yeni medyanın ve düşünsel yapının mayasını tutturamıyor. Bunları genellikle okuduğu bölümde veya çevresel faktörlerle ediniyor. Otobüsten indiğinizde şans eseri karşılaştığınız ve daha sonrasında beraber uzun bir zaman geçireceğiniz kişiyi kanaat önderi seçiyorsunuz ya da düşünsel hayatınızın gelişmesinde o kişinin büyük bir etkisi oluyor. O yüzden, devlet baskılarını, eğitim engellemelerini bir kenara bırakırsak; Kürt öğrencilerin okumaya gelirken karşılaştıkları en büyük sorun, geldiklerinde yol gösterici, güvendikleri bir rehberin olmayışıdır” şeklinde konuştu.

“Ekonomik sorunlar, siyasal ve kültürel sorunları da doğuruyor”

Bölgeden Türkiye’ye okumaya gelen öğrencilerin ekonomik, siyasal ve kültürel onlarca sorunu olduğunu belirten Gazi Üniversitesi Felsefe Bölümü yüksek lisans öğrencisi Rûken Yılmaz, “Ekonomik durumu kötü olan Kürt aileleri çocuklarını bölgede YİBO’lara (Yatılı Bölge Okulu) Batı’da ise cemaat kurumlarının insafına bırakıyorlar. Dolayısıyla Kürt öğrenciler ekonomik olan bir nedenden dolayı kültürel ve siyasal asimilasyona maruz kalıyor. Bu bağlamda ekonomik olan bir sorun aynı zaman da siyasal ve kültürel de olabiliyor. Bu açıdan bakıldığında bölgeden gelen öğrencilerin istihdam sorunu kapıda duran acil bir sorundur. Bu sorunun çözülmesi kültürel ve siyasal asimilasyonu en az seviyeye indirecektir” diye konuştu. Önemli sorunlardan bir tanesinin de üniversitelerdeki Kürt öğrencilere yönelik baskılar olduğunu kaydeden Yılmaz, “Bu saldırılar genellikle bireysel olarak takılan öğrencilere değil de bir arada yaşayan ve bir şeyler yapmaya çalışan öğrencilere yönelik oluyor” dedi.

“Barınmak için tek alternatif cemaat kurumları”

1912’de kurulan Hevi Derneği gibi derneklerin batı illerinde kurulup yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Hacettepe Üniversitesi yüksek lisan öğrencisi Sadık Bayram, bölgeden Batı’ya gelip üniversite okuyan öğrencilerin temel sıkıntılarından bir tanesinin yer bulma sıkıntısı olduğunu kaydetti. Yer bulma sıkıntısının çok büyük bir sıkıntı olduğunu söyleyen Bayram, “Eğer ekonomik durumunuz kötüyse ve geldiğiniz batı illerinde kalacak yer bulamadığınızda elinizde tek seçenek kalıyor cemaat evlerine başvurmak. Çünkü yeni geldiğiniz için arkadaşınız da yoktur ya da arkadaşınız varsa bile sizden önce geldiği için düzenini kurmuş bulunuyor ve sizi bu düzene dâhil edemiyor. Aynı şey benim başıma geldiği için söylüyorum ve eminim ki bölgeden Batı illerine okumaya gelen hemen hemen her Kürtün başından geçen olaylardır. Ankara’ya ilk geldiğimde ev sıkıntısı çektiğim için ilk başvurduğum ve gidip bir yıl kaldığım kurum cemaat oldu. Bir yıl boyunca zorunlu olarak kaldığım cemaat evinde onların politikalarına göre hareket etmek zorunda kaldım” dedi.

Batıda legal Kürt derneklerinin daha çok kurumsallaşması gerektiğini düşünen Bayram, “Derneklerin kurumsallaşma faaliyetlerini ve amaçlarını medya aracılığıyla Kürt illerinden gelen öğrencilere anlatması gerekir. Dernekler aracılığıyla öğrencilerin barınma ihtiyacı karşılanabilir ve doğal olarak bölgeden gelen öğrenciler burada bir arada olacağı için kültürel yabancılaşmanın önüne de geçilmiş olur” şeklinde konuştu.

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.