karabuk haber

Kuzguni Gömüt

Direniş Suflesi: Hayır

Akademi ‘bir koltuk ve bir de çek defteri’ değildir

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

TMMOB ve TTB’nin Soma Raporu: Üretim zorlamasının faciada ciddi etkisi bulunmaktadır

Politika, Tüm Haberler 12 Nisan 2016

Soma Eynez maden ocağında yaptıkları inceleme sonrası bir rapor hazırlayan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB), düzenledikleri bir basın toplantısı ile roporu kamuoyu ile paylaştı.

Basın toplantısına, TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı, TTB Merkez Konseyi Başkanı Bayazıt İlhan ile inceleme heyetinde yer alan komisyon üyeleri katıldı. Komisyonun hazırladığı raporu okuyan TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı şunları söyledi:

“Tüm engellemelere rağmen incelemelerde bulunduk”

Yaşanan faciadan hemen 10 gün sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na başvurarak inceleme izni istedik. Ne yazık ki isteğimize Bakanlığın yanıtı olumsuz oldu. Siyasi iktidarın daha en başından yurttaşlarımızdan gerçeklerin kaçırılması yönündeki bu çabasını kabullenmedik. Bakanlığın hukuk dışı, kamu yararı gütmeyen, meslek odaları olarak yetkilerimizi yok sayan bu kararına Ankara 12. İdare Mahkemesinde itiraz ettik. Mahkemenin “Meslek odalarının incelemelerde bulunmaya, belge ve bilgilere ulaşmaya, rapor hazırlama konusunda yetkili olduğuna karar verilmiştir” kararı ile tarihin en büyük iş cinayeti ile Soma Eynez’de öldürülen maden emekçilerimiz için ve bu gözü dönmüşlük içerisinde daha nicelerinin de ölmemesi adına yola koyulduk. Ancak 19 ay sonra, 15 Aralık 2015 tarihinde Soma-Eynez yeraltı kömür ocağına giderek hem yeraltında hem de yerüstünde incelemelerde bulunabilmiştir.

“Facianın nedeni yeraltında ki kömür maden ocağındaki kömür yangınıdır”

Olayın meydana geldiği Soma havzasında yaklaşık 100 yıldır üretim yapılmaktadır. Havzadaki linyitlerin bu bölümünde kendiliğinden ısınmaya ve yanmaya müsait olduğu onlarca bilimsel makale ile tespit edilmiş ve çözüm önerileri paylaşılmıştır. Ayrıca havzada defalarca bu tür yangın olayları meydana gelmiş ve üretim sekteye uğramıştır. Ocak yangınının; eski imalat panolarında bırakılan kömürlerin oksijenle temas etmesi sonucu içten içe yandığı, yarım yanma sonucu karbonmonoksit gazının biriktiği, bu yanma olayının zamana bağlı olarak artarak devam ettiği düşünülmektedir. Kömürün bünyesinde bulunan metan gazının da yanmasıyla eski imalat içindeki yangının daha hızlandığı, yüksek sıcaklık ve basınç altında biriken zehirli ve zararlı gazların, zayıflatılmış olan zondan, açık alevle ve basınçlı bir şekilde ana galeriye aniden boşaldığı düşünülmektedir.  Eski imalattan boşalan gaz ile galeride meydana gelen yangın sonucu oluşan duman ve zehirli gaz birleşerek belli bir basınçla ve hızla kısa bir sürede tüm çalışma alanlarına yayılmış, ocağın değişik kısımlarında çalışan işçileri etkileyerek ölümlere, yaralanmalara neden olmuştur.

“Üretim zorlanmasının faciada etkisi büyüktür”

TKİ ile yüklenici firma arasında yapılan sözleşmede; ocaktan yapılacak tuvönan üretimin, projesine uygun şekilde 1,5 milyon ton olacağı, ancak yüklenicinin isterse bundan daha büyük miktarlarda üretim yapabileceği belirtilmiştir. Ancak, devir işleminden sonra yüklenici Soma Kömür AŞ. Üretimi hızla arttırmış ve 2009 yılında 230 bin ton olan üretim 10 kattan fazla arttırılarak 2010 yılında 2,6 milyon tona yükseltilmiştir. Üretimdeki hızlı artış, daha sonraki yıllarda da devam etmiş ve 2012 yılında 3,8 milyon ton düzeyine kadar ulaşmıştır. Son dört yılda yaşanan hızlı üretim artışları son derece çarpıcıdır. Söz konusu üretim düzeyine bu kadar kısa süre içerisinde aynı altyapı ile sadece işçi sayısının artırılması ile çıkılmasının sahanın fiziksel dengelerini ve ocağın geometrisini olumsuz yönde etkilemiş olabileceği hususu da ciddiyetle ele alınmalıdır. Gerekli emniyet yatırımları yapılmaksızın eski havalandırma, nakliyat ve galeri alt yapısıyla sırf kâr amacı güdülerek çok yüksek üretim seviyesine çıkılmış ve çalışanların hayati emniyet tedbirleri ihmal edilmiştir.

“İşletme içerisinde ki kronik hastalıklar kayıt altına alınmamıştır”

Kazadan hemen sonra yapılan ve geçtiğimiz günlerde yayımlanan bilimsel iki çalışma ile Soma Eynez Linyit Madeni Ocağında çalışan işçilerde neredeyse her 4 işçiden birinde doktor tanılı solunumsal hastalıkların olduğu, her 3 işçiden birinde de pnömokonyoz (akciğerin mesleki toz hastalığı) vakasının olduğu kanıtlanmıştır. Ne var ki bu vakaların hiçbirinin işletmede kaydı oluşturulmamış, niteliksiz sağlık gözetimi ve tetkikler yapılması yolu ile işçiden ve kamudan bilgi saklanmış, kamusal denetim süreçlerinde de işçi sağlığı yönünden yetersiz nitelikteki denetimlerle yaşamın gerçeklerine uymayan bu durum göz ardı edilmiştir. CO zehirlenmesi yönünden bulguların işlendiği yazılı bilgi/belgelere işyeri sağlık birimi kayıtlarında rastlanmamış olmakla birlikte günde 100-150 adet ağrı kesici tabletin CO etkilenimi bulgularından olan baş ağrısı sebebi ile yaygın ve sürekli kullanımı dikkat çekici bulunmuştur.

“Sağlık gözetim programının olmadığı gözlenmiştir”

İncelememiz sonucunda SOMA EYNEZ maden ocağında işyeri sağlık birimi ve personelinin kömür madenciliğine yönelik özel, programlı, süreklilik arz eden, gerek ulusal-uluslararası mevzuat ve gerekse de bilimsel gerçekleri kullanarak yapılandırmış olduğu bir sağlık gözetim programının olmadığı gözlenmiştir. Daha kötüsü bunun bilinçli olarak organize edildiği ve sürdürüldüğü izlenimi edinilmiştir. Bu hali ile bırakın kömür madenciliği ve EYNEZ ocağına yönelik ağır riskleri kapsayan bir sağlık gözetimi çalışmasından bahsetmek, olağan bir orta seviye riskteki herhangi bir işletmeye, iş koluna, işe, işçiye yönelik olarak bile iyi ve yeterli bir sağlık gözetiminden bahsetmek mümkün değildir.

“Yaşanan facianın nedenleri”

Soma’da 13 Mayıs 2014 günü yaşanan facianın ana nedenleri; uygulamaya konulan özelleştirme, rödevans, taşeronlaştırma, örgütsüzleştirme, köleci çalışma sistemi; kamu madenciliğinin yok edilmesi ve kamu kurumlarında uzun yıllar sonucu elde edilmiş olan madencilik bilgi ve birikiminin dağıtılması gibi neoliberal politikalardır. Aşırı kâr hırsı nedeniyle; insanı, çalışanı dışlayan, yok sayan vahşi kapitalist sistemdir.

(Press HABER / Haber-Foto-Kadir GÜRHAN)

 

Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.