12 Eylül, öncesi ve sonrası…

0

presshaber.com olarak sizlere zaman zaman görüş yazıları da sunacağız. İşte bir 12 Eylül değerlendirmesi:

 

 

(Ali Doğan Karacık-Press Haber)

12 Eylül 1980…

Acılar, işkenceler, faili meçhuller, idamlar…

Sadece o döneme bakılınca bunlar görülür. Görülmesi, hesabının sorulması önemlidir de. Ama sadece o döneme bakmak yetmez. Çünkü hesap sorulacak o kadar kapsamlı işler yapıldı ki, 12 Eylül’ün “öncülüğünde.” Sadece o döneme bakılarak sayfalar dolusu kitap yazılabilir. Ama o dönemi sadece “acılar silsilesi” olarak görmemek lazım.

Yakın dönemden başlamakta fayda var. Bundan daha dört yıl önce Eylül 2010’da darbe ile “hesaplaşan” bir güruh ile karşı karşıyaydık. Hani şu askeri vesayeti bitiren, derin devletle hesaplaşan, demokrasi havarisi olan güruh. Hani şu saçma sapan iddianameler ile neredeyse halkı suçlu koltuğuna oturtacak güruh. Hani daha geçen sene bu ülkenin çocuklarının katlinin fermanını yazanı, geçtiğimiz ay reis-i cumhur yapan güruh… İşte o güruhun tamamıdır 12 Eylül 1980.

12 Eylül 1980 öncesi ve sonrası ile anlamlıdır.

Öncesinde sıkışan ve krizler yaşayan bir sistem, güçlü ve örgütlü halk çıkışları, emperyalizmin rahatsızlıkları vesaire 12 Eylül darbesi ile son bulmuş, sistem sıkıştığı her anda olduğu gibi en gerici maskesini takmış en zorba yönünü göstermiştir. Eğer sahte mahkemelerde, sahte delillerle “ortaya çıkarılan” “derin devlet ortalığı karıştırdı” hikayelerine inanmıyorsanız, anti-emperyalist, kamucu birikimi temsil edenlerle, devletin  faşist paramiliter güçlerini aynı kefeye koymuyorsanız, gerçek budur.

Peki ya sonrası?

Sonrası neo- liberal politikalar, özelleştirmeler, piyasacılık ve tabi ki Amerikancılık…

Bunların hepsi son 12 yılın da başlıkları. AKP iktidarını özetlemek istesek bunları söyleriz.

Özelleştirmeler AKP ile en üst noktaya yükselmedi mi? Peki ya piyasacılık? Seçim kürsülerinden ayetler okutan Evren’le RTE arasında hiç mi benzerlik yok? Bir dönem “our boys”dular da şimdi farklılar mı?

Aslında söylemek istediğim şu. 12 Eylül Türkiye halklarına karşı yapılmış en kapsamlı saldırı ve başlarına örülmüş en kapsamlı projedir. O günden bugüne tıkır tıkır işlememiştir elbet. Ama kimi yol kazalarına rağmen yenilenerek gelmiştir bugüne kadar. Susurluğa rağmen gelmiştir bugünlere. 28 Şubat’ta restore edilip ömrü uzatılmıştır.

12 Eylül AKP ile devam ediyor. Laf olsun diye değil. Baya baya devam ediyor. Denilebilir emperyal heveslerle dolu bir AKP hükümeti var diye. Bu 12 Eylülü aştığını göstermez. 12 Eylül’ün açtığı yolda fazlaca ilerlediğini gösterir. Ama daha vahim olan şu ki AKP’nin uğrayacağı bir yol kazası, farklı aktörlerle, restorasyonla filan kapatılabilecek bir kaza olmaz. Koskoca bir projenin, 12 Eylül’den bu yana devam eden projenin sonu olur. Ki yolun sonu görünüyor gibi…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here