izmir escort
Ana SayfaYaşam2020’nin son çeyreğinde dünya...

2020’nin son çeyreğinde dünya gündemi

Google News presshaber.com

[ad_1]

Astrolojik olarak yılın geri kalanında hem Dünya açısından hem de Türkiye açısından bizleri nelerin beklediğini Ünlü Astrolog Dinçer Güner değerlendirdi. İşte ayrıntılar…

Öncelikli olarak Türkiye haritasından gidecek olursak Türkiye Akrep burcu, yükselen burcu Yengeç, Ay burcu da ikizler olan bir ülke. Şimdi Türkiye için önemli transitler özellikle de Uranüs’ün transitlerine baktığımız vakit kasım ve mart ayları çok önemli duruyor, çok önemli gözüküyor. Çünkü Uranüs Türkiye’nin kuzey ay düğümüyle güzel bir kontak kuracak.

Türkiye’nin Kuzey Ay düğümü Başak burcunda ve 3.evde duruyor. Başak tıpla bilimle bilimsel gelişmelerle sağlıkla sağlıkla ilgili gelişmelerle çok ilgilidir. Bu yüzden de özellikle 8 Kasım artı eksi 10 günlük süreçte ve 19 Mart artı eksi 10 günlük dönem içerisinde özellikle sağlıkla tıpla ilaçla aşıyla ilgili çok güzel çok somut gelişmeler söz konusu olabilir. Ama sadece bu değil çünkü Kuzey Ay Türkiye’nin 3.evinde seyahat ettiği için 3.evde eğitimle çok ilişkilidir. Özellikle ilkokuldan liseye kadar olan eğitim süreciyle ilgilidir. Tam da bu dönem içerisinde 8 Kasım civarında hem de 19 Mart civarında eğitimle ilgili yeni birtakım yöntemler yeni sistemler yeni bir düzen söz konusu olabilir. Burada eğitim hayatıyla ilgili, eğitim sistemiyle ilgili radikal yenilikler olmasını bekleyebiliriz. Diğer önemli transitlere baktığımızda özellikle dediğimiz gibi Türkiye açısından bu sene Güneş dönüş haritasında Türkiye’nin 29 Ekim 2020’ye özel çıkartılan haritada Yay yükseliyor. Bu sene demek ki Yay burcu Türkiye haritasına göre 6.evi temsil ediyor. 6.ev de işçi sınıfı memurlar sendikalar ve sağlık sektörüyle ilgili ve özellikle Yay burcu yönetici gezegeni Jüpiter’de Güneş dönüş haritasında 2.evde para finans ve ekonomiyi ilgilendiren bir alana düşüyor açıkçası. Bu önemli bir gösterge çünkü 29 Ekim’den sonra yılın 1 senelik süreç içerisinde Türkiye’nin gündeminde memurlar işçiler çalışan kesimin çok olacağını ve burada onlarla ilgili ödemeler finansal konuların çok gündemde olacağını sağlık turizmine belki birtakım yatırımlar yapılabileceğini gösteriyor. Bunun yanı sıra buradaki Yay tabii ki 6.ev askeri konularla da ilgilidir. Belki yeni bir bedelli askerlik ya da paralı askerlik, askeri sistemde değişiklik belki tamamen parasını ödersiniz ya da askerliği yaptığınız süre içerisinde size para öderler. Bu tarz askeri düzende finansal alanlarda birtakım değişikliklerin olacağını gösteriyor bu 1 senelik süre içerisinde.


Türkiye’nin 2.evinde güneş dönüş haritasında Jüpiter Satürn ve Plüton yan yana duruyor. Bu önemli aslında bize şunu gösteriyor Türkiye ekonomik anlam da çok önemli radikal değişikliklere gideceğine doğru işaret ediyor. Oğlakta bulunan Jüpiter ve Plüton oğlak burcunda seyahat ediyor. Oğlak düzenle ilgilidir kurallarla ilgilidir sistemle ilgilidir bir düzen ve sistem getirmekle ilgilidir. Yeni bir sistem kurmakla ilgilidir her şeyden önce. Belli ki önümüzdeki ay itibarıyla bu ay sonu ve önümüzdeki ay itibarıyla ekonomik anlamda bu 1 senelik süreçte özellikle Türkiye’nin gündeminde çok ekonomi olacak. Fakat burada ekonomik anlamda kartlar yeniden dağılacak. Yeni bir ekonomik düzen yeni bir ekonomik sisteme dair çok önemli adımlar atılacağını gösteriyor ülkemiz açısından. Daha da önemlisi aslında belki eğlence sektöründe olanları belki bir parça da sevindirecek bir haber olabilir. Çünkü bir süredir eğlence sektöründe olanlarda mekanlarını açamıyorlar covid-19 dan dolayı birçok insan evine ekmek götüremiyor para kazanamıyorlar ve bunlarla ilgili sosyal medyada tabii ki şikayetlerini ve rahatsızlıklarını meydana dile getiriyor birçok eğlence sektöründe olan. Sadece gece kulüpleri değil bunların içerisinde olanlar dile getiriyor. Şimdi özellikle 18 Kasım civarı önemli duruyor açıkçası hem 9 Aralık hem de 18 Kasım yani kasım aralık gibi Neptün Türkiye’nin Venüs’üyle 5. evdeki eğlence sektörünü gösteren alandaki Venüs ile güzel bir kontak kuracak. Belki kasım aralık gibi eğlence sektörüyle ilgili belki daha kısıtlı daha kuralların olduğu bir açılıma doğru bir çözülme görülebilir en azından eğlence sektörü için. Sadece bunlarda değil elbette.

3 Kasım’da Amerika’yı seçim bekliyor. Bu seçimi kimin alacağından çok aslında Kasım ayı itibari ile ekonomik anlamla ciddi bir süreç bekliyor. Tam bir ay sonra Amerika’nın haritasında Ay artık Kova burcunda seyahat edecek. Kova biraz değişik, farklı, sıra dışı kişileri temsil eder. Tam da seçim zamanı Ay Kova burcunda olacak. Trump’ın tekrar kazanabileceğini zannetmiyorum. Seçim belki sonuçlanmayabilir, sonuçlar uzayabilir veya çok büyük bilgi skandalları olabilir. Şubat ayı itibari ile Türkiye’de çok ciddi bir dijitalleşme yolunda önemli adımlar atılabilir. Bu ay Terazi burcunda Dolunay meydana gelecek. Terazi her ne kadar diplomasi ile ilgilide olsa belli ki ay sonuna kadar ülkelerin birbirleriyle diplomatik ilişkilerini yönetmek çok kolay olmayabilir. Beklenen barış ortamının çok da kolay gerçekleşmeyeceğini işaret edebilir. Doğal afetlerde ister istemez artışlar, patlamalar, savaş seslerinin yükselmesi gibi temalarda olabilir.

İlginizi ÇekebilirGüç savaşlarına dikkat edinGüç savaşlarına dikkat edin



[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Tüketici Güveni güçleniyor…ama

Tüketici güvenini ölçen en güncel anket BloombergHT’nin ayda 2 kez...

Berlin’de Kıbrıs zirvesi

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)...

İrlanda’da benzinli ve dizel araç satışı 2030’da yasaklanacak

İrlanda Cumhuriyeti’nde hükümet, 2030’dan itibaren benzinli ve dizel araçların satışının...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...