izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiAdrese teslim TOMA: Gizli...

Adrese teslim TOMA: Gizli ihalede 40.6 milyon TL!

Google News presshaber.com

Başbakan Davutoğlu’nun TOMA talimatı hızla hayata geçirildi ve geçen hafta 65 TOMA için ihaleye çıkıldı.

 

Başbakan Davutoğlu’nun TOMA talimatı hızla hayata geçirildi ve geçen hafta 65 TOMA için ihaleye çıkıldı. Kamu İhale Kanunu’nun kapsamı dışında tutulan bu ihale davet usulü ve açık eksiltme yöntemiyle yapıldı. Kulislere göre ihalede en uygun teklifi yine eski AKP Milletvekili Katmerci’nin firması verdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kobani protestolarını kastederek “Talimat verdim, yakılan her TOMA’nın yerine 5, gerekirse 10 TOMA alınacak” demişti.

Bu sözün ardından İzmirli bir şirket olan ve geçen yıl Gezi olayları sırasında kazandığı TOMA ihalesiyle gündeme gelen Katmerciler Araç Üstü Ekipman Sanayi AŞ’nin hisseleri borsada tavan yaptı.

Davutoğlu’nun konuşması öncesinde 2.27 TL olan Katmerciler hisseleri, 3 günde yüzde 20.7 oranında artarak 2.73 TL’ye kadar yükseldi.

Bu gelişme üzerine şirket, halka açık olmasının gereğince açıklama yapmak durumunda kaldı ve “Olağandışı fiyat ve miktar hareketlerine ilişkin olarak SPK’nin Özel Durumların Kamuya Açıklanması Tebliği’ne göre kamuya açıklanmamış bir özel durumu mevcut değildir” denildi.

Açıklama tarihi olan 17 Ekim’de gerçekten kamuya açıklanmamış özel bir durum yoktu belki. Ne var ki Davutoğlu’nun talimatının, Emniyet’çe hızla hayata geçirildiğini ve geçen hafta 65 TOMA alımı için ihaleye çıkıldığını duyduk.

Gizli ihalede 40.6 milyon TL

“Duyduk” diyorum çünkü TOMA ihaleleri, kamuoyundan gizleniyor.

Açık, şeffaf ve rekabetçi koşullarda gerçekleştirilmiyor.

Deline deline kevgire dönmüş olan Kamu İhale Kanunu’nun kapsamı dışında tutulan bu ihalenin, geçen yıl Gezi olayları sırasında yapılan TOMA ihalesi gibi davet usulü ve açık eksiltme yöntemiyle yapıldığı da konuşuluyor Ankara kulislerinde.

Dahası, Nurol, Standart ve eski AKP İzmir Milletvekili İsmail Katmerci’nin sahibi olduğu Katmerciler olmak üzere üç firmanın davet edildiği ihalede en uygun teklifleri yine Katmerciler’in verdiği de…

Emniyet Genel Müdürlüğü; 20, 20 ve 25 olmak üzere üç parti halinde satın alınması planlanan 65 TOMA ihalesini geçen hafta yapmış.

En düşük teklifler; ilk 20’lik partide 620, ikinci 20’lik partide 610, üçüncü 25’lik partide ise 600 bin TL olarak Katmerciler tarafından verilmiş.

TOMA başına hesapladığınızda ilk parti 13.4, ikinci parti 12.2, üçüncü parti de 15 milyon TL’ye mal olacak.

Toplamda 40.6 milyon TL’lik bir TOMA alımı paketinden söz ediyoruz.

Sözleşme imzalama süresi henüz devam ettiği için, bu ihale, hukuken kesinleşmiş sayılmıyor. Halka açık bir şirket olmasına karşın, Katmerciler’in hafta boyunca Kamuyu Aydınlatma Platformu’na herhangi bir “Özel Durum” açıklaması yapmaması da bundan. Yani olası bir uyuşmazlıkta sözleşmenin imzalanmama, yahut ihalenin yenilenme ihtimali teorik olarak mevcut.

İşin bu kısmı, en çok savaş sever yatırımcıları ilgilendiriyor şüphesiz. Bizleri ise neredeyse kesilecek her ağacın başına dikilen TOMA sayısının artışındaki vahamet. Bütçe kaynaklarının harcanma biçimi.

Kim ölecek, kim zenginleşecek?

Zira, konuyla ilgilenen çevrelerin anlatımına göre TOMA alımı daha bitmemiş.

Emniyet’in 27 Ekim Pazartesi günü akşam saatlerinde büyük ölçekli bir TOMA ihalesi daha yapacağı söyleniyor. Yine “söyleniyor” diyorum mecburen, zira ceset torbası, bilgisayar kamerası ihalelerini internet sitesinde paylaşan Emniyet, bu ihaleleri saklıyor.

Kaynaklarımın anlattığına göre, hafta başı yapılacak ihale ise 250 TOMA için. 600 bin TL’yi emsal alırsanız bu parti de en az 150 milyon TL demek.

Gazetecilik görevim gereği paylaştığım bu bilgilerin ardından kamuoyu adına soralım:

Emniyet 2015 yılı için, toplam -en az- 200 milyon TL harcama yaparak, 315 yeni TOMA satın alacak mı?

Bu ihaleler hakkında toplumu aydınlatmayı düşünüyor musunuz?

Yoksa eski AKP’li milletvekilinin sahibi olduğu bir şirketin yanı sıra, spekülasyonlar ve toplumsal çatışma beklentisi üzerinden BIST’te dar bir grubu daha mı zenginleştirmeyi tercih ediyorsunuz?

Cumhuriyet

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

AKP seçim anketinde HDP şoku!

HDP'nin baraj altında kalması için hesaplar yapan AKP kendi anketlerinde moral...

Yeni haftanı gündemi: BoJ ve TCMB kararları beklenirken…

Bu haftanın ilk yarısının sakin geçmesi umut ediliyor. Pazartesi günü...

Baby Face Lazer İle Cildiniz Zamana En İyi Şekilde Meydan Okusun

Yıllar geçse bile cildinizin her zaman parlak ve hoş bir görünüme...

Covid-19 dünyada küreselleşmenin çöküşünü hızlandıracak

Yazılı tarihin başlangıcından itibaren birçok salgın hastalık, çok fazla sayıda...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...