Albayrak: Türkiye artık üzerinden para kazanılacak ülke değil, bu bundan sonra böyle

0


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Finansal Kurumlar Birliği 7. Olağan Genel Kurul Toplantısı’na katıldı.

Albayrak, cari açığın Nisan ayı rakamlarıyla 8,6 milyar dolara kadar gerilediğini söyledi.

Hazine ve Maliye Bakanı ekonomik güven endeksinde Haziran ayında yüzde 7,6’lık artış yaşandığını belirtti.

“Türkiye üzerinden para kazanılacak bir ülke değil”

Albayrak, Türkiye’nin üzerinden para kazanılacak bir ülke olmadığını söyledi:

“Hedefimiz Türkiye’nin hakettiği noktaya en hızlı şekilde gelmesini sağlamak. Bu yolda hiç şüpheniz olmasın. Türkiye her türlü sıkıntısını aşabilecek, büyük ve güçlü bir ülke. 2013 Mayıs’tan bugüne son 6 yıla bakıldığında, güçlü ve büyük bir ülke olduğumuz gerçeğini görebiliriz. Önümüzde Türkiye’ye fırsatlar sunan 4 yıla yakın süre var. Türkiye oluşabilecek kur ataklarına karşı, eskisinden çok daha iyi mücadele edecek tecrübeler kazandı. Türkiye artık üzerinden para kazanılacak bir ülke değil. Türkiye artık vaad ettikleriyle sürdürülebilir şekilde para kazanacak bir ülke. Geldiğimiz noktada finansal piyasaların normalleşmeye başladığını çok net görüyoruz.”

“Cari açık ve yüksek enflasyon sorunlarının çözümüne öncelik verdik”

“Enflasyonu finansal saldırılara maruz kaldığımız tarihin öncesine taşımış olduk” diyen Albayrak, ekonomik göstergelerin iyileşme eğiliminde olduğunu belirtti:

“Son altı yılı film şeridi gibi hayal edin, Türkiye nereden nereye geldi. Risk primimizde iki haftada 120 baz puana yakın düşüş görüldü. Enflasyon yılın 2. yarısında tek hanelere yakınsayacak. Öncü göstergeler ekonomide toparlanmanın sürdüğünü gösteriyor. Enflasyonla mücadelemizi daha ileriye taşımak için tarımsal üretime destek veriyoruz. Özellikle seracılık ve tarım noktasında güçlü desteğimiz devam edecek. Cari açığımız Nisan ayı rakamlarıyla 8,6 milyar dolara geriledi. Ekonomik güven endeksinde Haziran ayında yüzde 7,6’lık artış yaşandı. Haziran ayı itibarıyla 17 yıllık AK Parti iktidarında ilk kez cari fazla verilecek.”

Albayrak konuştu ama gerçekler ne?

Sayın Bakan Albayrak, bilindiği üzere yerel seçimlerde Istanbul ve Ankara başta olmak üzere önemli büyükşehir belediyelerinin muhalafet lideri CHP’ye geçmesinde AKP içindeki çeşitli çevrelerce sorumlu tutulan kişi.  Ekonominin kötü yönetimi, krize rağmen fazla pembe bir tablunun çizilerek seçmen üzerinde yaratılan tepki ve tabi İstanbul seçiminin yenilenmesine Cumhurbaşkanı’nı ikna eden kişi olarak olası bir kabine revizyonunda görevde kalıp kalmayacağı tartışmalı bir isim.

Bu günkü sözlerinde ise, bir kez daha altını vurgulamakta fayda var.

Türkiye’de cari açığın GSMH’ye oransal olarak aşağı çekilmesine enerji ithalatı bağımlılığı nedeniyle bir alt sınır mevcut.  Bu sınıra kadar çekilebilmesi için de verimlilik artışı yakalanması gerekli ki Türkiye’de uzun süredir gözlenen bir veri olarak verimlilik artışı karşımıza çıkmıyor.

Albayrak’ın bahsettiği cari açığın Haziran ayında artıya geçeceği ise, Türkiye ekonomisinde sert daralmanın yansıması; cari açıkla mücadelenin sonucu değil.  Keza, cari açıkla mücadele ancak orta ve uzun vadeli bir kazanım olarak, reel sektör üretim kalıplarında değişimle, rekabet gücünün liranın değeri üzerinden değil, rekabetçi ürünler üretilmesi yoluyla elde edilebilecek bir başarı.  Türkiye’de cari açığın 2019 sonunda doğru sıfıra doğru gidecek olması tamamen ekonomik daralmanın birebir sonucu.

Enflasyon tarafında ise, Türk lirasının göreceli istikrarı, yüksek faiz, mevsimsellik etkisiyle tarımsal ürün fiyatlarının düşmesi ve tabi daralan iç talep çalışmakta.

Özetle Sayın Bakan’ın Türkiye’nn kronik sorunları cari açık ve yüksek enflasyon ile ilgili yorumları gerçekleri yansıtmıyor; konjonktürel hareketlere bağlı, kalıcı olmayan gelişmeler.

Türkiye’nin üzerinden “para kazanılacak bir ülke artık olmadığı” ise faizin %24 olduğu ortamda doğru değil. Üstelik, dış borca bağımlı olarak büyüyebilen bir ülke yapısının son 17 yılda değiştirilmediğini de göz önüne alırsak, “Türkiye’nin para kazanılacak bir ülke olmadığı” argümanı sağlıklı bir yaklaşım da değil.

Kötü yönetilen, ekonomide, politikada hata üstüne hata yapıldığı bir dönemde liranın geçen sene maruz kaldığı “satış baskısını” “finansal saldırı” olarak tanımlamaya devam ederek, ekonomik sorunlarla yüzleşilemediği mesajını yenilemek başlı başına sorunların devamında yatan nedenlerden önemli bir tanesi olarak karşımızda durmaya da devam ediyor.

GA.



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here