8.5 C
İstanbul
Cuma, Nisan 3, 2020

En iyi kişisel gelişim filmleri

Kişisel gelişim filmleri son yıllarda artmaya başladı, bunun sebebi ise kuşkusuz rekabetin gün geçtikçe kaçınılmaz bir hale gelmiş olması.Presshaber - Okulda başarılı olmak için...

Bunlara bakmalısınız

Tomris Uyar ve aşıkları

Sizce en kıskanılan, çoğu kişinin yerinde olmak istediği kadın kim? Öyle bir kadın var ki en güzel isimler, en güzel eserlerini onun için yazdı.O...

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Ataerkil bir toplumda 4 maddeyle kadınların giyimine göre takılan isimler

Ataerkil bir zihniyetin hakim olduğu dünyada tahakküm altındaki cins olan kadına da erkeklerin rol biçtiğini söylemek yanlış olmaz. Ne var ki hayatın her alanında...

Üretim ve Tüketim üzerine bir film

Gıda üretimi ve tüketiminin bugünkü halini gösteren çok etkileyici bir kısa belgesel. Samsara film şirketinin Mark Magidson yapımcılığında gerçekleştirdiği 102 dakikalık filmin 6 dakikalık bir...

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Alevi deyişleri ‘12 kadın 7 masal’ ile hayat bulacak

12 hanım, 7 masal ve 3 dil… Bedestan Müzik Akademisi, “Dew du şar heft mesel” ile Alevi kültüründe mühim bir yer tutan ozanlık geleneğini hanım bakış açısıyla konu alıyor. Bir yıldan fazla bir zamandır emek verme yürüten Bülent Çatalkaya şefliğindeki Bedestan Müzik Topluluğu, 14 Nisan’da konser verecek.

PİRHA’dan Suat Abak’ın haberine nazaran, Dersim-Koçgiri-Karabel Projesi’nin mimarı olan Bedestan Müzik Akademisi’nden yeni bir kültür projesi daha “Dew du şar heft mesel”…

Şar, Dersim-Koçgiri kültüründe yaşlı bayanların bilhassa dergâh kadınlarının başlarına bağladıkları yazmanın adı. Gökkuşağının renklerini içinde barındıran yazmanın Alevi inancında da mühim bir yeri var. Alevi inancına nazaran Ana Fatma’nın başına bağladığı yazma barışın da simgesi. Aileler, aşiretler, köyler arası kavgalarda, kan davalarında kadının başındaki yazmayı ortaya atmasıyla kavga biter ve bu yazma yardımıyla sulh sağlanır.

Türkçe’ye 12 yazma olarak çevrilen “dew du şar”, bu projede hanımlarla özdeşleştirilerek 12 hanım olarak çevrilmiş. Şu demek oluyor ki “Dew du şar heft mesel” projesini “12 hanım 7 mesel” olarak çevirebiliriz.

Kadının Alevi inancı içindeki yerine vurgu meydana getiren proje, Dersim-Koçgiri dergâh kültüründeki anaerkil yapıya da atıfta bulunuyor. Projede Türkçe, Kürtçe ve Zazaca ozanlık geleneği hanımefendiler tarafınca işleniyor. Ozanlık geleneğini canlandıran 12 hanım eşliğinde bir anlatıcı 7 miti seyirciye konu alıyor. Burada anlatıcı olarak Bedestan Müzik Topluluğu’nun şefi Bülent Çatalkaya karşımıza çıkıyor.

Projenin tanıtımı için hazırlanan görselde de Alevi kültüründe mühim olan Zümrüdü Anka ve Şahmaran görselleri kullanılmış. Tekrardan doğuşu simgeleyen Zümrüdü Anka’nın tüylerinde bulunan 12 tane göz “dew du şar”ı şu demek oluyor ki 12 hanımı simgeliyor. Zümrüdü Anka ise kendi başına 13’üncü hanım rolüne giriyor. “Dev su şar” Zümrüdü Anka’nın küllerinden doğan 12 hanım oluyor görselde.

Söylencelerin en eskilerinden olan ve bir tarafı hanım bir tarafı yılan olarak tasvir edilen Şahmaran ise vücudunda bilgeliği, zehri ve şifayı barındırıyor. Proje, kadının yok olan dergâh geleneğinde kendini tekrardan yaratması olarak anlam buluyor.

Hayallerin beceri ve birikimle ortaya çıkmış hâli

Bir buçuk senedir projenin provalarını sürdüren Bedestan Müzik Topluluğu çalışmış oldukları 20’den fazla eserden 16’sının canlı performansını gerçekleştirecek. Topluluk, proje için popüler olan deyişler yerine unutulmaya yüz tutmuş deyişleri seçti.

Projelerine ilişkin PİRHA’ya konuşan Bedestan Müzik Topluluğu şefi Bülent Çatalkaya, şunları söylemiş oldu:

“Bu proje uzun yılların birikimleri, araştırmaları sonucu oluşmuş bir emek verme. Sanat hayatımızda kurduğumuz hayallerin birikimlerle ve becerimizle birleşip ortaya çıkmış hali. Gördüğümüz rüyayı anlatacağız kim bilir. Aslen bu emek verme toplumun hikâyesidir. Anadolu’da Mezopotamya’da Dersim-Koçgiri özgülünde bilhassa Kızılbaş geleneğine mensup toplumun hikâyesidir bu. Biz diyoruz ki bu cemiyet ilkin kendileri sonrasında evlatları sonrasında ise torunları kendi emsalsiz inanç ve dil değerlerini unuttular. Toplumumuzun içinde bir inanç 5 bin yılda oluşuyor ve icra edilmediği vakit iki dönem sonrasında kayboluyor. Bilhassa dinsel ve ideolojik atmosferin, baskıların yoğun olduğu bu zamanda bu tür emsalsiz çalışmaların hem emsalsiz anlamda inançlara hem de dillere hizmet edeceğini düşündük. Bu çalışmanın bir ayağıyla topuma bunu hatırlatmak istedik. İkinci ayağı ise bu bir eğitim emek vermesi.”

Bülent Çatalkaya

Buğdaydan meydana getirilen lokmalar sunulacak

Etkinlikten ilkin bir lokma sunumu yapacaklarını ve bu lokma sunumunda insanlığın buğdayı keşfettikten sonrasında buğdayla yaptıkları ilk mukaddes yemekler olan kömbe, helva, hedik benzer biçimde yiyecekleri sunmaya çalışacakları bilgisini veren Çatalkaya, Alevi toplumuna, kurum temsilcilerine, dedelere ve ailelere bu çalışmaya kayıtsız kalmamalarını söyleyerek herkesi projenin galasına çağrı ediyor.

Unutulan anaerkil ruhu yine hatırlatmak

Sanatçı Gülseven Medar ise 13’üncü hanım olarak çıkıyor karşımıza. 12 kadının yürüttüğü ritüelin sonunda 12’yi birlemek için ritüele katılan Medar, bir süre 12 hanımla beraber ritüeli yürüttükten sonrasında 12’yi sırlıyor.

Anaerkil dönemden ataerkil döneme geçişte anaerkil duyguların yanı sıra tabiatın ve yaşamın temel duygusundan da uzaklaşıldığını kaydeden Medar, anaerkil ruhu, tabiatın ve yaşamın temel prensiplerini yine hatırlatmak için bu çalışmanın oluşturulduğunu söylüyor. Son zamanlarda sanat branşında kadının varlığına, anaerkil döneme atıfta bulunan çalışmaların olduğuna işaret eden Medar, “dew du şar”ın bütünleyici bir emek verme bulunduğunu da ekliyor.

Yaşamın temel prensiplerine ve estetiğine uyum sağlama

Projenin Alevilikte kaybolan hanım kimliğini hatırlattığını ifade eden Medar, su ifadeleri kullandı:

“Biz kafamızda olabildiğince doğru bölgelere oturtmaya çalıştık. Ümit ederim seyirciye de doğru bir halde ulaşır. Ne kadar doğru bir ifadede vereceğiz doğal olarak ki tartışılır bu sebeple bunlar ne olursa olsun bazı detayları de içinde barındırdığı için olabildiğince doğruya, güzel duyu olana, yaşamın temel prensiplerine uyum sağlamaya çalıştık. Kültürümüze hizmet etmeye çalışıyoruz. Ümit ederim karşı tarafa da iyi niyetimiz doğru olarak geçer ve insanoğlu da güzel etkileşimler yaşar bizimle, kültürle başka türlü bir bağlantı kurmuş olur.”

Sahnede Türkçe, Kürtçe ve Zazaca olmak suretiyle üç dilde de deyişler okuyacak olan Medar, bu deyişleri okurken zorlanmadığını belirterek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Kürt asıllı bir insanım. Türkçemiz ister istemez oluştu, Kürtçemiz de köyden kalma kulağımızda ne kadar kaldıysa şehirde ne kadar yaşatabiliyorsak o şekilde var etmeye çalışıyoruz. Günlük dilde birazcık daha zayıf kullansak da en azından sanat içerikli çalışmalarda olabildiğince Kürt dilinde ezgiler seslendirmeye itina gösteriyorum. Zazaki de gene bizim Koçgiri’de kullandığımız Kürtçe’ye fazlaca yakın bir lehçesi olduğundan asla yabancılık duymuyorum.”

Dersim yöresinden olmayan tek şahıs

Ümran Serhan, projenin içinde Dersim yöresinden olmayan tek hanım. Karadenizli bir İstanbullu olan Serhan, uzun seneler Ruhi Su Dostlar Korosu’nda solistlik yapmış. Müzik emek harcamaları esnasında Bülent Çatalkaya ile tanışan Serhan, Alevi deyişleri ve semahlarından fazlaca etkilenmiş. Aleviliğin felsefi olarak kendi dünya görüşüne fazlaca uygun düştüğünü söyleyen Serhan, “İyi ki bu topraklarda bu kültür var, bunlar yazılmış diyorum ve bu tarz şeyleri da gelecek kuşaklara aktarmak daha büyük kitlelere ulaştırma çabasında ben de olduğum için fazlaca mutluyum” diyor.

Yürek işi

16 yaşındaki Dilan Dalga, bu projenin en minik üyesi. Küçüklüğünden beri sanata hep ilgisi olan Dalga, 6 senedir Bülent Çatalkaya ile beraber çalıştığını belirterek sözlerini şu şekilde sonlandırıyor:




“Hanım şu an Alevilikte ikinci planda. Biz burada kadının ana bulunduğunu, birinci planda bulunduğunu anlatıyoruz. Yürek işi hakikaten. Çoğumuz yüreğimizi vererek yapıyoruz bu işi. Ümit ederim seyircilere yüreğimizden geçenleri hissettirebiliriz.”

Hanım inançta barışçıl, yapıcı ve kapsayıcı

Bir buçuk senedir tertipli olarak provalara gelen Sevda Akbal da kendi kimliğinin etkilerini barındıran bu projeden oldukça etkilenmiş. Ozanlık geleneğinin hanımefendiler üstünden, hanım dili ve kimliğiyle anlatılmasının mühim olduğuna değinen Akbal, bayanların barışçıl, yapıcı ve anaç oldukları için inanç anlamında daha fazlaca kapsayıcı olduklarını ifade ediyor. Bu projenin başlangıç bulunduğunu dile getiren Akbal, devamının gelmesi için herkesi kendilerine destek olmaya 14 Nisan Pazar günü İstanbul Şişli’deki Cemil Candaş Şehir Kültür Merkezi’ne çağrı ediyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






Bunları kaçırmayın

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Sema Moritz’in hikayesi ve taş plak sesi

Sema Moritz, Türkiye Müziğinde Taş plak sesli şarkıcı olarak kendine yer edinmiş, bir daha onun gibisi gelir mi acaba dedirten bir müzisyen. Nokta dergisine...

Son haberler

Mevsimi: Meyve ve sebzeleri tarladan tüketiciye ulaştıran girişim [Özel Haber]

Türkiye’deki girişimcilerin yeni ürün ve hizmetlerini özel haber olarak paylaşmaya devam ediyoruz. Şimdi sizleri Can Kağıtcıbaşı‘nın kurucusu olduğu yeni girişim Mevsimi ile tanıştıralım....

Pawel Pawlikowski, belgesellerini çevrimiçi erişime açtı

Polonyalı yönetmen Pawel Pawlikowski, belgesellerini çevrimiçi erişime açtı. Pawlikowski’nin “From Moscow to Pietushki”, “Dostoevsky’s Travels”,  “Serbian Epics”, “Tripping With Zhirinovsky” gibi yapımları yayımlanan belgeseller...

Yogaila: Canlı dersler ile yoga, fitness ve meditasyon eğitimleri alabileceğiniz platform [Özel Haber]

Yogaila, herkese evlerinden katılabilecekleri, eğitmenlerle etkileşime girebilecekleri, soru sorabilecekleri Yoga, Fitness ve Meditasyon başlıkları altında onlarca canlı ve gerçek zamanlı grup dersi sunan...

Grup Yorum üyelerine destek için internet konseri verilecek

Sanat Meclisi, açlık grevini ölüm orucuna çeviren Grup Yorum üyeleri Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’le dayanışma sağlamak için 11 Nisan’da internet üzerinden destek...

Zülfikar Doğan: Yabancılar dövizini alıp kaçıyor, yerliler bankadan ‘yastık altına’ geçiyor

Merkez Bankası (MB), Korona salgının ekonomideki etkilerine karşı daha önce açıkladığı önlemler yetersiz kalınca, parasal genişlemeyi ve piyasalarda likiditeyi bollaştırarak, bankaların ve şirketlerin...