izmir escort
Ana SayfaKültür SanatMüzikBesteci Theodorakis’ten Kübalı doktorlara...

Besteci Theodorakis’ten Kübalı doktorlara Nobel Barış Ödülü desteği

Google News presshaber.com

[ad_1]

Türkiye-Yunanistan barışı için büyük emek veren, ünlü “Zorba” filminin müziklerinin bestecisi Mikis Theodorakis, Kübalı doktorların 2021 Nobel Barış Ödülü’nü almasını destekliyor.

Dünyaca ünlü Yunan besteci Mikis Theodorakis’in, Nobel Barış Ödülü’nün Küba Henry Reeve Sağlık Tugayı olarak bilinen Kübalı doktorlara verilmesi inisiyatifini desteklediği ifade edildi. Yoksul ülkelerin Covid-19’a karşı mücadelesinde yardımcı olmak için dünyanın dört bir yanına giden sağlık tugayının Nobel Barış Ödülü’ne adaylığı uzun süredir dünya gündemde.

Geçtiğimiz 29 Temmuz’da 95 yaşına giren besteci, “hep gerçek dayanışma ilkeleri ve insani değerlerle yardıma ihtiyacı olan halklara ulaşan” tugayın bu ödülle onurlandırılmasını desteklediğini belirtti.

Kübalı doktorlara 2021 yılında Nobel ödülünün verilmesi inisiyatifinin Yunan ayağının yöneticisi Velissarios Kossivakis Prensa Latina’ya gönderdiği basın bildirisinde, Theodorakis’in şöyle ifade ettiğini aktardı: “Küba Devrimi, dünya halklarına emperyalizmin pençelerinden kurtuluş ve bağımsızlık savaşı yolunu gösteren parlak bir örnektir.”

Kossivakis, müziği halkları birleştiren ve dünyadaki savaşların gerçek yüzünü gösteren Theodorakis’in bu imzasıyla 75 bin Yunan’ın sesine ses vererek bu inisiyatifi desteklediğini sözlerine ekledi.

Türkiye-Yunanistan barışı için çok mücadele etti

Özellikle “Zorba”, “Z”, “Serpico” filmleri için bestelediği müziklerle bilinen Mikis Theodorakis, Yunan siyasetinde de isminden söz ettirmişti. Constantine Mitsotakis yönetimindeki ülkede hükümet bakanı olan besteci, bu süreçte uyuşturucu ve terörle mücadele çalışmaları yürütürken kültür, eğitim ve Yunanistan-Türkiye arasındaki ilişkileri iyileştirmek için de çok çaba sarf etti.

Ünlü bestecinin, iki ülkenin dostluk ve barışı için büyük katkı sağlayan diğer bir isim olan Zülfü Livaneli ile gerçekleştirdiği pek çok çalışması bulunmaktadır. İkili 1986 yılında Türk Yunan Dostluk Derneği’ni kurmuştu.

Dönemin Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, 2010 yılında ünlü Yunan sanatçıyı evinde ziyaret etmişti.

 

Kaynak: BirGün

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Stefan Zweig’in sürgün yıllarını anlatan ‘Şafak Sökmeden’, İnsan Hakları Film Günleri’nde

Stefan Zweig’in Güney Amerika’da geçen sürgün yıllarına ışık tutan “Şafak...

Palandöken: Kahvehanelere şimdi sahip çıkma zamanı

Kahvehane ve kıraathanelerde oyun oynanmasına izin verilmesi gerektiğini...

İspanyol uydusu fırlatıştan 8 dakika sonra uzayda kayboldu

Dünyayı gözlemlemek için fırlatılan ‘İngenio’ adlı İspanyol uydusunun gökyüzünde kaybolduğu...

Reuters’ın seçimiyle son 30 yıla damga vuran 56 fotoğraf!

Dünyanın önde gelen haber ajanslarından Reuters'ın fotoğrafçılarının çektiği fotoğraflardan derlenen 56...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...