izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiBir koli yumurta 1...

Bir koli yumurta 1 kilo kıymayı yakaladı

Google News presshaber.com

[ad_1]

Bu haber 104 kez okunmuştur.

Bir koli yumurta 1 kilo kıymayı yakaladı

İhracatın artmasıyla birlikte yumurta fiyatları rekor seviyeye ulaştı, Türkiye’nin önde gelen zincir marketlerinde bile 30 adet yumurtanın kolisi 30 liradan satılırken, aynı marketlerde dana kıymanın kilosunun 34 liradan satılması dikkat çekti. Bazı marketlerde yumurtanın kolisi 35 lirayı buluyor.
Yumurtada son aylarda yaşanılan fiyat artışı son günlerde adeta rekor seviyeye ulaştı. Türkiye’nin önde gelen ucuzluk marketlerinde bile 30 adet L boy (63-72 gram) yumurtanın kolisi (30 adet) 30 liradan satılıyor, Aynı marketlerde dana kıymanın kilosu ise sadece 34 liradan satılıyor. Bazı marketlerde aynı boy yumurtanın kolisi 35-37 TL aralığında tüketiciye sunuluyor. Küçük boy yumurtanın kilosu ise (53-62 gram) toptan 18 liradan satılıyor. Vatandaşlar ise kıyma fiyatı ile yumurtanın hemen hemen aynı düzeye gelmesine anlam veremiyor.

Bursa’da bir yumurtalık tavuk çiftliği yetkilisi, fiyatların artan ihracatın etkisiyle rekor seviyeye ulaştığını söyledi. Halen büyük boy yumurtanın kolisinin toptan 23 liradan satıldığına dikkat çeken yetkili, kahverengi yumurtanın ise toptan 28 liradan marketlere satıldığını dile getirdi. Yem maliyetlerinin artmasının da fiyatlarda etkili olduğunun altını çizen firma yetkilisi, yumurtanın hızlı tepki veren ve aniden yükselen bir ürün olduğunu hatırlattı. Yetkili şunları kaydetti: “Şu anda da mevsim olarak yumurta tüketiminin arttığı bir dönemdeyiz. Pandemi sürecinde uygulanan kısıtlamalar ve havaların soğuması talebi artırdı. Yumurta fiyatlarının artışının birinci sebebi; artan girdi maliyetleridir. İkinci sebep ise yumurta ihracatının artmasıdır. Yaklaşık 30 ülkeye yumurta ihracaatı yapılıyor. Irak, Suriye, Kuveyt, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri listenin başını çekerken Afganistan, Malezya, Azerbaycan, Gürcistan da önemli yumurta müşterilerimiz arasında yer alıyor. Mısır yeminin tonu 2 bin lirayı bulması da üreticiyi sıkıntıya sokuyor.”

İHA

[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Ferhat Tunç’tan açlık grevindeki Grup Yorum’a destek

Sanatçı Ferhat Tunç, açlık grevi yapan Grup Yorum üyeleriyle ilgili...

Yoksulluktan annesinin ayakkabılarını giyen çocuk! (Sunay Akın)

(Sunay Akın) Mevsimin ilk kar taneleri Londra köprüsünün kulelerinde birikirken, Oakley Sokağı’ndaki...

Oyuncu Jeremy Bulloch hayatını kaybetti

“Yıldız Savaşları” (Star Wars) üçlemesinde Boba Fett karakterini canlandıran Britanyalı oyuncu Jeremy...

Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak: ’32 bin yeni personel alımını da onayladık’

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Sağlık Bakanlığı’nın talebini hızla...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...