Çayan Demirel’le dayanışma için ‘Arkadaşımız Çayan’

0


Yaklaşık beş yıldır sağlık sorunları yaşayan yönetmen Çayan Demirel’in arkadaşları, yönetmenle dayanışma sağlamak için bir belgesel hazırladı. “Arkadaşım Çayan” belgeseli, Demirel’in doğum günü olan 24 Ocak Cuma günü saat 19.00’da Cezayir Salonu’nda gösterilecek.

2015 yılında aniden kalbi duran ve aylarca hastanede kalan Çayan Demirel, Ertuğrul Mavioğlu’yla beraber yönettikleri 2015 yapımı “Bakur” (Kuzey) belgeseli nedeniyle 4 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Demirel’in yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu mahkeme heyetince dikkate alınmazken, karar Ocak 2020 itibarıyla İstinaf Mahkemesi’ne taşındı.

Demirel’in arkadaşları, Çayan’la Dayanışma adlı sosyal medya hesabından yaptıkları paylaşımla yönetmenin haklarını talep etti.  Açıklamada şöyle denildi:

“Arkadaşımız Çayan’ın 24 Ocak’taki doğum gününü ‘Arkadaşımız Çayan’ filmiyle kutluyoruz. 18 Mart 2015 günü kalbi aniden bir süreliğine duran ve aylarca hastanede kalan Çayan Demirel’in tedavisi hâlâ devam ediyor. Bu süreçte Ertuğrul Mavioğlu’yla birlikte yönettikleri ‘Bakur’ (Kuzey, 2015) belgeseli nedeniyle yargılandılar ve 18 Temmuz 2019’da 4 yıl 6 ay hapis cezası aldılar. Mahkeme heyeti kararında Çayan’ın yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu’nu dikkate almadı. Çayan’ın hayatına bir süre kameralarıyla eşlik eden arkadaşlarının  çektiği ‘Arkadaşımız Çayan’, yaşadıklarından bu 19 dakikalık kesit bile tedavisine onu sevenlerle birlikte devam etmesinin  ne kadar hayati olduğunu göstermeye yetiyor.

Çayan Demirel, şu anda  2019’un sonunda İstinaf Mahkemesi’nde itiraz edilen karar dair sonucu bekliyor. Bu toprakların sinemacısı, bu ülkede engelli bir yurttaş olmaktan doğan haklarını talep ediyor. Bugün onun doğum günü, ama hediye değil haklarını istiyor.”

Çayan’la Dayanışma grubu, Çayan Demirel’in belgesel sinemaya nasıl başladığını, çektiği yapıtları, eserlerin sansür sürecini, Demirel’in hukuk savaşını ve hak arayışını içeren bir de açıklama yayımladı. “Bir sinemacı yurttaşlık haklarını istiyor” başlıklı açıklamada şunlar denildi:

Nasıl başladı?

Her şey bu toprakların hikâyesiyle, tarihin yüzleşilmeden duran karanlık parçalarıyla başladı. ‘Ben neden annemle aynı dili konuşamıyorum?’, ‘Bunlar nasıl yaşanabildi?’ diye sormanın, anlatmanın, paylaşmanın sorumluluğuna inanan bir belgesel yönetmeni olarak hakikatin peşine düştü Çayan Demirel. Dersim Katliamı’nı konu alan ’38’i, ‘Dr. Şivan’ı ve Diyarbakır Cezaevi’nde uygulanan işkenceyi tanıklar ağzından kayda geçiren ‘5 No’lu Cezaevi: 1980-84’ belgesellerini çekti.

Sonra ne oldu?

Türkiye, 2013’te otuz yılı aşkın süredir çok cana ve acıya mal olmuş ‘Kürt sorununu’ çözme yolunda bir adım attı. Yönetmen Çayan Demirel ile gazeteci Ertuğrul Mavioğlu, işlerinin gerektirdiğini yaparak, Barış Süreci’ni kayıt altına almayı hedefleyen ‘Bakur’ adlı belgeseli çektiler. Filmin kurgusunun tamamlandığı 2015’te siyasi iklim birden değişmiş, barış masası dağılmıştı. ‘Bakur’un 34. Uluslararası İstanbul Film Festivali kapsamında yapılacak ilk gösterimi son dakikada iptal edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na yerli yapımlar için Kayıt Tescil Belgesi gerekliliğini ‘hatırlatma’ gereği duymuştu.

Bu neye yol açtı?

Öncelikle büyük tepkiye, sonra dayanışmaya… Gösteriminin iptal edildiği Atlas Sineması’ndaki seans, sinemacıların, sinema yazarlarının ve sinemaseverlerin bir araya gelerek sinemaya yönelik sansür mekanizmalarına dair fikirlerini paylaştığı bir foruma vesile oldu. Ulusal ve belgesel yarışmalarındaki yönetmen ve yapımcıların neredeyse tamamı, ‘Bakur’a uygulanan sansürü protesto ederek filmlerini programdan çekti; aynı gerekçeyle jüri çekildi. Sinemacılar, festivaller, alanda örgütlenmiş sendika, dernek ve meslek birlikleri ortak bildiri yayınladı. ‘Bakur’un 26. Ankara Film Festivali’ndeki gösteriminin de benzer gerekçelerle engellenmesi üzerine Sansüre Karşı Özgür Sinema yürüyüşü yapıldı. ‘Bakur’, gösterimi engellenen ilk film değildi, son olmayacağı da kesindi.

Film gösterilebildi mi?

‘Bakur’, Almanya’da DOKLeipzig, İsviçre’de Visions du Réel ve İsveç’te Stockholm Film Festivali gibi önemli uluslararası belgesel film festivallerinde yer aldı. Türkiye’deki ilk gösterimi ise yine 2015’te, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde İstanbul ve Diyarbakır’da aynı anda yapıldı. Documentarist 8. İstanbul Belgesel Film Günleri kapsamında, 15 Haziran’da, Şişli Kent Kültür Merkezi’nde gerçekleşen gösterime de katılım çok yüksek oldu.

Hukuki süreç nasıl başladı?

Belgeselin Mayıs 2015’te Batman Yılmaz Güney Sineması’nda gösterilmesinden tam iki yıl sonra yönetmenleri Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na terör propagandası suçlamasıyla dava açıldı. İki yıl sonra, 18 Temmuz 2019’da Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yedinci duruşmada mahkeme heyeti kararını açıkladı. Çayan Demirel ve Ertuğrul Mavioğlu’na gıyaplarında, mazeret bildirmiş avukatlarının savunma hakkı hiçe sayılarak, yani son savunmalar dahi alınmadan 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi.

O esnada ne olmuştu?

18 Mart 2015’te, ‘Bakur’un montajının bitmesinin hemen ertesi günü Çayan Demirel’in kalbi durdu, on beş dakika boyunca da çalışmadı. Yoldan geçen bir ambulans sayesinde hayatta kaldı, hastanede aylar geçirdi. Yaşamak için direndiği sırada ‘Bakur’un gösterimlerine yönelik engellemeler ve daha sonra da dava süreci başlamıştı. Mahkemede karar verilirken Demirel’in Yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu heyet tarafından dikkate alınmadı. Yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu, yaşadıklarının ardından Demirel’in görme ve konuşma becerisinin ne derece düştüğünü, yürümekte zorlandığını ve hiçbir kişisel ihtiyacını tek başına gideremeyecek oluşunu tescilliyor. Bu özel durumu yargılanırken dikkate alınmadığı gibi, “engel durumunun zihinsel işitsel ve görsel olmaması, huzurdaki savunmasında kendisini açıkça ve anlaşılır şekilde ifade etmesi ile irade yeteneğinin olmadığı veya azaldığı yönünde mahkememizce şüphe oluşmadığı” gibi bir ifade mahkeme kayıtlarına geçti. ‘Yeniden suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat oluşmaması’, “infazdan kaçma ihtimalleri” şeklindeki gerekçelerle Mavioğlu’yla birlikte ikisine de yurtdışı yasağı kondu. Şu an avukatların istinaf mahkemesine yaptığı itirazın sonucu bekleniyor.

Çayan Demirel ne istiyor?

Demirel’in o gün duruşma salonundaki savunması birkaç cümleden ibaretti: ‘Mesleğimi yaptım. Ertuğrul Mavioğlu’nun beyanlarına aynen katılıyorum. Suçlu olduğuma inanmıyorum. Suç işlediğime inanmıyorum. Burada niye bulunduğumu anlamıyorum’. Çayan Demirel, yargılanan tüm diğer yönetmenler gibi bir yurttaş olarak anayasa ile güvence altına alınmış ifade özgürlüğü hakkını kullanmayı, mesleğini yapabilmeyi talep ediyor. Belgesel sinemanın gerçeğin peşinde gittiğini, suç olmadığını savunuyor. Bu ülkenin bütün engelli yurttaşları gibi haklarından faydalanmak istiyor. Yüzde 99 Sürekli Engelli Raporu’nun gereğinin yapılmasını, yıllardır yakınlarının verdiği büyük uğraşa rağmen emeklilik hakkının önüne konulan engellerin kaldırılmasını talep ediyor.

Çayan Demirel hakkında:

1977 yılında İstanbul’da doğdu.

İktisat Fakültesi’nde okudu.

2000 yılında sözlü tarih çalışmaları ile belgesel sinemaya adım attı.

2006’da Dersim Katliamı’nı anlattığı “38” adlı belgeseli çekti.

2008 yılında Surela Film Yapım’ı kurdu.

2009’da “5 Nolu Cezaevi: 1980-84” belgeselini çekti. Bu belgeselle Altın Portakal Film Festivali, Ankara Film Festivali ve SİYAD’dan 2009 yılının “en iyi belgesel film’ ödüllerine değer görüldü.

2013 yılında, 1935-71 yıllarında yaşamış olan Kürt aydını Dr. Sait Kırmızıtoprak’ın hayatını anlattığı “Dr. Şivan” belgeselini çekti.

2015’te Ertuğrul Mavioğlu ile birlikte “Bakur”(Kuzey) belgeselini çekti. 34. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek olan belgesel, gösterimine dört saat kala iptal edildi. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) gerekçe olarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “kayıt tescil belgesi” konusundaki uyarısını gösterdi.

Belgeselin sansüre uğramasından sonra 2017’de belgeselin iki yönetmeni hakkında “örgüt propagandası” suçlamasıyla dava açıldı.

“Arkadaşımız Çayan” belgeseli ilk kez Aralık 2019’da 10. Hangi İnsan Hakları? Film Festivali’nde gösterildi.

Dava kapsamında yönetmenlere 4 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Ocak 2020 itibariyle karar İstinaf Mahkemesi’nde.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here