8.5 C
İstanbul
Cuma, Haziran 5, 2020

Gülüşünü gizleyen insanlar; Vietnamlılar!

Dünya tarihinde ismi önde yazılan ülkelerden olan Vietnam'da, Fransız fotoğraf sanatçısı Rehahn Hoian'ın çektiği fotoğraflar ünlü fotoğraf sitelerinde paylaşım rekorları kırıyor. Sebebi çekilen fotoğrafların...

Bunlara bakmalısınız

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Erkekler için 7 maddelik “eril düzene katılmama” rehberi

Erkekler karşılarında bir feminist olduğu zaman “Ben kadınları ezmiyorum ki.”, “Bütün erkekler aynı değil” gibi argümanlara sarılabiliyorlar. İlginçtir, kadınların eziliyor olduğu gerçeğini kendilerine kişisel...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Yapay Zeka: Dost Mu, Düşman Mı?

Londra'daki Kraliyet Cemiyeti'nde sıradan bir Haziran'ın bir Cumartesi sabahı. Bilgisayar bilimcileri, halk arasında ünlü isimler ve gazeteciler, onlarca yıldır süregelen bir mücadeleye tanıklık etmek...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz. İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

Çetin Ünsalan Yazdı: Boş tencere pay edilir mi?

Bir sofranın başına 10 kişi oturduğunu düşünün. Hiç biri yeterince beslenmemiş ve besine ihtiyaçları var. Yani dertleri beslenmekten çok, yaşamsal ihtiyaçlarını minimumda karşılamak. Evin annesi tencereyi gösteriyor ve ‘hepinizi doyuracağım’ diyor.

Fakat tencerenin içinde iki tas çıkacak kadar çorba var. Hayatta kalmalarını sağlamak için, herkese çorba vereceğini söyleyebilir mi? Yemeğin yetişmeyeceğini anladıktan sonra evin babasına dönüp, elindekini de ortaya koymasını söyler.

Oysa onda da komşudan ödünç gelen ve ertesi gün 1,5 tas olarak geri vermek zorunda oldukları bir tas çorbadan başka bir şey yok. Çocuklardan biri çıkıp, babanın da anne kadar katkı sağlaması gerektiğini söylerse ne olur?

Kim haklı çıkar bilinmez; ama o güne kadar uygulanan tüketim ekonomisiyle kredi kartlarını patlatmış, işsiz kalmış ebeveynlerin masanın etrafındakileri ayağa kaldıracak kadar besin sağlayamayacağı açık… Peki çocuklardan biri çorbanın yetersiz olduğunu göz ardı edip, babayı suçlayabilir mi?

İşte Türkiye’deki iktidar, reel sektör ve bankacılık üçgeninde yaşananlar bundan ibaret. Reel sektörün kalkınmak için değil, yaşamını devam ettirmek için finansmana ihtiyacı var. İktidar kamu bankalarından iki tas çorba koyup, özel bankaların emaneten kullandırdığı ve fazlasıyla geri ödemek zorunda olduğu, ihtiyaç karşısında son derece yetersiz paranın özelliğini görmeden, onlardan fedakarlık bekliyor.

Oysa temelde sorun nereden kaynaklanıyor? Kasada para yok. Bugüne kadar har vurup harman savurulmuş, kredi kartıyla yaşamış ve borcu boyunu aşmasına rağmen, şimdi de işini kaybetmiş ebeveyn gibiler.

Böylesi bir ortamda da TOBB çıkıp, özel bankaların da sürece dahil olmasını ve fedakarlık yapmasını istiyor. Bankacılık sektörünün kredi tercihlerinde bugüne kadarki performansının berbat olduğunu biliyoruz.

Tüketim odaklı kullandırılan borç paralar, faiziyle sendikasyon olarak ödenirken, yeni borçlar bulunup, dağıtılmak üzere kurgulanmış bir yapının yürümeyeceği açıktı. Ama bu ekonomi politikası bizzat iktidarın tercihiydi. Ayrıca desteklendi de…

Şimdi geldiğimiz noktada, kağıt üzerinde kazancını faaliyet dışı gelirlerden elde eden, son düzenlemeyle onun da önü kesilen ve geri ödeme yükümlülüğü olan özel bankaların kredi vermesini istemek, vermeyince de suçu buraya atarak sıyrılmak hak mı?

Kamu bankaları nasıl para verme kabiliyeti elde ediyor? Çünkü kendi içinde başka sorunlara neden olsa da kamu arkasında olduğunu belirtiyor. Şimdi açıklanan kredilerin verilmesi için iktidar özel bankalara, ‘verdiğin borcun teminatı benim’ mi diyecek, yoksa bilançolarını daha da zorlayacak ve geri ödemelerinde problem yaratarak, zaten günün sonunda devlet garantisindeki bu paraları üstlenmek zorunda kalacağı bir fotoğrafın baskısını mı yapacak?

Yetkililer ekranlara çıkıp kredi verdiklerini söylüyorlar ama iş sahada başka yaşanıyor. Bakın bir reel sektör mensubuyla bugün yaptığım bir konuşmanın detaylarını aktarayım. 5 yıllık bir firma ve KOBİ statüsünde… Bankalarda kredibilitesini bozacak tek bir unsur yok.

Ne çekleri yazılmış ne de kredi ödemelerinde aksama olmuş. Ama bugün reel sektörde motor durunca, alacaklarını tahsil edemediği için finansman sıkıntısına düşerek, iktidarın da açıklamalarına güvenerek, hesabı bulunan 2 kamu, 1 özel bankaya başvuruyor.




Gelen cevap kredi verilemeyeceği yönünde. Gösterilen gerekçe de iki başlıkta toplanıyor. Birincisi kredi çıksa dahi, bunu karşılayacak para yok. İkincisi de talimat verilmesine rağmen, bu kredilerin ne koşullarda kullandırılacağına ilişkin detay yok. Bu nedenle de kredi başvurusunu bile yapamıyorlar.

Sonuçta ne oluyor? O kredibilitesi düzgün firma alacakları olmasına rağmen, sıcak finans ihtiyacını karşılayamadığı için çekleri yazılmaya başlıyor. Ardından da işler düzelse bile sicili bozulacağından ihtiyaç halinde de kredi kullanamayacak. Muhtemelen de sonu temenni etmem ama kapanmak olacak. Hem de tedarik zincirindeki ödeme dengelerine de zarar vererek.

Ankara’da toplanıp, sahadan bihaber, verilecek kredileri rakam zannedip, hayatın gerçeğinden kopuk bir biçimde söylem geliştirirseniz, sadece doğruları söylememiş olmazsınız. Bu süreci borçlanmayı bile göze alarak atlatmaya çalışan firmaların hayalleriyle, umutlarıyla oynarsınız.

Netice mi? Bu durum o firmanın tüm çalışanlarını ücretsiz izne çıkarmasına neden oldu. Adım adım da belki kapatmaya gidecek. Şimdi açıklanan paketleri, söylemleri ve hayatın gerçeklerini ortaya koyun. Boş laf karın doyurmuş mu? Kredi de olsa destek vereceğinizi söylüyorsanız, kasaya dağıtılacak bir para koymalısınız. Yoksa sadece sonuçları itibariyle çok pahalı bir konuşma yapmış olursunuz.

cetinunsalan@yahoo.com

 


İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Bazen yanıt, en basittedirÇetin Ünsalan Yazdı: Bazen yanıt, en basittedir

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Çetin Ünsalan Yazdı: “Enerji ve inşaat sevdası”

İLGİLİ HABERÇetin Ünsalan Yazdı: Çetin Ünsalan Yazdı: “Avlak”

@cetinunsalantv








CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz. İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Son haberler

Türk girişimcinin İngiltere’de kurduğu Goodsted, 225 bin Pound yatırım aldı [Özel Haber]

Sosyal ve çevresel etki yaratma konusunda işbirliğini kolaylaştıran bir platform Goodsted, egirişim‘e özel aldığımız bilgi doğrultsunda; İngiltere’den Mariana Investments ve bireysel melek yatırımcılar, Finlandiya’dan...

Koronavirüs ekonomi raporu: İşsizlik yüzde 33’e yükselecek!

ODTÜ Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Ebru Voyvoda ve Bilkent Üniversitesi’nden Prof. Dr. Erinç Yeldan’ın hazırladığı Covid-19 Raporu, salgının gayri safi yurt içi hasılada...

Grup Yorum: ‘Helin ve İbrahim’e sözümüz var, konserimizi yapacağız’

Konserlerine İstanbul Valiliği tarafından izin verilmeyen Grup Yorum, “Bu engeli de direnerek aşacağız. Biz konserimizi yapacağız. Buradan ilan ediyoruz. Yoldaşlarımızın bedel ödeyerek yapmak...

ABD’de ‘Floyd’ eylemlerinde gözaltılar 10 bini aştı

ABD'de siyahi vatandaş George Floyd'un polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmesinin ardından düzenlenen gösterilerde gözaltına alınanların sayısı 10 bini geçti. The post ABD’de ‘Floyd’...

Perakendeci ofisi bırakıyor…

Pandemiyle birlikte mevcut çalışma düzeninin altüst olması, evden çalışmanın verimliliği azaltmaması, ofislere dönüşün gerekli olup olmadığını sorgulamaya açtı. Perakendeci, ofise kira vermek yerine, bu...