Ana SayfaPolitikaDemirtaş: 'Özerklik tartışılmalı!'

Demirtaş: ‘Özerklik tartışılmalı!’

Google News presshaber.com

Moskova’da bulunan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Moskova’da katıldığı Konferansta Ortadoğu’daki sorunların çözümü için özerklik benzeri yerinden yönetim modellerinin tartışılması gerektiğini söyledi. Özerklik modelinin Rojava’da başarıyla uygulandığını söyleyen Demirtaş, IŞİD’in bu yüzden birçok ülkenin desteğiyle Kobani’ye saldırdığını söyledi.

 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Carnegy Moskova Araştırma Merkezi’nde yapılan “Suriye ve Türkiye arasında Kürtler” konulu konferansa katıldı.

Ortadoğu tarihi değişimlerin yaşandığı bir süreçten geçildiğini, katı merkezi diktatörlük yönetim modellerinin hiçbir ülkeye demokrasi ve özgürlük kazandırmadığını belirten Demirtaş şunları söyledi:

‘Özerklik tartışılmalı’

“O nedenle özerklik ve benzeri modellerin mutlaka Ortadoğu’da tartışılması lazım. Türkiye’de de biz bunu tartışmak istiyoruz. Partimiz bunu savunuyor. Yerinden yönetilen modelleri hayata geçirmemiz lazım. İşte Rojava Kürdistanı bunu pratikte deniyor.

“IŞİD’ın bütün işini gücünü bırakıp neden Kürtlerle savaştığını ve ısrarla küçük bir kasabayı ele geçirmeye çalıştığını anlamak zor değil. IŞİD’ın gizli veya açık bir çok ülkeden militan, lojistik, istihbarat desteği alarak Kobani’yi ele geçirmesi için neden teşvik edildiğini anlamak kolay.

“Bu modeli boğmak isteyenler ya mevcut statüden memnun olanlar, ya egemenlik ve iktidar alanları kurup kendi çıkarları doğrultusunda bölge halklarını bir kez daha köleleştirmek isteyenler IŞİD eliyle Kobani’ye saldırıyor. IŞİD asla İslam’ı temsil etmiyor, bu örgüt çok geçmişi temsil ediyor”

“Öcalan’la görüşmelerin müzakereye dönüşmesi için çabalıyoruz”

“Sayın Öcalan ile Türkiye’de devlet ve hükümet arasında İmralı’da devam eden görüşmelerin müzakereye dönüşmesi için çaba sarf ediyoruz. Müzakereye dönüşürse bunun, az önce ifade etmeye çalıştığım ilkeler etrafında kalıcı bir barışa dönüşmesi için mücadele ediyoruz.

“Rusya Ortadoğu’da, İran, Irak, Suriye ve ülkemiz Türkiye ile güçlü ilişkileri olan bir ülke… Rusya’da kurduğumuz ilişkilerin artarak ve kurumsal hale gelerek çoğalması için uğraşacağız. Suriye’de çözümün kolay ve hızlı olmayacağının farkındayız.

“Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin’in girişimiyle bir konferans hazırlığı çağrısı var. Bunu da yakından takip ediyoruz. 2015’te Türkiye’de genel bir seçim olacak. Bizler bu seçimde etkili bir sonuç almak için varız. Bizim için seçimler ciddi bir toplumsal mücadelenin parçasıdır.”

“Cezaevlerine çözüm bulunmalı”

“Toplumdaki eğer suç varsa da suçu oluşturan ortamın yaratan iktidarın politikaları olduğu için cezaevleri bu kadar doldu. Tüm bu gerekçeler ortaya dökülürken cezaevlerinin bu kadar dolu olmasına mutlaka bir çözüm bulmak lazım. Ama bu genel afla mı olur, bunu seçimlerden sonra daha sağlıklı tartışır Türkiye.”

Gülen Cemaatiyle partimiz arasında bir ilişki yok

“Partimizle Gülen Cemaati arasında hiçbir ilişki yoktur, olmasına gerek de duymuyoruz. Gülen cemaati veya başka sivil yapıların Kürt sorununda barışa destek sunmaları sevindirici olur” diyen Demirtaş konuşmasını şöyle sürdürdü:  “Barışa destek olmak isteyen kim olursa olsun bizim açımızdan sevindirici olur ama özel bir destek isteğinde bulunmadık Gülen Cemaati’ne. Kim barışa destek sunmak isterse kutsal bir iş yapmış olur”.

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Kirk Douglas, servetinin büyük bölümünü bağışlamış

Hollywood’un efsanevi aktörü Kirk Douglas’ın 61 milyon dolarlık servetinin büyük...

20 güzel şiiriyle anlamı büken bir şair: Özdemir Asaf

Özdemir Asaf, sözü kavrayış biçimi ve vuruculuğu ön plana çıkarmasıyla pek çok...

Bahçeli, Davutoğlu’nu istifaya davet etti!

MHP Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Başbakan Ahmet...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...