Ana SayfaHaberlerEkonomiDolar endeksi 14 ayın...

Dolar endeksi 14 ayın en yükseğinde

Google News presshaber.com
Odeabank Ekonomik Araştırmalar ve Stratejik Planlama Direktörü Kırali: “Yıl sonu için euro/dolar parite beklentimiz 1,29”; Ziraat Yatırım Ekonomisti Yılmaz: “Türkiye ekonomisine ilişkin veri akışı güçlenip, enflasyon gerileme trendine kavuşana kadar dolar/TL’nin 2,1523 – 2,1752 bandında seyretmesi beklenebilir.”

 

 

Dolar endeksi 83,002 ile son 14 ayın, bankalararası piyasada dolar/TL de 2,1782 ile son bir haftanın en yüksek seviyesini gördü. Euro/dolar paritesi ise 1,3110 ile son 1 yılın düşük seviyesine geriledi.

Dolar endeksi 83,002 ile 18 Temmuz 2013 tarihinden bu yana en yüksek düzeyine ulaştı. Bugün doların gelişmekte olan ülke para birimlerine karşı değer kazancı sürerken, bankalararası piyasada dolar/TL 2,1782 ile son bir haftanın en yüksek seviyesine çıktı. Euro/dolar paritesi de 1,3110 ile 6 Eylül 2013 tarihinden bu yana en düşük seviyesine geriledi. Dolar/TL şu dakikalarda 2,1742 ve euro/dolar paritesi 1,3125’ten işlem görüyor.

Döviz piyasası, yılsonu dolar/TL, avro/TL ve euro/dolar paritesi tahminleri hakkında bilgi veren ekonomistler, Avrupa Merkez Bankası (ECB) ve ABD Merkez Bankası (Fed) açıklamalarının döviz piyasasında yön belirleyeceğini ifade ediyor.

YIL SONU DOLAR BEKLENTİSİ
Odeabank Ekonomik Araştırmalar ve Stratejik Planlama Direktörü Ali Kırali, dolar/TL ve euro/TL’de yılsonu beklentilerinin sırasıyla 2,14 ve 2,76 seviyeleri olduğunu belirtti.
Kırali, mart ayından beri süregelen gelişmekte olan ekonomilere yönelik risk algısındaki iyileşmeye rağmen 2014’ün son aylarında ABD ekonomisinden gelebilecek güçlü toparlanmanın devam ettiğine dair verilere değindi. Buna bağlı olarak, piyasalarda Fed’in faiz artırımına ilişkin beklentilerin özellikle dolar/TL tahminleri üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu ifade eden Kırali, “Sene sonu dolar/TL ve avro/TL tahminlerimiz üzerindeki en önemli aşağı yönlü risk ise sene sonuna kadar ECB’den gelebilecek ve niceliksel gevşemeyi de içeren agresif genişlemeci adımlar olacaktır. Yıl sonu için avro/dolar parite beklentimiz ise 1,29 düzeyidir” değerlendirmesini yaptı.

KÖTÜ ENFLASYON VERİSİ…
Ziraat Yatırım Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz, ECB’nin, Fed benzeri varlık alımları üzerinden parasal genişleme yapmasına kesin gözüyle bakıldığını ve bu nedenle bir yandan Avrupa genelinde devlet tahvillerinin getiri oranları azalırken bir yandan da avronun değer kaybettiğini söyledi.
ABD’de Fed’in parasal genişlemeyi ekim ayında tamamlamasını takiben ne zaman faiz artıracağının tartışıldığına ve ekonomiden sürekli güçlü verilerin gelmekte olduğuna işaret eden Yılmaz, “Bu nedenle hem para politikası hem de ekonomik büyüme farklılıklarıyla avro/dolar paritesinin yılın geri kalanında değer kaybetmeye devam etmesi beklenebilir. Piyasa oyuncularının yılsonu tahminlerini aşağı doğru güncellediklerini takip ediyoruz. Bizim de 1,29 seviyesindeki yılsonu tahminimizi 1,27 seviyesiyle güncellememiz mümkün gözükmekte” dedi.

Perşembe günü ECB Başkanı Mario Draghi’nin parasal genişleme programının teknik detaylarına değinerek “sözle yönlendirme” politikasını güçlendirmesini beklediklerini dile getiren Yılmaz, şunları kaydetti:

“Draghi’nin vereceği mesajın gücü doğrultusunda parite değer kaybetmeye devam edebilir. Eğer piyasa parasal genişlemeye yönelik bilgilendirme görmezse avronun geçici değer kazanması gündeme gelebilir. Böyle bir durumda 1,32 seviyesi test edilecektir. Benzeri şekilde Draghi’nin konuşmasının başında enflasyon beklentilerine yönelik kullanacağı cümle de piyasada oynaklığa neden olacaktır. Eğer Draghi konuşmasına beklentilere ilişkin ‘gayet çıpalı’ (well anchored) ifadesiyle başlarsa avro hızla değer kazanabilir.”
Yılmaz, dolar paritelerinde güçlenme görüldüğünü ve bunun sonucu olarak TL’nin dolar karşısında zayıf seyrettiğini belirtti.

Sepet kur bazında bakıldığında TL’nin aslında istikrarlı bir görüntü çizdiğini ifade eden Yılmaz, “Mayıs ayı başından beri son dört aydır TL, sepet kur bazında 2,50 seviyesinde fiyatlanmakta. Uzun dönemde Türk Lirası’nın ‘yeniden dengelenme’ teması içerisinde daralan cari açıkla birlikte güç kazanabileceği görüşündeyiz. Sepet Kur’un 2,40 seviyesine gelmesini mümkün bulmaktayız. Yarın sabah açıklanacak ağustos ayı enflasyonunun yine gıda fiyatları nedeniyle beklentilerden fazla açıklanması söz konusu. Kötü enflasyon verisinin döviz piyasasında fiyatlandığını düşünüyoruz. Böyle bir ortamda siyasi öngörünün artmasıyla geçen hafta çarşamba günü 2,1508 seviyesine iyileşen dolar/TL yeniden 2,17 seviyesinin üzerine çıktı” görüşünü paylaştı.

Yarın sabah enflasyonun çift hanelere yaklaşıp yüzde 9,5 üzerinde kalınması durumunda tahminen kurun zayıflayarak 2,18’in üzerine hareket edebileceğini anlatan Yılmaz, “Böyle bir durumda geçtiğimiz ay karşılaştığımız üzere TCMB’nin faiz koridorunun üst bandını devreye alarak likidite politikasıyla kuru desteklemesi gündeme gelebilir. Bu nedenle dolar/TL’nin Türkiye ekonomisine ilişkin veri akışı güçlenip, enflasyon gerileme trendine kavuşana kadar 2,1523 – 2,1752 bandında seyretmesi beklenebilir” diye konuştu.

AVRUPA VE ABD ARASINDA AYRIŞMA

Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı da son dönemin en dikkati çekici hareketinin euro/dolar paritesindeki, aslında uzunca bir süredir beklenen aşağı yönlü hareket olduğunu belirtti.
Ülkelerin 2008’de patlayan krize birlikte girmiş olsalar da çıkış patikalarının ayrıştığını anımsatan Kanlı, ABD ve Avrupa arasında da böyle bir ayrışmanın giderek daha dikkat çekici hale geldiğini ve pariteyi de bunun belirlediğini söyledi.

ABD geleneksel olmayan parasal genişleme yöntemlerini sonlandırmak üzereyken, Avrupa’da yeni genişleme yöntemlerinin alınmasının değerlendirildiğini dile getiren Kanlı, şunları söyledi:
“ABD’de faiz artırımı ufukta görünmüşken, Avrupa faizleri negatif bölgeye çekerek sınırları zorluyor. Konjonktürel gelişmeler paritenin her iki yönde de hareketler yapmasına yol açabilir ancak orta ve uzun vadede trend, az önce bahsettiğim ayrışma zayıflamadığı sürece, dolar lehine olacak gibi duruyor. Daha uzun vadede ise bu iki ekonomideki verimlilik artışlarına odaklanmak gerek. ABD’de yatırımlar hala zayıf ancak iç talep artışını yatırımlar da makul hızlarda artarak takip edecektir.
Bu da verimlilik artışlarına yol açacaktır. Avrupa’da ise verimlilik artışı sağlayacak sermaye yatırımlarının canlanması ve yapısal dönüşüm süreçlerinin Avrupa’nın ceberut bürokrasisini ve çok başlılığını aşarak hayata geçmesi daha çok uzun süreler alacak. Bu sebeple perşembe günü, ECB’nin yeni parasal genişlemeye dair piyasaların istediği söylemi benimsememesiyle avroda bir miktar güçlenme görebiliriz ancak zaman ve trend dolar lehine işliyor.”

Kanlı, gelecek aylarda ABD’de para politikasının yeni bir faza, geleneksel sıkılaştırma fazına geçişinin gelişmekte olan ülke para birimlerinde ve TL’de birkaç aylık oynaklık yaratabileceğini düşündüğünü belirtti.

Bu durumun geçici olacağını ve gelişmekte olan ülkelere olan yatırımcı iştahında uzun süreli bir bozulma beklememek gerektiğini ifade eden Kanlı, “TL için bir diğer önemli husus da TCMB’nin para biriminin ne kadar arkasında duracağı olacak. TCMB’nin iktisadi gerçeklikleri ve TL’de istikrarı her zamankinden çok göz önünde bulundurması gerek. Bunun için gerekli araç da elinde var; faiz koridoru. TCMB’nin bu konuda temkinli davranacağını düşünüyorum. 2014 sonunda dolar/TL için 2,10-2,15 aralığının makul olduğu görüşündeyim. Ancak bu süreçte, Fed’in faiz artırımı sürecinin fiyatlanmaya başlanacağını ve diğer gelişmekte olan ülke para birimleri gibi TL’de de oynaklık görebileceğimizi not edelim” yorumunu yaptı.

FED’DEN ŞAHİNCE BİR YAKLAŞIM GELİRSE…
İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu ise avronun, ECB’den yeni bir adım gelebileceği yönündeki beklentiler nedeniyle değer kaybettiğini, yurtiçinde politik belirsizliklerin büyük ölçüde sona ermesi ve ekonomi yönetiminde bir değişikliğin olmamasıyla piyasaların daha çok yurtdışı gelişmelere odaklanmaya başladığını aktardı.

Bu çerçevede dolar/TL’nin gelişmekte olan diğer ülke para birimleriyle benzer yönde hareket etmesinin beklenebileceğini ifade eden Kömürcüoğlu, şunları da kaydetti:
“Yılın kalanında kur tarafında etkili olabilecek gelişmeler ise ECB’nin atabileceği yeni adımlar ve Fed’in tahvil alım programının muhtemelen ekim ayında sona ermesinin ardından ilk faiz artışını ne zaman yapacağına yönelik verebileceği olası mesajlar olacak. Nitekim Fed’den ilk faiz artışının zamanlaması konusunda daha geç bir zaman sinyali gelirse dolar/TL’nin aşağı yönlü bir seyir izlemesi olası… Ancak Fed’den daha şahince bir yaklaşım gelirse kurun yukarı yönlü bir seyir izleyeceğini düşünüyoruz. Yılsonu kur beklentimiz ise 2,20 seviyesinde bulunuyor.”

 

(radikal)

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Doğanın ele geçerdiği dünyanın en güzel balıkçı köyünden 20 fotoğraf

Çin’in Shengsi Adaları olarak bilinen ve 400 adadan oluşan bölgede yer...

Ofis Hediyeleri

Sevdiklerinize verebileceğiniz en güzel hediye sevginizdir ve o sevginizi ifade eden...

Denizlerde av yasağı sona eriyor

Bu haber 47 kez okunmuştur. ...

Bağdat’ta göstericilere maskeli kişiler ateş açtı: 16 ölü, 45 yaralı

Irak’ın başkenti Bağdat’taki hükümet karşıtı gösterilerde, maskeli kişilerce eylemcilere ateş açıldı. Açılan...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan “Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî   Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil. Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor. Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi. İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...' Geo Milev   Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü. Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış.. Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016) Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki: “Ey sağduyulu! Ana vatanında kalman, Saygınlığını korur. Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör. Saç, başta oldukça değerlidir. Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır” Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...