izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiDr. Fulya Gürbüz: Cari...

Dr. Fulya Gürbüz: Cari işlemler açığındaki artış Nisan ayında da sürecek

Google News presshaber.com

[ad_1]

Merkez Bankası Mart ayı ödemeler dengesi verilerini açıkladı. Şubat ayında 1,23 milyar dolar açık veren cari işlemler dengesi Mart ayında 4,92 milyar dolar açık verdi. Haftalık veri takvimi yazımda cari açığın 3-6 milyar dolar arasında gelmesini bekliyordum.

Tahmin edemediğim Mart ayında 1,73 milyar dolarlık altın ithalatı, hizmetler dengesinde ise 0,8 milyar dolarlık azalma cari açığın 5 milyar dolara kadar yükselmesine sebep oldu. Gelin, ana kalemler olarak cari açığı artıran, azaltan kalemleri ortaya çıkaralım:

Yukarıdaki grafikten gördüğümüz gibi ihracat ve ithalat arasındaki farkı gösteren dış ticaret açığı arttıkça cari açık da artıyor, azaldıkça cari açık da düşüyor. Cari açığı azaltıcı ana kalemler seyahat ve taşımacılık (yolcu ve navlun gibi) gelirlerindeki artış olurken yatırım gelirlerindeki (doğrudan yatırım, portföy yatırımları gibi) azalma da cari işlemler açığını olumsuz etkiliyor.

Elbette ihracat yapmak ve tüketmek için başta enerji ve ara mal (hammadde) olmak üzere ithal girdilere ihtiyacımız var. Dolayısıyla, cari açık nasıl cari fazlaya döner sorusuna kademeli olarak ithalat bağımlılığını azaltacak adımların atılması gerekli. Örneğin yerli ve milli üretimi artırmak, eğitimde kalifiye teknik eleman ihtiyacına cevap verebilir olmak, beyin göçünü tersine çevirecek sürdürülebilir bir büyüme hikayesi yazmak ve adımları atmak, yüksek teknolojili ürün üretim ağını genişletmek, ihtiyacımız kadarını tüketmek, tasarrufları artırmak, turizmde yüksek gelir grubuna dahil olan turist sayısını artırabilmek, dijitalleşme, adalet sistemine güvenin artması gibi.

 

Ödemeler dengesi, cari işlemler dengesi nedir, nasıl hesaplanır?

Merkez Bankası ödemeler dengesini şöyle tanımlıyor:

Ödemeler dengesi, geniş anlamıyla, bir ekonomide yerleşik kişilerin (Genel Hükümet, Merkez Bankası, bankalar, diğer sektörler) diğer ekonomilerde yerleşik kişiler (yurt dışında yerleşikler) ile belli bir dönem içinde yapmış oldukları ekonomik işlemlerin sistematik kayıtlarını elde etmek üzere hazırlanan istatistiki bir rapordur.”

Ödemeler istatistikleri üç farklı hesap ile takip ediliyor: Cari İşlemler Hesabı, Sermaye Hesabı ve Finans Hesabı.

I. Cari işlemler hesabında, Türkiye’de yaşayanların yurt dışında yaşayanlarla belli bir dönem boyunca ekonomik işlemler kapsamında ürün ve hizmet ticaretinden elde edilen gelir ve giderler arasındaki fark hesaplanıyor. Gelirler giderleri aşıyorsa “cari işlemler fazlası”, gelirler giderlerin altında kalıyorsa “cari işlemler açığı” kaydedilmiş oluyor.

2020 yılı Mart ayı cari işlemler hesabına baktığımızda:

1) Mart ayında ihracattan daha fazla ithalat yapıldığı için nette 4,3 milyar dolar gider oluştu.

2) Taşımacılıktan 0,8 milyar dolar net gelir elde edildi.

3) Seyahatten 0,5 milyar dolar net gelir elde edildi.

4) Sigorta hizmetleri, Finansal hizmetler, Fikri mülkiyet hakları kullanımı ve Telekomünikasyon için toplamda 0,4 milyar dolar ödeme yapıldı.

5) Yatırım gelirlerinde 1,0 milyar dolarlık kayıp oldu.

6) 0,1 milyar dolar ücret ödemesi yapıldı.

7) Diğer giderler 0,4 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Böylece Mart ayında nette 4,9 milyar dolar gider kaydedildi. Diğer bir ifadeyle, “Mart ayında 4,9 milyar dolar cari açık verildi”.

II. Sermaye hesabında, üretilmeyen ve finansal olmayan varlıklar dikkate alınıyor. Buna göre Mart ayında sermaye hesabında 3 milyon dolarlık bir azalış var.

III. Finans hesabında, dış finansal varlık ve yükümlülüklerin hareketleri kaydediliyor. Buna göre Mart ayında,

1) Doğrudan yatırımlardan çıkış 0,8 milyar dolar oldu.

2) Portföy yatırımları 5,5 milyar dolar oldu.

3) Efektif ve mevduatlar 2,8 milyar dolar oldu.

4) Krediler 0,7 milyar dolar oldu.

5) Ticari krediler 0,6 milyar dolar azaldı.

6) Rezerv varlıklar (döviz varlıkları ve menkul kıymetler) 16,6 milyar dolar azaldı.

Böylece finans hesabında nette 8,9 milyar dolarlık azalma yaşandı.

Mart ayında 4,9 milyar dolar cari açık verilmişken finans hesabında 8,9 milyar dolar azalma oldu.

KURAL: “Cari İşlemler Hesabı’’ ve “Sermaye Hesabı”nın toplamı “Finans Hesabı” kalemine eşit olmalıdır.

Merkez Bankası, bu denklemin her zaman eşit olmayabileceğini vurguluyor: “Ancak, verilerin değişik kaynaklardan elde edilmesi, değerleme, ölçme ve kayıt zamanı farklılıkları yaratmakta; sonuç itibarıyla oluşan farklar Net Hata ve Noksan (NHN) kalemine “kalıntı” şeklinde yansımaktadır. Bu kalem, finans hesabından, cari işlemler hesabı ve sermaye hesabının çıkarılmasıyla elde edilmektedir.

Merkez Bankası Net Hata ve Noksan kalemi için şu açıklamayı yapıyor:”Net Hata ve Noksan terimi derleyiciler kaynaklı bir hata şeklinde yorumlanmamalıdır; söz konusu kalıntının eksik veri kaynakları ve raporlama kalitesinin düşük olması gibi diğer etkenler tarafından kaynaklanıyor olması çok daha sıklıkla gözlenmektedir

Buna göre, Mart ayı verisi KURAL eşitliğini sağlıyor mu?

Hayır, sağlamıyor:

Net Hata Noksan = -8913 milyon dolar – (-4923 milyon dolar – 3 milyon dolar)

Net Hata Noksan = -3987 milyon dolar

Tarihsel olarak, aylık bazda bakıldığında KURAL sağlanmamış gözüküyor.

Ancak, yıllık toplam olarak bakıldığında KURAL sağlanıyor:

Dolayısıyla yıllık olarak cari işlemler dengesindeki gelişmelerin hangi finans kalemlerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu anlama şansımız var.

 

Dr. Fulya Gürbüz



[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Trump, ‘salıncak’ eyaletlerde sonuçlar net olmasa da zafer ilan etti

Başkanlık koltuğunu korumaya çalışan ABD Başkanı Donald Trump, seçimin sonucunu...

Hollywood efsanesi Kirk Douglas hayatını kaybetti

Hollywood’un ve sinema tarihinin en ünlü simalarından biri olan Kirk...

Sosyal medyada “Bedelli Askerlik” capsleri

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun bedelli askerlik kararı aldıklarını açıklamasının ardından yüzbinlerce kişi...

‘Hırsız Katil Erdoğan’ için emsal karar

Çanakkale'de "Hırsız-katil Erdoğan" dediği için tutuklanan bir yurttaşa destek eyleminde aynı...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...