8.5 C
İstanbul
Çarşamba, Ekim 28, 2020

Her çocuğun mutlaka okuması gereken 10 çocuk kitabı

Bu listede daha iyi bir dünya ve çevresine duyarlı bireyler yetiştirmek için büyüklerin küçüklere alması gereken çocuk kitaplarını sıraladık. Bir çocuğu büyütmenin zorluğunu en...

Bunlara bakmalısınız

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

DTÖ: Küresel ticarettki toparlanma 2021’de V değil L şeklinde

Belarus’u 26 yıldır yöneten Aleksander Lukaşenko


Sık sık ‘Avrupa’nın son diktatörü’ diye adlandırılan Aleksander Lukaşenko, ülkesini 26 yıldır demir yumrukla yönetiyor.

Ancak şu anda, geçtiğimiz günlerdeki tartışmalı seçim sonuçları nedeniyle, yaygın protestolar ve istifa çağrılarıyla karşı karşıya.

Lukaşenko 1994’te, uluslararası gözlemcilerin adil ve özgür diye tanımladığı tek seçimde, ülkenin ilk seçilmiş lideri olmuştu.

Lukaşenko, seçim komisyonuna göre oyların yüzde 80’ini aldığı 9 Ağustos’taki seçimler de dahil olmak üzere, beş kere üst üste seçildi.

Şimdiyse binlerce kişi, daha önce görülmemiş büyüklükteki eylemlerde sokaklara çıktı.

Aleksander Lukaşenko kim ve nasıl bu kadar uzun süre iktidarını koruyabildi?

Lukaşenko’nun iktidara yükselişi, 1990’da Belarus Parlamentosu’na seçilmesiyle başladı. Yolsuzlukla Mücadele Komisyonu’nun başkanlığını yapan Lukaşenko, enerjik bir performans sergiledi.

Mütevazı kökenlerden geliyordu, Belarus’un doğusundaki yoksul bir köyde, bekar bir anne tarafından büyütülmüştü.

Lukaşenko 1975’te öğretmenlik okulundan mezun oldu ve iki yıllık askerlik hizmeti boyunca, orduda siyasi eğitmenlik yaptı. 1979’da da Sovyet Komünist Partisi üyesi oldu.

Uzaktan eğitim yoluyla, tarımsal ve endüstriyel ekonomi diploması alan Lukaşenko, 1985’te bir kolektif çiftliğin başkanı oldu ve 1987’de Mahilyow bölgesindeki devlet çiftliğinin direktörlüğüne getirildi.

Washington’daki Atlantik Konseyi’nden uzman Anders Aslund’a göre, 1994’teki seçimlerden önce, yolsuzlukla mücadele kampanyası dışında çok net bir gündemi olmayan, popülist bir aday olarak görülüyordu.

Ancak Lukaşenko iktidara geldiğinde, ikinci turda yüzde 14’e karşı yüzde 80 oyla yenilgiye uğrattığı komünist rakibinin politikalarının birçoğunu uygulamaya koydu.

Sovyetler Birliği’nin 1991’deki çöküşünü izleyen şok politikalarına karşı çıktı ve ekonomiyi büyük ölçüde devletin kontrolü altında tuttu. Medyayı ve siyasi rakiplerini de.

Lukaşenko’nun iktidarı, Sovyetler Birliği dönemini hatırlatan otoriter bir tarz olarak tanımlanıyor. Ana medya kanallarını kontrol ediyor, siyasi rakiplerini taciz ediyor, hapse attırıyor ve bağımsız sesleri marjinalize ediyor.

2003’te “Otoriter tarz yönetim benim karakteristik özelliğim, bunu hep kabul ettim. Ülkeyi kontrol etmelisiniz ve en önemli şey insanların hayatını mahvetmemek” demişti.

Hala KGB adı verilen güçlü gizli polis, çoğu sürgünde ya da hapiste olan muhalifleri yakından izliyor. Bir jestle bile devlet başkanına hakaret etmek, hapisle cezalandırılıyor.

Belarus, Avrupa ve eski Sovyetler Birliği ülkeleri arasında ölüm cezalarını infaz eden tek ülke ve bu çok gizli yapılıyor.

Tam olarak kaç kişinin, kafalarına bir el ateş edilerek infaz edildiği bilinmiyor. Ancak 1999’dan bu yana 300’den fazla kişinin bu şekilde öldürüldüğü tahmin ediliyor.

Lukaşenko, Batı’dan gelen değişim baskılarına da direndi.




Ülkede 2011’den bu yana yüksek enflasyon var ve Uluslararası Para Fonu (IMF) 2020’de yüzde 6’lık bir ekonomik daralma bekliyor. Ancak ülkede işsizlik neredeyse yok gibi ve Vladimir Putin’in Rusya’sı, Belarus ihraç mallarının yaşamsal önemdeki müşterisi olmaya devam ediyor.

Mayıs ayının sonlarında, birçok Batılı ülke koronavirüs nedeniyle kısıtlamalar altında yaşarken, Lukaşenko, hiçbir kısıtlama önlemine gitmeyen Belarus’un daha iyi bir konumda olduğunu savunmuştu.

Belarus lideri “Zengin Batı’yı görüyorsunuz, işsizlik kontrolden çıktı. İnsanlar tencerelere vuruyor. İnsanlar yiyecek istiyor. Tanrı’ya şükür, biz bunları yaşamadık. Ekonomimizi kapatmadık” demişti.

Ancak koronavirüs salgını, Lukaşenko için bir fiyasko da oldu. Çünkü Covid-19’u “psikoz” diye tanımlayarak reddetmiş ve virüsten korunmak için votka ve sauna tavsiye etmişti.

Ancak geçen ay, kendisine yapılan koronavirüs testinin pozitif çıktığını itiraf etmek zorunda kaldı ve hastalığı belirtisiz atlattı.

Vladimir Putin gibi Lukaşenko da Sovyetler Birliği nostaljisi duyuyor. Ayrıca, her ikisi de buz hokeyi oynamaya düşkün.

Lukaşenko, şimdiye dek “çok kutuplu dünyanın bir sütunu” diye tanımladığı Avrupa Birliği ile “kardeş ülke” diye tanımladığı Rusya arasında seçim yapmak zorunda kalmaktan kaçınmaya çalıştığı, hassas bir jeopolitik denge yürüttü.

2017’de “Kardeşlerinizi seçemezsiniz. Dolayısıyla bize, ‘Rusya’yla mısınız, yoksa Avrupa Birliği ile mi’ diye sorulmamalı” demişti.

Aralık 2018’de Moskova ziyaretinde, yeni yıl hediyesi olarak Putin’e dört torba patates ve salo (terbiyeli domuz yağı kalıpları) vermişti.

Belarus liderinin basın danışmanına göre, patatesler farklı çeşitlerdeydi ve farklı kullanımlar içindi. Ayrıca hediyeleri Putin’in bizzat kendisinin istediğini söyledi.

‘Erkekçe uyarı

Lukaşenko, Gürcistan ve komşu Ukrayna’daki gibi eski rejimlere son veren devrim ihtimalini reddetti.

Ayrıca, seçim kampanyası sırasında, Belarus toplumunun “bir kadına oy vermeye hazır olmadığını, çünkü anayasanın cumhurbaşkanına güçlü yetkiler verdiğini” söylemişti. Şu anda, başlıca siyasi rakiplerinin hepsi kadın.

Bazı uzmanlar, Lukaşenko’nun iktidarı bırakması için görülmemiş bir baskı altında olduğunu söylüyor. Ancak bazıları da, daha önceki seçimlerden sonra da benzer baskılarla karşılaşıp, atlattığına dikkat çekiyor.

Lukaşenko 17 Ağustos’ta Minsk’teki bir fabrikanın işçilerine konuşma yaparken, işçiler tarafından sözünün kesilmesiyle bir fiyasko yaşadı. Rahatsızlığı açıkça görülüyordu ve gruba istedikleri kadar “istifa” diye bağırabileceklerini söyledi. Grup da bağırdı.

Resmi Belta Haber Ajansı’na göre, aynı gün bir otomobil fabrikasında konuşurken, eylemcilere “kırmızı çizgiyi aştıkları” uyarısın yaptı ve “Çizgiyi geçerseniz, sonuçlarına katlanırsınız. Sokağa çıkarsanız, bununla başa çıkarız” dedi.

“Bir şeyleri tahrip etmeye başlarsanız, hesap sorulur. Bu erkekçe bir uyarı.”

(BBC)








CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Aman doktor, Canım doktor: August Bier

Bilim kurgu filmlerin favori tiplemesi hafif(!) kaçık bilim insanları en sevdiğim klişe karakterlerdendir. Mary Shelley’le aynı kumaştan mı dokunduk bilemeyeceğim ama bilim insanları ve...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Son haberler

FT: Oxford’un aşı deneyleri yaşlılarda güçlü bağışıklık tepkisi sağladı

Britanya'daki Oxford Üniversitesi'nin AstraZeneca ile işbirliği içinde geliştirdiği corona virüsü aşısı deneylerinden elde edilen ilk sonuçlar, en yüksek risk altında olan yaşlılarda güçlü...

Virüs yayıldıkça dünya ekonomisiyle ilgili beklentileri sıfırlama zamanı!

Strazburg’da yer alan Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi yayınladığı raporda Türkiye’nin yeniden izlemeye alındığını duyurdu. Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) İzleme Komitesi...

SABAH Bülteni: Aşı çalışmaları, Covid-19 ve ABD seçimleri, Kemerlerinizi bağlayın:

Çin’in Covid-19 dizilimini yayınlamasıyla aşı çalışmaları, çıkan aksiliklere rağmen, hızla devam ediyor. En çok bilinen ve takip edilenleri aşağıda sıralanmış olarak bulabilirsiniz.   CoronaVac (Çin):...

Azerbaycan ile Ermenistan, ‘insani ateşkes’te anlaştı

ABD, Azerbaycan ile Ermenistan'ın 26 Ekim'de yerel saatle 08:00'de başlamak üzere insani ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu. The post Azerbaycan ile Ermenistan, ‘insani ateşkes’te...

TL’ye yaptırım darbesi

Dolar/TL Merkez Bankası’nın (TCMB) beklentilerin aksine politika faizini sabit tutup onun yerine sıkılaştırmayı faiz koridorunu genişleterek yapması ardından tarihi zirvede seyrini sürdürüyor.  Bugün ...