8.5 C
İstanbul
Pazartesi, Eylül 28, 2020

Dünyanın En Havalı Otelleri!

Dünyanın En Havalı Otellerini görmek için resme tıklayınız;

Bunlara bakmalısınız

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Üretim ve Tüketim üzerine bir film

Gıda üretimi ve tüketiminin bugünkü halini gösteren çok etkileyici bir kısa belgesel. Samsara film şirketinin Mark Magidson yapımcılığında gerçekleştirdiği 102 dakikalık filmin 6 dakikalık bir...

Aman doktor, Canım doktor: August Bier

Bilim kurgu filmlerin favori tiplemesi hafif(!) kaçık bilim insanları en sevdiğim klişe karakterlerdendir. Mary Shelley’le aynı kumaştan mı dokunduk bilemeyeceğim ama bilim insanları ve...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Kadın’ı varlıklarıyla hatırlatmaya çalışan iki kadın: Luiz Bakar ve Ester Zonana

Birbirlerini hiç tanımamış, aynı amaç uğruna mücadele eden iki kadının dillendirdikleri bir nokta. Onca söz ve güç sahibi dini lider ve cemaat yöneticilerinin içinde,...

Dünden bugüne sinemamız

Mustafa Ergün – Presshaber.com

Bir sanat olarak sinemanın zaman içindeki evrimi toplumsal değişim ve dönüşümlerin de bir bakıma aynası olarak karşımıza çıkıyor. Lumiere Kardeşlerin “Bir Trenin Gara Girişi” adlı kısa filmi çekerken ne hissettikleri bilinmez, ama günümüzde sinema izleyicisinin öyküye kapıldıkça geleceğe yönelik korkusunun yanıltıcı bir tutkuya bırakıldığı açık.

 

28 Aralık 1895 tarihi, sinemanın başlangıcı olarak kabul edilir. Sinemanın başlangıcı ilk filmin çekildiği tarih değil de, Lumiere Kardeşlerin Paris’te ilk film gösterimini yaptıkları tarihtir. Bu da bize gösterimin, sinema sanatının sadece bir ayağı değil, bir bakıma kendisi olduğunu gösteriyor. Lumiere Kardeşler sinemanın ilk tutkunları olarak Edison’un geliştirdiği kamera ve gösterim cihazlarını üretmeye devam ettiler. Böylece sinema zamanla bir sanat dalı ve sektör haline geldi.

Bir Trenin Gara Girişi adlı filmden bir sahne
Bir Trenin Gara Girişi adlı filmden bir sahne

Teknik gelişmeler daha çok, seyirciyi hikâyenin içine çekerek Aristocu öykü anlatımı mantığını yaşatmaya yaradı.

Temel olarak sinemadaki teknik gelişmeler baz alındığında üç dönemden bahsetmek mümkün. Bunlar: 1925-1930 arası; 1926’da ilk televizyon yayını yapıldı, ilk renkli film (The Black Pirate) çekildi, 1927’de ilk sesli film (Caz Şarkıcısı) çekildi. Diğer dönem 1950-1960 arası; bu dönemde ilk renkli televizyon 1950’de satışa çıktı(ABD) ancak 1960’ta geniş kitlelerce kullanılmaya başlandı. Yine 1950’lerde sinema geniş perde uygulamasıyla tanıştı. Üçüncü dönem olarak da 2000-2010 arası, HD TV yayınları 2000’lerde başladı, ancak bütün dünyaya yayılması 2010’u buldu. 3D film denemeleri 1950’lerde başlamıştı, ama 2009’da Avatar’ın gösterime girmesiyle sinemalarda 3D gösterimleri hızla arttı. Yine ilk 3D TV yayını da 2010’da yapıldı ama yaygınlaşmasının 10 yılı bulacağı tahmin ediliyor. Bu teknik gelişmelerden film içeriği aynı ölçüde etkilenmedi ve sinemanın farklı bir anlatım biçimi yakalamasına büyük bir katkısı olmadı. Teknik gelişmeler daha çok, seyirciyi hikâyenin içine çekerek Aristocu öykü anlatımı mantığını yaşatmaya yaradı.

 

Ayestefanos’taki Rus Abidesi


Fuat Uzkınay’ın 1914’te çektiği “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” ilk Türk filmi olarak kabul ediliyor.

Türkiye’de ise Fuat Uzkınay’ın 1914’te çektiği “Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı” adlı çalışma ilk Türk filmi/belgeseli olarak kabul ediliyor. Ancak bu filme ait fotoğraflar dışında hiçbir kayıt bulunmuyor.

Belli dönemlerdeki iniş çıkışları saymazsak Türkiye’de sinema en verimli dönemini 1970’lerin başlarında yaşadı. Bu dönemde açık ve kapalı sinema salonlarının sayısı 2 bin 500’ü buluyordu. Yılda satılan bilet sayısı ise ortalama 250 milyon civarındaydı. Bu rakam bugünkünün yaklaşık 7 katı. 1970’lerin ortalarına doğru televizyonun yaygınlaşması ve ekonomik krizin etkisiyle birçok sinema salonu kapanmak zorunda kaldı. 1990’ların başında sinema salon sayısı 300’lere kadar düştü. TÜİK‘in verilerine göre 1992’de satılan bilet sayısı 8,3 milyondu. Ayda bir sinemaya giden bir izleyici artık yılda bir defa gidiyordu.

 

Video tabanlı kameraların yaygınlaşmasıyla ve film dağıtım ağlarının uluslararası medya devlerinin denetimine girmesiyle ortaya çıkan film çeşitliliği aynı anda farklı filmlerin gösterime girebileceği sinema salonlarını da beraberinde getirdi.

sinema2000’li yıllara yaklaşırken sinema salonlarında da bir artış göze çarpıyor. Video tabanlı kameraların yaygınlaşmasıyla ve film dağıtım ağlarının uluslararası medya devlerinin denetimine girmesiyle ortaya çıkan film çeşitliliği aynı anda farklı filmlerin gösterime girebileceği sinema salonlarını da beraberinde getirdi. Ancak bazı araştırmalara göre bu artış yeni düzen neo-liberal politikaların bir yanılsamasıydı. Büyük sinema salonları izleyiciye farklı seçenekler sunmak için ikiye, üçe bölünerek küçüldü ve koltuk sayıları da azaldı. 1970’de sinema salonu başına düşen izleyici sayısı 102 binken, 2009’da salon başına düşen izleyici sayısı 21 bine düştü.

Birbiri ardına açılan alışveriş merkezleriyle sinema salonlarının sayısı bin 500’ü buldu. Açılan alışveriş merkezlerinin ülkedeki gelişimini görmek için birkaç rakam vermek gerekirse; Sofya’da 5, Tahran‘da 4, Ati
na’da 4, Şam‘da 2 tane bulunurken İstanbul’da 93 tane bulunuyor. 2000’de 25 milyon olan satılan toplam bilet sayısı, 2008’de 38 milyonla son yılların en yüksek seviyesine ulaştı. Alışveriş merkezlerinin getirdiği yeni tüketim alışkanlıkları bu şekilde sinemayı da etkiledi.

1989’da yapılan bir araştırmaya göre; Türkiye‘de sinemaya gidenlerin çoğu “günlük sıkıntılardan uzaklaşmak, dinlenmek veya bilgi edinmek” içindi. Ayda en az iki defa sinemaya giden memur emeklisi Yusuf Tekin ise alışveriş merkezlerindeki sinemalara gitmesinin nedenini “zaman ayıramadığı çocuklarıyla birlikte vakit geçirmek, film öncesi veya sonrası yemek yemek, kısaca biraz nefes almak” diye açıklıyor. Başka bir izleyici ise alışveriş merkezlerindeki sinemaların daha konforlu ve teknik bakımdan daha iyi olduğunu söylüyor.

Sonuç olarak multipleks sinemalardan movieplex sinema salonlarına geçişle filmin içeriği ikinci plana atılıp şekil ve görsellik öne çıkıyor. İzleyiciye kalan da rahatlama ve gevşemeyle birlikte tutkulu bir gerilim!






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Edebiyatın karanlık kahini: Aldous Huxley

Bütün zamanlarda raslayabileceğimiz, zamanını aşmış, hatta zaman hakkında öngörüde bulunmuş ve bu öngörüleri gerçekleşmiş insanlar vardır. Bu gün sizler için Aldous Huxley'in hayatından sahneleri...

Son haberler

Altın Portakal’ın sinema TIR’ı yola çıktı

Antalya’da bu yıl 57’ncisi düzenlenecek Altın Portakal Film Festivali için hazırlanan TIR, sinemaseverlerle buluştu. AA’nın haberine göre 3-10 Ekim tarihlerinde düzenlenecek festival için özel...

Eğitim teknolojileri girişimi Synkers, 1.8 milyon dolar yatırım aldı

Öğrenciler ile özel öğretmenleri/eğitmenleri bir araya getiren eğitim teknolojileri girişimi Synkers, Seri A öncesi turda 1.8 milyon dolar yatırım aldı.Lübnan merkezli girişimin yatırım...

Kredi faizleri yükseldi 2. el araç satışı durdu

Bu haber 35 kez okunmuştur. Pandemi sonrası fiyatları yükselen 2. el araçlara talep, son günlerde bir hayli...

Koç burcunda Dolunay haftası: Öfkeyle kalkan zararla oturur

Koç'un ateşli, sabırsız, hızlı ve öfkeli hali hepimizi aynı duygularla derinden etkileyebilir. Bu dönemde bir çok insan huysuz, hırçın ve tahammülsüz olacağı...