8.5 C
İstanbul
Çarşamba, Eylül 23, 2020

Sosyal Medyadan 20 maddeyle Beşiktaş yenilgisi

UEFA Avrupa Ligi'nde Clup Brugge ile kendi evinde oynayan Beşiktaş 3-1 112 yaşının doğum gününde onulmaz bir yenilgi aldı.Sizin için Twitter'da göze çarpan on...

Bunlara bakmalısınız

Yapay Zeka: Dost Mu, Düşman Mı?

Londra'daki Kraliyet Cemiyeti'nde sıradan bir Haziran'ın bir Cumartesi sabahı. Bilgisayar bilimcileri, halk arasında ünlü isimler ve gazeteciler, onlarca yıldır süregelen bir mücadeleye tanıklık etmek...

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Ortadoğu’nun kadife sesi Mohsen Namjoo ve 10 şarkısı

Mohsen Namjoo Meşhed şehrinde geleneksel yapıdaki bir aile içerisinde büyüdü. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocukluğunda başlamıştı. okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol...

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Üretim ve Tüketim üzerine bir film

Gıda üretimi ve tüketiminin bugünkü halini gösteren çok etkileyici bir kısa belgesel. Samsara film şirketinin Mark Magidson yapımcılığında gerçekleştirdiği 102 dakikalık filmin 6 dakikalık bir...

Ekonomiden hiç mi umut yok?

Twitter’de bir kadın takipçim kelimeleri tokat gibi vuruyor yüzüme:  “Zaten sen hep kara haber vermeye bayılırsın!”. Ablam, iyi haber vardı da biz mi vermedik?  Bak, sen Cuma gününü bekle, 1Ç2019 GSYİH bir önceki çeyreğe göre büyüme gösterecek, Berat Abim hemen gazı verecek:  “Teknik  resesyondan çıktık”. “Hızla normalleşiyoruz”. Ardından tatavacı basın alacak sazı eline:  “Algı operasyonu tutmadı, dış düşmanlar ve onların vatan haini işbirlikçilerinin (bakınız FÖŞ)  tüm çabalarına karşın Türkiye ekonomisi büyüdü!“

 

Bu aldatma ve kaçınılması imkansız akibeti geciktirme operasyonu 23 Haziran seçimlerine kadar devam edecek. Sonra çöküş itiraf edilecek ve IMF huzura çağrılacak.

 

Her gittiğim yerde soruyorlar:  “Hiç mi umut yok ekonomiden? “  “HAYIR” diyorum. “İstikrar programı ve reform yoluna sapılmadan, S-400 krizi bitmeden ve IMF gelmeden umut yok”.  Yıllar sürecek bir koma aşamasındayız.

 

Anlatayım. İlk sebebi Başkanlık Sistemi diye bir objenin varolmaması. Hergün değişen kararlar ve politikalarla yargının tamamen ele geçirilmiş olması kelle başı gelirin 9 bin doları aştığı bu modern ve karmaşık ekonomide planlama zorluğu yaratıyor. Hükümet ve bürokrasi yarın ne olacağını bilmiyorsa, işinsanı yatırım yapmaz, fon yöneticisi ve kreditör de bu ülkeye ayak basmaz. Hepimiz bir felç hali içindeyiz.

 

İkinci neden Gelişmekte Olan Piyasalarda (GOP, Ülkeler = GOÜ) yaşanan karmaşa. Mayıs’da 10-12 milyar dolar para kaçtı bu varlık sınıfından. Bize zaten sıcak para gelmiyordu, bu panik sürdükçe ağzımızla kuş tutsak gelmez. Sıcak paranın fazlası bazen başa beladır, amenna. Ama şu anda en çok ihtiyacımız olan şey. Güçlü bir sıcak para akımı TCMB F/X rezervini besler, TL’nin değer kazanması yoluyla enflasyon ve kredi faizlerini düşürür. Psikolojik olarak tüm topluma rahat bir nefes aldırır.

 

Bizde tam tersi oluyor. Ancak kamu bankası satışlarıyla engellenen doların önlenemez yükselişi yüzünden kurumsal bilançolardaki tahribat artık yıkım boyutlarına erişiyor. Firmalar, kepenk indirmese de, üretimi kısıyor, sabit sermaye yatırımlarından vazgeçiyor, ya da kredi yeniden yapılandırmaya gidiyor.

 

Ekonominin toparlanması için sağlıklı ve şakır şakır çalışan bir kredi mekanizması şart. Ama bizde tek pistona indik. Özel bankalar artık kredi vermiyor.  Çünkü mevduat ve kredi faizleri hükümetin emriyle belirleniyor, o parametreler de ekonomide gözlene kredi (yani batık) riskiyle örtüşmüyor.

 

Sorunları ağırlaştıran bir başka olgu ise hükümetin yanlış teşhisi. İVME paketi gibi ucuz kredi ve ithal ikamesi programları ile ekonomiyi canlandıracaklarını düşünüyorlar. Yani, Ankara resesyonu bir arz katılığı ya da eksikliği olarak okuyor. Halbuki asıl sorun talep eksikliği.  Geçen sene bizi ihracat kurtardı. Bu sene AB’de duraklama yüzünden ihracat iyice yavaşladı. Birinci çeyrekde büyüme tamamen dev bütçe harcamaları sayesinde temin edildi, ama ilk dört ayda TL54  milyar açık verince, Maliye’de herkesin beti benzi soldu. Bu tempoyla gidilemez. Harcamalar fren atıyor, 23 Haziran seçimlerinden sonra başta elektrik ve doğal gaz, çift haneli zamlar ve yepyeni vergi türleriyle gelir tarafı tahkim edilecek. Daralan faiz-dışı bütçe açığı da ekonomiden talebin emilmesi anlamına gelir.

 




Ekonomide nihai harcamaların %55-60’i özel tüketim. Ama hanehalkının tüketecek gücü kalmadı. Bunu ispat etmek  çok kolay. Dün yayınlanan ISO-500 anketine bakıyorum, Türkiye’nin sanayi devleri 2018’de ortalama %20 zam yapmışlar çalışanlara, yani enflasyon kadar. Daha ufak firmaların bu kadarını yaptığını dahi sanmıyorum. Bir başka deyişle, emek sınıfının reel geliri ya büyümüyor ya da çok az büyüyor.  Buna karşın gıda gibi en zaruri ihtiyacın fiyatının ortalama %30 artması, ihtiyari harcamalara ayrılacak payı kısarak  perakendeden sağlığa kadar çok geniş bir pazar zincirinde talep sıkıntısı yaratıyor.

 

Ocak-Şubat-Mart  dönemini kapsayan istihdam anketine göre son 12 ayda tarım-dışı sektörlerde takriben 500 bin kişi işini kaybetmiş. Bu sene en iyimser büyüme tahmini %0. Biz %3 daralma bekliyoruz. Bu tahmin aralığında net istihdam yaratılmaz. Yani sene sonuna kadar istihdam kaybı 1 milyonu aşar. Aritmatik basit. Kişi başı harcanabilir gelir reel olarak sabit, ama çalışan kişi sayısı 1 milyon azalmış. Nasıl tüketecek bu ekonomi?

 

Krediyle tüketemez mi?  Hayır, tüketmiyor işte. Çünkü hükümet firmalara kredi aksın diye bireysel kredi faizini serbest bıraktı onlar da %30’da. Neticede son 12 ayda bireysel kredi hacmi sadece %1 büyüdü, yani reel olarak nerdeyse %20 daraldı.

 

Bunlar seçime bağlı tedirginlikler olmasın?  23 Haziran’da iki tarafın da “meşru” kabul  edeceği bir sonuç açıklanırsa (Yani AKP-MHP sonunda Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını itiraf ederse) psikoloji düzelir, harcamalar artar mı?  Evet, kısmen ama yetmez. Çünkü sırada S-400 krizi var. Washington’dan dönen güvendiğim uzmanlarla konuştum, Trump yönetimi hala çare arıyor, ama Kongre niyeti bozmuş. S-400 sınırımızdan içeri girdiği anda CAATSA yaptırımları geliyor. Trump da bunları affedemez. CAATSA’nın en sıkıcı tarafı askeri yaptırımlar değil, mali kısmı. Türkiye’ye kredi ve sıcak para girişi iyice kuruyacak. Döviz yükselecek, kredi pahalılaşacak.

Twitter’de bunları yazıyorum, yüzlerce troll haykırıyor:  “Özgürlüğümüz uğruna aç kalırız”. Kalmazsın, bir ay sonra “Teslim oldum” diye bağırırsın. Daha da ötesi, ulan ABD’den Patriot almayıp Putin’den S-400 almak bağımsızlık mı oluyor? Elin Moskofu ebesinin hayrına mı veriyor sana o silahı. Akıllı olun.

 

Seçimler ve S-400 krizi atlatıldığında, ki selametle atlatacağız eminim, banka ve şirket bilançolarında kanserli doku gibi 50-60 milyar dolarlık bir delik açıldığını göreceğiz. O delik IMF parasıyla yamanmadan da ekonomide umut yok. Bağırıp çağırarak, slogan atarak ekonomi kurtarılmaz canlarım.

 

 

FÖŞ

 

Videolarımı seyretmek için tıklayın

 








CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Kitaplardan Sinemaya Uyarlanan ‘Baş Yapıtlar’

Derleme/Günel Abdullayeva Tekcan Her zaman sevdiğimiz kitapları defalarca okumak hoşumuza gidiyor ama bu kitapların film versiyonları da bir o kadar heyecanlı olmuyor değil. Hele bu...

Henüz izlemediyseniz ‘Mutlaka’ izlemeniz gereken 15 film!

Derleme/Eren Aşnaz Henüz izlemediyseniz izlemeniz gereken 15 filmi bu hafta sizler için derledik. Usta oyuncu ve efsane olmuş yönetmenlerden derlediğimiz filmlerin hepsini, yok olması imkansız...

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Son haberler

Günlük Bülten: ‘Bankalar Öncülüğündeki Satış Küresel Risk İştahını Baskıladı’

Piyasa Gündemi Dünya genelinde yaşanan vaka sayılarındaki artışa bağlı olarak tedbirlerin yeniden gündeme gelebileceğine ilişkin artan korkular ve küresel bankacılık sistemindeki yasa dışı işlemlerle...

İş Yatırım’dan Uluslararası Piyasalar Raporu

Eurotahvil Piyasaları Haftanın ilk gününde endekslerdeki negatif seyir ABD tahvillerine yönelik talebin artmasına sebep oldu. 10 yıl vadeli kıymet dün kapanışa göre yaklaşık 2,8...

Tüketici güveni Eylül’de yüzde 3,2 arttı…

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayına ilişkin Tüketici Güven Endeksi rakamlarını açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği...

Doğu Akdeniz’deki altı ülke, doğalgaz çalışmaları için Mısır merkezli forum kurdu

Akdeniz’e kıyısı olan altı ülke, Doğu Akdeniz’de bulunan doğalgaz kaynaklarının çıkarılması ve ihracatını teşvik etmek amacıyla Mısır merkezli hükümetler arası bir kurum kurdu.Mısır,...

Erdem Tepegöz’ün yazıp yönettiği ‘Gölgeler İçinde’ Moskova’da yarışacak

Erdem Tepegöz’ün yazıp yönettiği “Gölgeler İçinde” adlı filmin ilkgösterimi 42. Moskova Uluslararası Film Festivali’nde gerçekleşecek. İlk filmi “Zerre”yle ulusal ve uluslararası festivallerden birçok ödül...