8.5 C
İstanbul
Pazartesi, Mayıs 25, 2020

42 vuruşta Bernard Pras ve harika ötesi anamorfik resim çalışmaları

Fransız sanatçı Bernard Pras yaptığı anamorfik çalışmalarıyla tam anlamıyla herkesi kendine hayran bırakıyor. Çevresinde bulduğu kullanılmış oyuncaklar, ilaç kutuları, boş şişeler, kumaş parçaları gibi...

Bunlara bakmalısınız

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Ortadoğu’nun kadife sesi Mohsen Namjoo ve 10 şarkısı

Mohsen Namjoo Meşhed şehrinde geleneksel yapıdaki bir aile içerisinde büyüdü. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocukluğunda başlamıştı. okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol...

20 şiiriyle Ülkü Tamer

1937 senesinde Antep’te dünyaya gelen Ülkü Tamer, 1 Nisan 2018’de yaşamını devam ettirdiği Muğla’nın Bodrum ilçesinde hayatını kaybetti.İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden...

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

Üretim ve Tüketim üzerine bir film

Gıda üretimi ve tüketiminin bugünkü halini gösteren çok etkileyici bir kısa belgesel. Samsara film şirketinin Mark Magidson yapımcılığında gerçekleştirdiği 102 dakikalık filmin 6 dakikalık bir...

Yaşar Kemal: Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne

Siz ne derseniz deyin, ben bıktım. Nah burama geldi. Neredeyse öfkeden, çaresizlikten boğulacağım. Kendimi kandırmaya çalışıyorum. İyi olacak, iyi olacak! Başkalarını da kendimle birlikte...

Ekonomiden hiç mi umut yok?

Twitter’de bir kadın takipçim kelimeleri tokat gibi vuruyor yüzüme:  “Zaten sen hep kara haber vermeye bayılırsın!”. Ablam, iyi haber vardı da biz mi vermedik?  Bak, sen Cuma gününü bekle, 1Ç2019 GSYİH bir önceki çeyreğe göre büyüme gösterecek, Berat Abim hemen gazı verecek:  “Teknik  resesyondan çıktık”. “Hızla normalleşiyoruz”. Ardından tatavacı basın alacak sazı eline:  “Algı operasyonu tutmadı, dış düşmanlar ve onların vatan haini işbirlikçilerinin (bakınız FÖŞ)  tüm çabalarına karşın Türkiye ekonomisi büyüdü!“

 

Bu aldatma ve kaçınılması imkansız akibeti geciktirme operasyonu 23 Haziran seçimlerine kadar devam edecek. Sonra çöküş itiraf edilecek ve IMF huzura çağrılacak.

 

Her gittiğim yerde soruyorlar:  “Hiç mi umut yok ekonomiden? “  “HAYIR” diyorum. “İstikrar programı ve reform yoluna sapılmadan, S-400 krizi bitmeden ve IMF gelmeden umut yok”.  Yıllar sürecek bir koma aşamasındayız.

 

Anlatayım. İlk sebebi Başkanlık Sistemi diye bir objenin varolmaması. Hergün değişen kararlar ve politikalarla yargının tamamen ele geçirilmiş olması kelle başı gelirin 9 bin doları aştığı bu modern ve karmaşık ekonomide planlama zorluğu yaratıyor. Hükümet ve bürokrasi yarın ne olacağını bilmiyorsa, işinsanı yatırım yapmaz, fon yöneticisi ve kreditör de bu ülkeye ayak basmaz. Hepimiz bir felç hali içindeyiz.

 

İkinci neden Gelişmekte Olan Piyasalarda (GOP, Ülkeler = GOÜ) yaşanan karmaşa. Mayıs’da 10-12 milyar dolar para kaçtı bu varlık sınıfından. Bize zaten sıcak para gelmiyordu, bu panik sürdükçe ağzımızla kuş tutsak gelmez. Sıcak paranın fazlası bazen başa beladır, amenna. Ama şu anda en çok ihtiyacımız olan şey. Güçlü bir sıcak para akımı TCMB F/X rezervini besler, TL’nin değer kazanması yoluyla enflasyon ve kredi faizlerini düşürür. Psikolojik olarak tüm topluma rahat bir nefes aldırır.

 

Bizde tam tersi oluyor. Ancak kamu bankası satışlarıyla engellenen doların önlenemez yükselişi yüzünden kurumsal bilançolardaki tahribat artık yıkım boyutlarına erişiyor. Firmalar, kepenk indirmese de, üretimi kısıyor, sabit sermaye yatırımlarından vazgeçiyor, ya da kredi yeniden yapılandırmaya gidiyor.

 

Ekonominin toparlanması için sağlıklı ve şakır şakır çalışan bir kredi mekanizması şart. Ama bizde tek pistona indik. Özel bankalar artık kredi vermiyor.  Çünkü mevduat ve kredi faizleri hükümetin emriyle belirleniyor, o parametreler de ekonomide gözlene kredi (yani batık) riskiyle örtüşmüyor.

 

Sorunları ağırlaştıran bir başka olgu ise hükümetin yanlış teşhisi. İVME paketi gibi ucuz kredi ve ithal ikamesi programları ile ekonomiyi canlandıracaklarını düşünüyorlar. Yani, Ankara resesyonu bir arz katılığı ya da eksikliği olarak okuyor. Halbuki asıl sorun talep eksikliği.  Geçen sene bizi ihracat kurtardı. Bu sene AB’de duraklama yüzünden ihracat iyice yavaşladı. Birinci çeyrekde büyüme tamamen dev bütçe harcamaları sayesinde temin edildi, ama ilk dört ayda TL54  milyar açık verince, Maliye’de herkesin beti benzi soldu. Bu tempoyla gidilemez. Harcamalar fren atıyor, 23 Haziran seçimlerinden sonra başta elektrik ve doğal gaz, çift haneli zamlar ve yepyeni vergi türleriyle gelir tarafı tahkim edilecek. Daralan faiz-dışı bütçe açığı da ekonomiden talebin emilmesi anlamına gelir.

 




Ekonomide nihai harcamaların %55-60’i özel tüketim. Ama hanehalkının tüketecek gücü kalmadı. Bunu ispat etmek  çok kolay. Dün yayınlanan ISO-500 anketine bakıyorum, Türkiye’nin sanayi devleri 2018’de ortalama %20 zam yapmışlar çalışanlara, yani enflasyon kadar. Daha ufak firmaların bu kadarını yaptığını dahi sanmıyorum. Bir başka deyişle, emek sınıfının reel geliri ya büyümüyor ya da çok az büyüyor.  Buna karşın gıda gibi en zaruri ihtiyacın fiyatının ortalama %30 artması, ihtiyari harcamalara ayrılacak payı kısarak  perakendeden sağlığa kadar çok geniş bir pazar zincirinde talep sıkıntısı yaratıyor.

 

Ocak-Şubat-Mart  dönemini kapsayan istihdam anketine göre son 12 ayda tarım-dışı sektörlerde takriben 500 bin kişi işini kaybetmiş. Bu sene en iyimser büyüme tahmini %0. Biz %3 daralma bekliyoruz. Bu tahmin aralığında net istihdam yaratılmaz. Yani sene sonuna kadar istihdam kaybı 1 milyonu aşar. Aritmatik basit. Kişi başı harcanabilir gelir reel olarak sabit, ama çalışan kişi sayısı 1 milyon azalmış. Nasıl tüketecek bu ekonomi?

 

Krediyle tüketemez mi?  Hayır, tüketmiyor işte. Çünkü hükümet firmalara kredi aksın diye bireysel kredi faizini serbest bıraktı onlar da %30’da. Neticede son 12 ayda bireysel kredi hacmi sadece %1 büyüdü, yani reel olarak nerdeyse %20 daraldı.

 

Bunlar seçime bağlı tedirginlikler olmasın?  23 Haziran’da iki tarafın da “meşru” kabul  edeceği bir sonuç açıklanırsa (Yani AKP-MHP sonunda Ekrem İmamoğlu’nun kazandığını itiraf ederse) psikoloji düzelir, harcamalar artar mı?  Evet, kısmen ama yetmez. Çünkü sırada S-400 krizi var. Washington’dan dönen güvendiğim uzmanlarla konuştum, Trump yönetimi hala çare arıyor, ama Kongre niyeti bozmuş. S-400 sınırımızdan içeri girdiği anda CAATSA yaptırımları geliyor. Trump da bunları affedemez. CAATSA’nın en sıkıcı tarafı askeri yaptırımlar değil, mali kısmı. Türkiye’ye kredi ve sıcak para girişi iyice kuruyacak. Döviz yükselecek, kredi pahalılaşacak.

Twitter’de bunları yazıyorum, yüzlerce troll haykırıyor:  “Özgürlüğümüz uğruna aç kalırız”. Kalmazsın, bir ay sonra “Teslim oldum” diye bağırırsın. Daha da ötesi, ulan ABD’den Patriot almayıp Putin’den S-400 almak bağımsızlık mı oluyor? Elin Moskofu ebesinin hayrına mı veriyor sana o silahı. Akıllı olun.

 

Seçimler ve S-400 krizi atlatıldığında, ki selametle atlatacağız eminim, banka ve şirket bilançolarında kanserli doku gibi 50-60 milyar dolarlık bir delik açıldığını göreceğiz. O delik IMF parasıyla yamanmadan da ekonomide umut yok. Bağırıp çağırarak, slogan atarak ekonomi kurtarılmaz canlarım.

 

 

FÖŞ

 

Videolarımı seyretmek için tıklayın

 








CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Erkeğin dünyasında zincirlerini kırmış 20 kadına adanmış 20 film

Tarihte bazı kadınlar toplum yapısına sirayet etmiş cinsiyet algısını öyle zorladılar ki, bugün onlar sayesinde bir nebzede olsa daha eşit bir dünya oluştu. Bu...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz. İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

Son haberler

Pompeo: Libya’daki krizin askeri çözümü yok

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Libya’daki krizin askeri çözümü yok” dedi.Fotoğraf: ReutersLibya’da son olarak Türkiye’nin de desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Trablus’u...

Britanya’da yurtdışından gelenler kendilerini 14 gün karantinaya alacak: Kurala uymayana 1000 sterlin ceza

Britanya, Covid-19 salgınıyla mücadele kapsamında ülkeye gelen yolcuların kendilerini 14 gün karantinaya alması gerektiğini kararlaştırdı.Fotoğraf: ReutersAA’nın haberine göre, İçişleri Bakanı Priti Patel, günlük basın...

Trump’tan eyalet valilerine: Daha çok duaya ihtiyacımız var, ibadethaneleri açın

ABD Başkanı Donald Trump, eyalet valilerinden Covid-19 önlemleri çerçevesinde ibadethanelerin açılmasına izin vermelerini, aksi halde kendi yetkilerini kullanacağını söyledi. Fotoğraf: ReutersTrump, Beyaz Saray’daki basın açıklamasında...

Fransız bakan: Renault yardım almazsa batabilir

Fransa Maliye Bakanı Bruno Le Maire, Renault’nun kısa zaman içinde yardım alamazsa batabileceği uyarısında bulundu. Japon medyasında ise Renault’nun ortağı Nissan’ın çoğunluğu Avrupa’da...

‘Yéké Yéké’ şarkısıyla bilinen Gineli sanatçı Mory Kante hayatını kaybetti

Afrika müziğinin dünya çapında tanınmasında büyük katkısı olan Gineli sanatçı Mory Kante, 70 yaşında hayatını kaybetti. Mory Kante’nin oğlu Balla Kante, Fransız haber ajansı...