8.5 C
İstanbul
Perşembe, Mayıs 21, 2020

Silvan’dan 34 fotoğrafla 11 günlük savaşın bilançosu

Silvan'da 11'inci gününe giren sokağa çıkma yasağında şehir merkezi savaş alanına dönmüş vaziyette. 7 vatandaşın hayatını kaybettiği çatışmalarda harabeye dönen şehirden 34 fotoğrafı sizin...

Bunlara bakmalısınız

Yaşar Kemal: Sevmek, Sevinmek, İyi Şeyler Üstüne

Siz ne derseniz deyin, ben bıktım. Nah burama geldi. Neredeyse öfkeden, çaresizlikten boğulacağım. Kendimi kandırmaya çalışıyorum. İyi olacak, iyi olacak! Başkalarını da kendimle birlikte...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

20 şiiriyle Ülkü Tamer

1937 senesinde Antep’te dünyaya gelen Ülkü Tamer, 1 Nisan 2018’de yaşamını devam ettirdiği Muğla’nın Bodrum ilçesinde hayatını kaybetti.İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.

Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..

Seni inşaat işçisi; fayans ustası, duvar ustası..

Çimento torbasını boşaltırken gözüne kaçan tozun haddi hesabı yoktu. Hala kan kırmızı gözleri! Küreğiyle daire haline getirdiği çimentonun içine doldurduğu suda dalgalanan kafasında, terini parlarken görüyordu. Gözlerini ise kara. Ayaklarından tavana asılıp günlerce öyle bekletildiği işkencelerde, akan kanında da gözlerini kızıl görmüştü. Esmer Ten’in mordan ayrı kaldığı ne duyulmuş ne de görülmüş şeydi.  Vücudu mosmordu sallandığı tavanda!

Bin dokuz yüz doksan Şırnak yıllarında bir evin temeli atıldı, ben diyeyim iki siz deyin üç tuğla üst üste konuldu. Hepsi bu! O zamanda o kadardı! Şimdi de o kadar!

Kırıcının operatörü geçti kırıcı makinesinin başına yıktı o tuğlaları başımıza.

tak, tak, tak.. tuk, tuk, tuk.. çık, çık, çık.. terk, terk, terk..

Her günü ablukalı, katırları üstünde ölüleri, yanık ağıtları, inatçı değil ürkek keçileri, etli etli dutları, ceviz ağaçlarının gölgesinde çekilen kaçak uykularıyla, Uludere de alışılmadık biçimde bulutsuz bir gündü. O günün gecesi, işçinin derme çatma evi basıldı. Atlara nal çakma işini de yapardı. Nallar bir bir yerde. Ceviz ağacı heybetle az ötede. Kırıcı makinesinin operatörleri, işçiyi aldılar götürdüler, atlet don..

Tuğla mı lazım? O kolay.

Hımm demek çimento o bizde gani gani.

Kırıcı makinesi mi lazım? ooohh gırla.!

Evi işi, bebek işi.. Sen, Korucu ol hele!

Olmam, dedi! Yapmam dedi!!.

Sallandırın tavanda!

Gün içerisinde tuğladan dökülen kahverengi tozlar, gece yarısı işkence vakitlerinde yerini lop lop akan kanların kızıllığına bıraktı. Mor hoş gele.. Bir süre kahverengi, kırmızı ve mor ile geçimini sürdürdü. En çok mor yedi!

Bir işçinin ‘rengârenk’ yaşamına sonradan yolların, göçebeliğin rengi de eklendi. Yamalı şalvarına az toprak ekledi. Göç bu! Gidişlerin en zoru. Göç yollarında terine ter ekledi, sarp kayalık yolların taş yaralarını ekledi her adımında, tütününe sarılık ekledi, nasır sarısı ellerinden, gözyaşlarına bu sefer o eklendi! Eklemelerin maşallahı vardı ekledi de ekledi. Kalmayı asla kendisinin istemediği yeni bir şehirde, etrafta bir ceset gibiydi. Fayans bilir, duvar bilir elinden her iş gelirdi de dil bilmezdi. Hala da bilir sayılmaz! Köyden aldığı haberler hep köz gibi cayır cayır yakardı ciğerini. Bazen ihanet duyardı bazen dürüstlük. Hepsinde her defasında efkârlanır, cebinden cep tarağını çıkartır kızının altın sarısı saçlarını tarardı. O da öyle bir meşgalesiydi! Kışları sobaya attığı her odunda köyde, eşeğiyle gittiği oduncu günlerini anımsardı. Yıllar geçtikçe küçülen gözleri nemlenir, göz kafesi içindeki akışkan gözbebekleri tütün kesesine kayardı. Göğüs kafesindeki aynı daraltıcı sıkışma ile hararetle gümleyen sobanın vuruşları arasında bir fark yoktu. Bir ihtiyar ağız ‘’Daran bikin şeş agir bibe xweş’’ sözü ağzından düşmezdi. Özlem, soğuk, acı ve sürgün kış günlerinde ki tek güzel kelime o Kürtçe deyimin içinde geçen ‘’xweş’’ sözcüğüydü. Bir süre geçimini bedeninin kafeslerinden yayılan acılar ve sancılarla geçirdi. Bildiği dilin xweş ile başlayan cümleleri en güzel demleriydi. Sürgün şehirlerin kar’ı da adam gibi yağmazdı ki! O, köyde yaptığı kar üstü pekmezlerle tatlandırırdı hayallerini.. Tütünden sararan el ne bilir yaş cevizden kararan elin güzelliğini. Ellerini güzel hayal ederdi!

Yeniden sefer vakti, sürgün yollarının köye gidişlerine bu sefer hayallerini ekledi. Valla utanmasa, ceylan gibi sekerek gidecekti! Çocukluğun bilyeleri yaşlanmaz. Hep şeffaf, onları da ekledi. Ceviz reçeline bandırıp durduğu tandır ekmeğinin kokusunu hissetti bedeninin kafesinde. Madene indiği zamanlardan, yollardan geçecekti. Nal çakma vakitleri atlara duyduğu hasreti giderecekti. Dutları gözünden öpecekti. Dağlardan köye inen patika yollardan geçmez olur mu? Ne bulduysa ekledi yamalı şalvarına. Şalvarda şalvarmış haa!  Az gram mutluluk ekledi. Gramı şehirde öğrenmişti. Yoksulluğun ekmek arası, soluk ve utanmaz rengi. Gram! Dutları gözünden öpecekti.. Xweş Xweş köye yeniden gitti.

Yıkık tuğla parçaları doğadan, belki de her türlü rengi almıştı. Önce bi süpürdü, parçalananları, basılanları.. Yine çimento harcını yaptı, bir iki tuğla üst üste koydu, yok yok koyacak gibi oldu daha doğrusu koy-ma-ya ya-kınnn kırıcı operatörlerinin eli ensesinde! İşkence vakti gelmişti. Tuğla kahverengisi, kırmızı ve en çok mor’lu bir gecede bir kez daha ‘‘Korucu olacaksın’’ küfürlerini duydu.

Olmam, dedi!

Yara eklemeleriyle sürgün yollarının o büyükşehre gidişlerini yeniden kat etti.

Doksanlı yıllardan bu yana hayatı hep bu renk dönüşümleriyle geçti. Renklerin vardiyasında en çok mor’un tadına baktırıldı! Savaşın, sürgünlüğün, yoksulluğun izleri hep daha baskın. Baskınlar, baskılar yetmiyormuş gibi baskın! Kaçakçı dilbilimcilerin söylemleri az mı derin yaralar bıraktı? Ablukalı günlerde vazgeçildi mi ki tandır ekmeği yemekten, ambargolu kıt günlerde asla vazgeçilmedi umutlardan..

Ama;

Adı gibi biliyor ki o evin teslim tarihi, Barış’ın gelişi..






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Patti Smith’ten Frida Kahlo ve Diego Rivera’ya bir aşk mektubu

Frida Kahlo da her kadın gibi kurbanıydı toplumun, öteki idi. Ama köşesine çekilip acılarının öylece geçmesini beklemedi. Kendisi ile yüzleşirken aslında kadınlığı ile de...

Dildeki cinsiyetçilikten kurtulmak için 14 maddelik imtihan

Türkçede hem günlük konuşma dilinde hem de tarihsel olarak günümüze değin bir anlam kazanan deyimler silsilesi kadın ve erkek cinsleri ve toplumsal cinsiyet rolleri...

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Son haberler

Twitter fotoğrafından yeni bir canlı keşfedildi

Twitter fotoğrafından yeni bir canlı keşfedildi Twitter'da paylaşılan bir kırkayak fotoğrafı yeni bir canlı türünün keşfedilmesini sağladı. Yeni canlıya "Troglomyces twitteri" adı verildi.

Ünlü oyunculardan bağış için YouTube’da kitap okuma etkinliği

Meryl Streep, Benedict Cumberbatch, Cate Blanchet gibi ünlü oyuncular, yönetmen Taika Waititi’nin öncülüğünde internette okuma etkinliği düzenliyor. YouTube’da 10 bölüm sürecek okuma etkinliğinden elde edilecek...

Sabah Bülteni: “Bardağın dolu tarafı”

Bardağın dolu tarafı… Ekonomilerin açılmaya başlamasını kutlayan piyasalar Mayıs ayındaki kayıplarını tamamen geri aldı. Salgına karşı aşı (Moderna) ve ilaç (Remdesivir) geliştirilmesinde alınan olumlu...

Dünya Bankası: ‘Corona’ nedeniyle 60 milyon insan aşırı yoksulluğa itilebilir

Dünya Bankası Başkanı David Malpass, corona virüsünün yarattığı koşullar nedeniyle dünya genelinde 60 milyon kadar insanın ‘aşırı yoksulluğa’ itilebileceğini söyledi.Fotoğraf: ReutersKüresel ekonominin yüzde...

Günlük Rapor: “Uluslararası Piyasalar”

Eurotahvil Piyasaları Haftanın ilk işlem gününde olduğu gibi 19 Mayıs Salı günü de G10 para birimlerinin genelinde alımlar görülürken ABD 10 yıllık getirileri 0,70-0,74...