Engelsiz hayat için Kuşadası’nı seçti

0


20 yıldır tanısı konulamayan bir kas hastalığı
yaşayan ve son iki yıldır tekerlekli sandalye kullanmaya başlayan Deniz Öztürk,
engelsiz bir hayatı seçerek Kuşadası’nda yaşamaya başladı. Öztürk, “Adım
Deniz olmasına rağmen denize girmeye hasrettim” dedi.

Son 10 yıldır aralıklarla Kuşadası’na tatile geldiğini belirten Öztürk “En son geçen bayramda geldiğimde Ada’mıza alıca gözle baktım ve bana eşlik eden annemle birlikte Kuşadası’na taşınmaya karar verdik. Bu kararı vermemdeki en büyük etken Kuşadası’nda engelli bireylere duyulan saygı, insanların beni kendilerinden birisi olarak görüp o doğrultuda hareket etmeleri ve bunun yanında Kuşadası Belediyesi ve Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı imkânlar” diye konuştu.

’10 YIL SONRA DENİZE İLK KEZ KUŞADASI’NDA GİRDİM’

Hastalanmadan önce ve hastalandıktan sonra hem
yurtiçinde hem yurtdışında birçok tatil beldesine gittiğini söyleyen Öztürk
“Hiçbirisinde buradaki konforu bulamadım. Hatta bir süre önce Büyükşehir
Belediyesi’nin Engelsiz Plajı’nda 10 yıldır denize olan hasretimi gidererek
denize girdim. Buraya geldiğimde plajda görevli bütün Büyükşehir Belediyesi
personeli yardımcı olmak için seferber oldu. Hepsi birbirinden güleryüzlü,
hepsi birbirinden yardımsever… Önceliklerinin engelli vatandaşların denize
girmelerinde yardımcı olmak olduğunu söylediler” dedi.  

Sözlerine “Onların yardımıyla denize
girebildim. Tabii ki anlatılmaz bir duygu. Adım Deniz olduğu için denize bir
tutkum var fakat denize hasrettim. Bu Ada’ya taşınmamda çok etkili oldu. Bunun
yanında buradaki tuvaletlerde engelliler düşünülmüş ve tamamen kriterlere uygun
tuvaletler oluşturulmuş” diyerek devam eden Öztürk, bütün engelli
arkadaşlarını da Kuşadası’na, Aydın’a davet ettiğinin altını çizdi.

‘AYDIN’DA ENGELLİLERE POZİTİF AYRIMCILIK VAR’

Öztürk açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Engelli bir birey olarak artık pozitif ayrımcılığı geçtim, eşitlik bile bana bir lüks gibi görünürken ben Kuşadası’nda, Aydın’da pozitif ayrımcılık olduğunu görüyorum.  İnsanların bizleri el üstünde tuttuğunu görüyorum. Bu çok gururumu okşuyor. Böylelikle çektiğimiz sıkıntıları daha kolay göğüsleyebiliyoruz, hayata daha olumlu yaklaşabiliyoruz. Daha faydalı olabiliyoruz. Bu noktada buradaki uygulamaların korunması bile biz engelli bireyler için bir nimet. Bize burada hayata karışma, sosyalleşme, yaşama ve özgür olma imkânı veriliyor. Ufak tefek aksilikler olsa da burada yaşamaktan çok mutluyum.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here