8.5 C
İstanbul
Pazartesi, Mayıs 25, 2020

Öldükten sonra ağaç olarak dirilmek için Capsula Mundi

Anna ve Raoul adında iki İtalyan sanatçı, reenkarnasyon olarak bilinen ve öldükten sonra başka bir canlı formunda yaşamayı sağlayan bir projeye imza attılar.İtalyan sanatçılar,...

Bunlara bakmalısınız

Kitaplardan Sinemaya Uyarlanan ‘Baş Yapıtlar’

Derleme/Günel Abdullayeva Tekcan Her zaman sevdiğimiz kitapları defalarca okumak hoşumuza gidiyor ama bu kitapların film versiyonları da bir o kadar heyecanlı olmuyor değil. Hele bu...

Dresden’de Gezilecek 8 Yer

Doğu Almanya’nın mücevheri Dresden, nefes kesici güzelliğiyle şehri çevreleyen Elbe Nehri‘ne nazır nefis bir kent.

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf'ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz. İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

Erkekler için 7 maddelik “eril düzene katılmama” rehberi

Erkekler karşılarında bir feminist olduğu zaman “Ben kadınları ezmiyorum ki.”, “Bütün erkekler aynı değil” gibi argümanlara sarılabiliyorlar. İlginçtir, kadınların eziliyor olduğu gerçeğini kendilerine kişisel...

Sema Moritz’in hikayesi ve taş plak sesi

Sema Moritz, Türkiye Müziğinde Taş plak sesli şarkıcı olarak kendine yer edinmiş, bir daha onun gibisi gelir mi acaba dedirten bir müzisyen. Nokta dergisine...

Erken evren daha parlaktı

Erken evren daha parlaktı

Meydana getirilen incelemeler, yaşlı galaksilerin genç ve büyük yıldızlarla dolu bulunduğunu ortaya çıkardı; ikinci nesil uzay cisimleri, başlangıçta hidrojen ve helyumdan oluşuyordu fakat azca oranda daha ağır elementler de barındırıyordu.


Andrew Masterson

NASA’nın Spitzer Uzay Teleskopu’nun gerçekleştirdiği gözlemler, evrendeki kimi galaksilerin, gökbilimcilerin tahmin ettiğinden fazlaca daha parlak bulunduğunu açığa çıkardı.

Kraliyet Astronomi Derneği’nin Aylık Bültenler adlı dergisinde piyasaya sürülen ve arXiv.org adlı bilimsel web sayfasında tamamı okuyucuya sunulan bulgular, ‘Tekrardan İyonlaşma Çağı’ adıyla malum ve evrenin erken dönemlerindeki gelişim sürecinde minimum anlaşılmış aşamalardan birine ilişkin ipuçları barındırıyor.

DÖRT YÜZ BİN YILLIK KISA BİR DÖNEM

Bu dönem, Büyük Patlama’dan ortalama 300 bin yıl sonrasında başladı ve 700 bin yıl sonrasında bitti.

Evren bunun öncesinde, çoğunlukla ilk yıldızları oluşturmak için bir araya gelmeye süregelen etkisiz hidrojen gazından meydana geliyordu.

Bunlar, evrenin bir milyar yıl yaşına geldiği zamana dek ciddi halde oluşmaya süregelen sayısız yıldız kümelerinden fazlaca değişik yapıdaydı. Bilhassa de yalnızca hidrojen ve helyum atomlarından oluşuyorlardı.

İkinci nesil genç yıldızlar karbon, oksijen ve azot benzer biçimde azca oranda “ağır” elementler barındırıyorlardı; ne var ki, daha sonraki örneklere kıyasla, elementler açısından hâlâ zayıftılar.

Fazlaca erken bir dönemde oluşan yıldızlar gene de bir spektrumda ışınım yaydılar. Radyo dalgaları ve görünür ışık benzer biçimde uzun dalga boylarına haiz ışınım, etkisiz hidrojen atomlarıyla dolu engin yıldızlararası ortamı fazlaca kolay bir halde aşabildi.

Öte taraftan, mor-ötesi ışıklar, X-ışınları ve gama ışınları benzer biçimde daha kısa dalga boyundaki ışınım türleri daha sıkıntılı zamanlar geçirdi ve hidrojen atomlarına çarptılar. Bunu, elektronları atomlardan ayrıştırdıkları bir kuvvetle yaptılar ve böylece onları iyonlaştırdılar.

Bu vaka, hemen hemen tam olarak anlaşılamamakla beraber, evrenin gelişimini bugün gördüğümüz parlak ve yıldızlarla dolu bir var oluşa doğru yönlendirdi.

Gökbilimciler açısından gizemin temel parçalarından biri, her şeyi görece kısa bir süre içinde iyonize etmeye kafi gelecek kadar kısa dalga boyu radyasyonu üretebilen büyük bir kaynak bulmaktı.

ŞİMDİLİK GİZEMİNİ KORUYOR

Çağdaş yıldızlar aşırı oranda iyonlaştırıcı ışınım yaymazlar; bundan dolayı, uzaktaki öncüllerinin de yapmamış olmaları olası görünüyor. Küçük bir ihtimal olarak kuasarlar önerilse de şimdilik kati yanıtı kimse bilmiyor.

İsviçre’de bulunan Cenevre Üniversitesi’nde görevli ve son çalışmanın yazarı olan Stephane De Barros, “Bu, gözlemsel kozmolojideki en büyük ve yanıtlanmamış sorulardan biri,” diyor.

“Ne işe yaradığını biliyoruz fakat buna neden olan şey nedir? Elimizdeki yeni bulgular büyük ipuçları sağlayabilir.”

Söz mevzusu bulgular, Spitzer teleskopunun gökyüzünün iki bölgesinde bulunan 135 uzak galaksiyle ilgili gözlemlerinden elde edildi. Teleskop, her iki bölgeyi de 200 saatten uzun bir süre görüntüleyerek 13 milyar yıl ilkin evrene yayılan ışığı tespit etti.

Elde edilmiş sonuçlar sonrasında Hubble Uzay Teleskopu’nca toplanan arşiv verileriyle bir araya getirildi.

ŞAŞIRTICI DÜZEYDE PARLAK YILDIZLAR

Görüntüler, De Barros ve meslektaşlarını şaşırtan halde, genç yıldızların beklenenden fazlaca daha parlak bulunduğunu gösteriyordu. Parlaklık durumu bir-iki galaksiyle sınırı olan değildi -bu durum sonrasında bir gariplik olarak sınıflandırılacaktı-; aksine, tamamında durum aynıydı.

Meydana getirilen incelemeler, yaşlı galaksilerin genç ve büyük yıldızlarla dolu bulunduğunu ortaya çıkardı; ikinci nesil uzay cisimleri, başlangıçta hidrojen ve helyumdan oluşuyordu fakat azca oranda daha ağır elementler de barındırıyordu.

Parlaklık, galaksilerin barındırdığı hidrojen ve oksijen gazları ile etkileşime giren iyonlaştırıcı radyasyonun ürettiği iki hususi kızılötesi ışık dalga boyuyla sınırlıydı.

Eldeki verilerin önemi tam anlamıyla belirlenmiş değil ve bir süre daha belirlenemeyebilir. Öteki taraftan, bu bulgular, gökbilimcileri evrenin gelişme sürecindeki eleştiri bir aşamanın mekaniğini anlamaya bir adım daha yaklaştırıyorlar.

Araştırmanın ortak yazarı Pascal Oesch, “Spitzer’ın sağlamış olduğu bu sonuçlar, kozmik iyonlaşma ile alakalı gizemi çözmek için kesinlikle yeni bir adım,” diyor.

“Artık bu erken galaksilerdeki fizyolojik koşulların günümüzün bilindik galaksilerinden fazlaca daha değişik bulunduğunu biliyoruz. Bunun sebeplerini açıklamaksa James Webb Uzay Teleskopu’nun işi olacak,” diyor.

* Yazının aslı Cosmos Magazine sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Gabriel García Márquez Nobel Konuşması: Latin Amerika’nın Yalnızlığı

Gabriel García Márquez'in Nobel Konuşmasında okuduğu Latin Amerika'nın Yalnızlığı adlı metini sizlerle paylaşıyoruz.Antonio Pigafetta, Macellan’ın dünya çevresinde yaptığı ilk seyahate katılan Floransa’lı denizci, Amerika’nın...

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Erkeğin dünyasında zincirlerini kırmış 20 kadına adanmış 20 film

Tarihte bazı kadınlar toplum yapısına sirayet etmiş cinsiyet algısını öyle zorladılar ki, bugün onlar sayesinde bir nebzede olsa daha eşit bir dünya oluştu. Bu...

Son haberler

Almanya’nın nisandaki vergi geliri yüzde 25 azaldı

Corona virüsü salgını nedeniyle Almanya’nın nisan ayındaki vergi geliri, önceki yılın aynı dönemine göre dörtte bir oranında düştü.Fotoğraf: ReutersAA’da yer alana habere göre,...

Ali Kemal Çınar’ın karantinada çektiği kısa filmi ‘Dilop’ internette yayımlandı

Yönetmen Ali Kemal Çınar’ın karantina sürecinde evinde çektiği kısa filmi “Dilop” (Damla) internet üzerinden yayımlandı. “Dilop” adlı film ücretsiz olarak YouTube’dan izlenebilir. Çınar’ın önceki filmlerinde...

CHP İzmir eski il başkan yardımcısı Banu Özdemir, ‘Bella Ciao’ tweeti nedeniyle tutuklandı

Camilerde çalınan “Çav Bella” şarkısını paylaşan CHP üyesi ve eski İzmir il başkan yardımcısı Banu Özdemir tutuklandı. AA‘dan aktarılan haberlere göre, İzmir’deki bazı camilerin...

Kredi ve mevduat faizleri geriledi

Bankaların TL mevduat için uyguladıkları faiz oranı 15 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 11 baz puan azalarak %7,58 olurken dolar mevduat faizi 14 baz puan yükselişle %0,78 ve Euro mevduat faizi 7 baz puan...