izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiFÖŞ: 2021 Dünya Ekonomisi:...

FÖŞ: 2021 Dünya Ekonomisi: PollyAnna’yla Kabusların Freddie’si arasında bir yerde

Google News presshaber.com

[ad_1]

Avrupa Birliği Liderler Zirvesi’nde önceki gün alınan kararlar sonrasında Yunanistan hükümeti küplere bindi. Yunan Başbakan Miçotakis, “Türkiye’ye yaptırım baskısı bitmedi” iddiasında bulunurken Yunan basını Merkel’in Fransa Cumhurbaşkanı Macron’u son dakikada ikna ettiğini yazdı.

Ankara-Brüksel hattında iplerin gerilmesine sebep olan AB Liderler Zirvesi önceki gün tamamlandı. Zirvede daha önce basına sızdırılan taslak metindekinin aksine “Türkiye’ye yaptırım” çıkmazken bu kararın yankıları uluslararası kamuoyunda hissedilmeye devam ediliyor.

Kararın ardından bir açıklama yapan Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Türkiye’ye yaptırım ile ilgili konuştu. Miçotakis, “Türkiye’ye yaptırımlar konusunda bir son değil bu. Eğer Türkiye provokatif davranışa devam ederse AB yaptırımla yanıt verecektir. Türkiye’nin değişmesi bekleniyor ve onlar Avrupa’nın da kendi hızında yoluna devam ettiğini anladılar. AB, Yunanistan ve Rum Kesimi’ni destekliyor” dedi.

“MERKEL MACRON’U İKNA ETTİ”

Öte yandan Yunanistan’ın çok okunan gazetelerinden Kathimerini’nin İngilizce edisyonunda AB Liderler Zirvesi’nde Türkiye’ye yaptırımlar görüşülürken yaşananlar yayınlandı. Kathimerini, Türkiye’ye yaptırımlar görüşülürken Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’u ikna ettiğini yazdı.

Gazete, “Macron açıkça Almanya Başbakanı Merkel’in argümanına ikna oldu. Merkel, “Yeni ABD yönetiminin 20 Ocak’ta görevi alacağını ve bu durumun da Ankara’nın daha ılımlı olmasına ön ayak olacağını” söylediği belirtildi.

“DİPLOMASİYE BİR ŞANS DAHA”

Zirvede ayrıca İspanya ve İtalya’nın da Türkiye’ye yaptırımın gereksiz olduğu konusunda hemfikir olduğu ve Türkiye’nin AB için önemli olduğu açıklamasını yaptığı belirtildi. Bu iki ülke AB-Türkiye geriliminde “diplomasiye bir şans daha verilmesi” gerektiği konusunda görüş verdi.

Macron’un ayrıca Berlin’in görüşlerine katıldığı belirtilirken, Almanya’nın olası bir yaptırımın Türkiye’yi Moskova ve Pekin’e doğru sürüklemeye sebep olabileceğine dair görüşüne de katıldığı kaydedildi.



[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

AKP’ye olan sinirini ampulden çıkaran adam

"Yüzde elliyi evde zor tutuyoruz" sözleri üzerine çok farklı toplumsal kesimleri...

Güç Kaynağı

Güç kaynağı, elektronik cihazların, düzeneklerin ve sistemlerin ihtiyacı olan enerjiyi sağlayan...

Pentagon: Bağdadi’nin cenazesine uygun muamele edildi

ABD Savunma Bakanı Mark Esper ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mike...

Hamzaoğlu “baklavasına maç oynattı”

Galatasaray'ın yeni teknik adamı Hamza Hamzaoğlu, takım ruhu oluşturmak için yeni...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...