izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiGlobaldeki büyümesini sürdüren yerli...

Globaldeki büyümesini sürdüren yerli girişim Vispera, 2021’de küresel bir şirket olmayı hedefliyor

Google News presshaber.com

[ad_1]

Yapay görme ve makine öğrenmesi alanında geliştirdiği teknolojileri 18 ülkede, hızlı tüketim ve perakende sektörlerine çözüm olarak sunan Vispera, 2020’de projelerine hız kesmeden devam etti.

Türkiye, Hindistan, Romanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Brezilya, Almanya ve Polonya’da elde ettiği yeni müşterilerle yeni projeler başlatan Vispera, 2020 sonunda Hollanda’da kurduğu Vispera BV ile küresel bir teknoloji şirketi olma kararlığını 2021’de de sürdürecek.

Değişen pazar koşullarına uyum sağlamak amacıyla, perakende sektöründe Akıllı IoT ve e-ticaret alanları için geliştirdiği iki potansiyel ürünle 2020’yi kapatan Vispera’nın 2021 hedefi, bu ürünleri endüstri düzeyine çıkarıp pazara sunmak olacak.

2020 yılını organizasyonel büyüme ve yeniden yapılanma yılı olarak geçiren Vispera, pandemide sağladığı istihdamı yüzde 30 artırarak şirket içindeki yapılanmasını yeniden oluşturdu. Vispera 2021 yılına, çeşitli departman ve birimlerde görev alan yaklaşık 100 çalışanıyla hazırlanıyor.

Aytül Erçil: “Yeni ürünümüzün denemeleri Amerika’da başlayacak”

2020’de pandemi sebebiyle bazı projelerin durmuş olmasına karşın herhangi bir iptal yaşanmadığını ifade eden Vispera Kurucu Ortağı ve CEO’su Prof. Aytül Erçil, görüşlerini şu şekilde aktardı:

“2020, Microsoft’un Scaleup ve Intel’in Market Ready Solutions programlarına seçildiğimiz başarılı bir yıl oldu. Bu yıl ayrıca NVIDIA, Zebra, Atos SE gibi firmalarla stratejik işbirliklerimizi geliştirdik.

Ürünlerimizden Storesense, şu an 18 ülkede kullanılıyor. Shelfsight ürünümüz de Türkiye dışında Almanya ve Şili’deki mağaza ortamlarında deneme aşamasında. 2021’in ilk çeyreğinde de Amerika’da denemeleri başlayacak. Yeni ürünümüz Vispera Core’un da pilotu 2020’de başarı ile tamamlandı, 2021 yılında sahada kullanılmaya başlanacak.”

Ceyhun Burak Akgül: “Küresel bir teknoloji şirketi olma hedefine bir adım daha yaklaşacağız”

Vispera Kurucu Ortağı, CTO’su ve COO’su Ceyhun Burak Akgül de 2020 senesinin global pandemi nedeniyle ortaya çıkardığı zorlu koşulları Vispera olarak bir öğrenme, uyum sağlayabilme ve gelişme fırsatı olarak gördüklerini belirtti.

Akgül ayrıca, “Pandemi tüm dünyada ve dolayısıyla ülkemizde bir anda yaygınlaştığında hızlı bir refleks göstererek bütün sistemlerimizin kesintisiz çalışmaya devam etmesini sağladık ve bütün personelimizin uzaktan aynı verimlilikte çalışabilmesinin koşullarını olurduk.
Pandemi ayrıca ürün vizyonumuzu hızlandırmamıza yardım etti. Yeni ürün geliştirmelerine paralel olarak 2021’de Storesense, Shelfsight ve Core isimli ürünlerimizin işlev ve performanslarını artırmak için hazırladığımız planlarımızı uygulamayı sürdüreceğiz.
Organizasyonel yapılanma ve büyüme gündemimize gelecek yıl da devam edeceğiz. Geliştirdiğimiz yapay zeka ürünleri ve hedeflerimiz, Vispera’nın tüm dünyada gördüğü ilgiyi artırıyor. Bu anlamda 2021’de Vispera’yı daha etkili ve daha görünür kılacak fırsatlar yakalayacağımızı öngörüyoruz. Bu fırsatları değerlendirerek Vispera’nın küresel bir teknoloji şirketi olma hedefine bir adım daha yaklaşacağız” dedi.

[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Covid 19 Balıkesir Derbisine Darbe Vurdu

Covid 19 salgını futbol maçlarını etkilemeye devam ediyor. Takımlardan Covid 19 ile ilgili açıklamalar...

Emre Değirmencioğlu: Ve…TL kükredi

Hafta sonu, Hazine ve Maliye Bakanı ile TCMB Başkanı’nın ‘kırmızı...

TFF başkanı: Her şey iyi giderse Süper Lig maçları temmuzda seyircili oynanır

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, Süper Lig’in son dört...

Ünlü gitarist geliyor!

İpeksi tenor vokali ve usta gitar tekniğiyle dünya çapında büyük bir...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...