Ana SayfaKültür SanatEdebiyat'Gülümse Ölüm Utansın' kitabı...

‘Gülümse Ölüm Utansın’ kitabı çıktı!

Google Haberler'de takip et!

Diyarbakır’ın Dorşîn bölgesinde 2000’li yılların ortasında çıkan çatışmada 7 savaşçının yaşamını yitirmesi olayını konu alan ve Xeyrî Garzan tarafından yazılan “Gülümse Ölüm Utansın” adlı kitap Aryen Yayınları’ndan çıktı.

‘Kitabı köyümde yazmak isterdim’

Yaşamını yitiren 7 savaşçı, Kobanê, Rojava ve Suruç’ta yaşamını yitiren sosyalist devrimci gençlere ithaf edilen kitabın önsözünde yazar Garzan,  çalışmanın hazırlandığı zaman diliminde okul okumamış olmasının yazarken zorluk yarattığını belirtiyor ve ekliyor: “sömürge olan ülkemin eğitim kurumlarında öğütülmemiş olmayı da bir şans olarak nitelendiriyorum. Yasaklanmış harflerimle ve çamurdan yaptığım oyuncaklarımı yanıma alıp, özgür bir ülkede, o güzelim çınar ağacının gölgesinde, köyümde yazmak isterdim elbette.”

Kobanê’den kitap için önsöz hazırlayan Avar Ali ise şunları söylüyor: “Bu hikâyeyi daha önce yazarın kendisinden defalarca ders alarak dinlemiştim; fakat ilk kez ayrıntılarında çıktığım yolculuk ile yaşanan o anların ruh halini ve duygularda cereyan eden o çarpıcı iç dünyayı okuyarak gördüm.”

Gülümse Ölüm Utansın

Kitabın tanıtım yazısında Bermal Çem, M. Nuri Ekinci, Nujiyan ve Roj Agir de şunları söylüyor,

‘Gülümse Ölüm Utansın’ direnişin, aşkın ve özgürlüğe tutkunun romanı. Okurken, kendimi ateşler içinde soluksuz bir koşuda hissettim. Yandıkça çoğalan ve çoğaldıkça kendini var etmenin adı, yaşamın gizli sırlarıyla amansız bir mücadele.

Bermal Çem (Awazê Çiya grubu üyesi)

Vahşi sömürgecilik ve amansız doğa olaylarına karşı inanç ve irade ile verilen bir mücadelenin adıdır. Nefes nefese okunacak ve Kürdistan’da yaşamın gerçeğinden süzülerek eşsiz bir esere dönüşen ‘Gülümse Ölüm Utansın’ insanlığa dair birçok şeyi de gözler önüne seriyor.

M. Nuri Ekinci (Gazeteci)

Aklın sınırlarını zorlayan bir bağlılık… Okurken nefes nefese kaldığım, kimi zaman gözyaşlarımı tutamadığım inanılmaz bir kitap. Anlatımlarıyla kelimelere yeni anlam ve duyguları yükleyen genç yazar, onları, öldürerek bitirdiklerini sananlara, her ölümün yok olma anlamına gelmediğini ve dağlarda inşa ettikleri toplumun ölümsüzleştiğini gösteriyor.

Nujiyan (Sanatçı)

Bu kitap bir gerillanın ruhudur. Bütün karanlıklardan arınmış, dağların bembeyaz karıyla yıkanmış saf, saydam ve çırılçıplak bir ruh. Kendini gizlemeyen, ben buradayım diyen bir ruh. Kitabın her cümlesinde bu ruha dokunabilir, onu hissedebilirsiniz. Kitabın sonunda anlayacaksınız ki, bu savaşın kazananı gerillanın bu saf yüreğidir. Zafer, doğayla bütünleşmiş, onun bir parçası olmuş ve yine doğanın yüreğine yürüyen gerillanındır…

Roj Agir

 

Sayfa Sayısı: 311

Baskı Yılı: 2016

Dili: Türkçe

Yayınevi: Aryen

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Sosyal medyada günün konusu TRT: #trthabering

TRT Haber'in resmi Twitter hesabından paylaşılan zam haberi, günün sosyal medya...

Bülent Kılıç’tan başarının 40 fotoğrafı

Bülent Kılıç, çektiği fotoğraflarla birçok uluslararası fotoğraf ödülü aldı. Kılıç,Time Dergisi,...

10 fotoğrafla Rus fotoğrafçısı Aleksandr Yakovlev’den Büyük Patlama Teorisi

Rus fotoğrafçısı Aleksandr Yakovlev, Büyük Patlama Teorisi adlı çalışmasında un, dans...

Türkiye’nin ilk kadın stüdyo fotoğrafçısı Maryam Şahinyan

Türkiye'de birçok alanda olduğu gibi fotoğrafçılık sanatında da kadının adına pek...

Tartışı-Yorum

Bir Halkın Futbol Tarihi: Filistin

Ulvi Koçu / Tartışı-Yorum  "Ahlaka dair bildiğim ne varsa futboldan öğrendim. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi." der Nobel ödüllü edebiyatçı Albert Camus. Günümüz futbol algısının dışında olan bu...

Fikirsiz fikir sahipleri

Mehmet Uzun* - Tartışı-Yorum “Ustalık” dönemiyle kendini belli eden otokratik yönetimin neşter vurduğu sahalardan biride hiç şüpehiz akademi olmuştur. Ülkemiz üniversitelerinde öteden beri endişe verici düzeyde olan bilimsel kaygı yerini...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi...