izmir escort
Ana SayfaTartışı-YorumHalkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun,...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Google News presshaber.com

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan” diyoruz, neredesin? Neredeysen çık gel, yeter saklandığın. Yeter bize edileni sessizce izleyişin. Yeter halkın vicdanı yeter; çocukların susturulamayan gürültüsü gibi, Plaza De Mayo Anneleri’nden Cumartesi Anneleri’ne uzanan bir çığlığı haykırırcasına gel… Ey insanlığın vicdanı, neredesin bak Ramazan da geldi?

“halkın vicdanı çıkıp gelmek zorundasın, başka çaren yok!”

Oysa Hurşit, “hakkınızı helal edin” derken annesine, babasına demiyordu bunu… Uğruna kanlı bir coğrafyada mücadele ettiği halkına, dünya halklarına sesleniyordu. Bir insan ölüme giderken bile “kusurumuz olduysa af ola” diyecek kadar güzelleşebilmişse eğer, halkın vicdanı çıkıp gelmek zorundasın, başka çaren yok!

Bu kelimeleri yazmak da o kadar kolay ki, Hurşit’in kusurlarına kurban olası geliyor insanın… Rahat bir sandalyede, iyi bir bilgisayarda, tekel sigarası eşliğinde, sokaktan geçenlerin umursayan belki de umursamayan telaşında yazmak o kadar kolay ki… Hurşit’i düşünüyor insan, utanıyor! Utandıkça, Hurşit’i daha fazla düşünüyor. Ey, umursayan ya da umursamayan vicdan; Muhammed Ali’ye verdiğin haklı gözyaşını, haklı sözleri Hurşit’e vermeyeceksen, yarın çıkıp gelme. Filistin’deki kardeşine atılan tokada elini haklı olarak kaldırıp, sonra Ernesto Che Guevara’yı anacaksan ve Hurşit’i görmeyeceksen diğer gün de gelme. Geleceksen bil ki, Hurşit gitmiş olacak…

Acıları yarıştırma değil bu, tam da acıların ne denli ortak olduğuna dair bir şey. Hurşit’in güzelliği ve bir güzelliğin kaybedilişi vesilesiyle bir hatırlatma çabası.

“Gelemem” diyorsun sanki, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Halkın vicdanı, şimdi gel, ikiletme, “ama” deme, telaşlı ama kaygısızca gel, gel ki şafaklar tutuşabilsin, gel ki bizim olabilsin alınterimiz. Gel ki halklar gerçekten kardeş olabilsin, eşit yaşayabilsin. “Gelemem” diyorsun sanki, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Hurşit’in annesi bu çığlık duyulabilsin diye bir ses kaydı yolluyor; “Kürt Türk anneleri el ele versin ve bu kirli savaşı durdursunlar. O gücümüz var ve biz Kürt anneleri buna hazırız.” ve ekliyor, “Oğlumun akıbetini öğrenene kadar mücadelem devam edecek”. Bunları yıllardır çocuklarını arayan, aslında çocuklarının kemiklerini arayan anaların, analarımızın yanında, o haftalara sığdırılmaya çalışılan Cumartesi eyleminde söylüyor.

Haziran’da ölmenin ne kadar zor olduğunu iyi biliyor Cumartesi anneleri. Bu kaçıncı Haziranları kim bilir, bir de Hurşit’in ağırlığı çökmüş İstiklal caddesine. Şırnak’ın, yani Botan’ın o güzellik kokan topraklarından Hurşit için yükselen ses, Haziran’da ölmenin zorluğuna inat, akıbet arayışını zılgıtlarla dile getiriyor. Haziran’da Ankara’ya bir türlü gelmeyen yaza hayıflanan yüreğimiz, Hurşit’e de hayıflanacak mı diye içten içe düşünüyoruz. En vicdanlılarımız, analarımız sadece kendi çocukları için değil bütün çocuklar için hayıflanırken; halkın vicdanı hayıflanmak, kıpırdamak ve Haziran’a yazı getirmek zorundasın…

Hurşit Külter şu an neredeyse, muhtemelen en fazla, yine katledilip akrep aracının arkasına bağlanılarak sürüklenen Hacı Lokman Birlik’i, yani kaybolduktan sonra çıkan fotoğraflardan anlıyoruz ki, dostunu düşünüyor… Peki biz neyi düşünüyoruz?

Ahmet Tirej Kaya

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Otel doluluk oranlarına ‘corona’ darbesi…

Normal şartlarda doluluk oranları yüzde 70 ile 100 arasında seyreden...

İran: ABD’nin yaptırımları diplomasi yolunu tamamen kapattı

İran, dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ve sekiz üst düzey...

Araç satışları Avrupa’da yüzde 50’nin üstünde azaldı

Mart ayında Avrupa’nın önde gelen pazarlarında araç satışları corona virüsü...

‘The Queen’s Gambit’ dizisiyle satranç seti satışlarında patlama yaşanıyor

Netflix’in bir satranç oyuncusunun hayatını anlatan “The Queen’s Gambit” dizisiyle...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...

Şiddete Davet

Rıza Yalçın Koçak Tamam, ölümün dondurucu ayazını buz kesme tehlikesine rağmen düşürmeyelim dilimizden. Kan kokusunun karşısına dikiverelim baharın buğusunu. Envai çeşit çiçekten, yağmuru çekiverince içine buram buram eden topraktan ilham aldığımız hikâyelerle çevreleyelim etrafı. Göz bebeklerimize gelip konan yaşları hesapsızca salıverelim yaşamın göbeğine, çağlayan misali. Tamam, yaşamdan yana...