Hollywood, yeni bir senarist grevine hazırlanıyor

0


Senaristler ile yapımcılar arasındaki görüşmelerin çıkmaza girmesi ışığında Hollywood’da stüdyolar yeni bir senarist grevine karşı hazırlık yapmaya başladı. 2007 grevinin etkilerinin bugün bile hissediliyor olması yeni bir krizin kapıda olabileceğini gösteriyor.

FilmLoverss‘ın Los Angeles Times, HuffPost, BuzzFeed, CNN Business ve Deadline‘dan aktardığı haberlere göre, 5 Kasım 2007’de başlayıp 12 Şubat 2008’de biten ve Hollywood’u tam anlamıyla bir krizin içine sürükleyen senarist grevinden 12 yıl sonra Hollywood bir kez daha greve hazırlanıyor. Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) ile Sinema ve Televizyon Yapımcıları Birliği (AMPTP) arasında her üç yılda bir yenilen anlaşma bu yaz sona erecek olmasına rağmen taraflar uzlaşmaktan bir hayli uzak. Aylardır devam eden görüşmelerin çıkmaza girmesinin ardından bir kez daha grev sesleri yükselirken, Hollywood’un önde gelen stüdyoları olası bir grevde faaliyetlerini sürdürebilmek için hazırlıklara başladı.

2007 grevi sinema dünyasını da sekteye uğratmış olsa da 100 gün süren bu grevin etkisi en çok televizyon dünyasında hissedildi. Devam eden dizileri için senarist bulamayan kanallar, dizilerine ara vermek, hatta bazılarını iptal etmek zorunda kaldılar. Hâl böyle olunca yeni bir grev ihtimali karşısında gerekli önlemleri almak için ilk harekete geçenler de kanal yöneticileri oldu.

Stüdyo ve kanal yöneticileri yeni bir grev ihtimalini dillendirmekten kaçınıyor olsa da, televizyon kanallarının ve dijital platformların yeni projelerini tanıttığı TCA‘de bu konu gündeme taşındı. Konu hakkında konuşan NBC yöneticisi Paul Telegdy, greve gerek kalmadan anlaşmaya varılacağı konusunda iyimser olsa da olası bir greve karşı önlem aldıklarını ve böyle bir durumda insanlara izlemek isteyecekleri içerikler sunmaya devam edebilmek için gerekli planlamaları yaptıklarını ifade etti.

Amerika’daki televizyon kanalları, yeni projelere zaman kaybetmeden yeşil ışık yakarak önlem alıyor

Diğer stüdyolar ve kanallar bu konu hakkında bu kadar açık konuşmasa da, son dönemdeki hamleleri onların da olası bir grev için önlem aldıklarını gösteriyor.

Ocak ayının sonlarına yaklaşmamızla birlikte televizyon dünyasında pilot sezonuna girmiş bulunuyoruz. Bu dönemde, Amerika’da karasal yayın yapan en popüler beş kanal olan ABC, CBS, FOX, NBC ve The CW yıl boyu haklarını aldıkları senaryoları değerlendirerek hangilerinin pilot bölüm siparişi alacağına karar veriyor. Normalde bu kanalların dizilerinin ekranlara uzanan yolculuğu şu şekilde ilerliyor: Önce senaryo alınıyor, sonra pilot bölüm sipariş ediliyor, bu pilot bölümün beğenilmesi hâlinde ilk sezon onayı veriliyor. Ancak bu yıl kanalların bu alışıldık sürecin dışına çıkarak pek çok projeye doğrudan ilk sezon onayı verdiği görülüyor. Doğrudan ilk sezon onayı alan dizilerin sayısındaki bu artışın arkasında ise grev tehdidi yatıyor. Olası bir grev hâlinde hazırlıklı olmak isteyen kanallar, yeni projelere doğrudan ilk sezon onayı vererek sadece ilk bölüm için değil, sezonun geri kalan bölümleri için de senaryoların yazılmasına yeşil ışık yakıyor. Zira ellerinde çok sayıda bölüm için senaryoların olması, grev durumunda bu kanalların yayın akışlarını normal düzende devam ettirebilmeleri için hayati olabilir.

Kanal yönetimleri devam eden diziler için de benzer bir yol izliyor. Grev durumunda dizilerini mümkün olduğunca uzun süre yayında tutmak isteyen yöneticiler, senaristlerden normalden çok daha fazla sayıda bölümün senaryosunu önceden teslim etmelerini istiyor. Ayrıca hazırlık aşamasındaki reality show‘ların sayısında da ciddi bir artış yaşandığı söyleniyor.

Film stüdyolarının ve dijital platformların senaryo alma ve projelere yeşil ışık yakma süreçleri televizyon dünyasındaki gibi belli bir döneme sıkışık olmadığı için bu taraftaki hamleler dikkat çekmiyor. Ancak televizyon tarafında olduğu gibi sinema tarafında da stüdyoların olası bir greve karşı hazırlık yaptıklarına inanılıyor. Zira yukarıda bahsettiğimiz bu televizyon kanallarının sahipleri ile Hollywood’un önde gelen film stüdyolarının sahipleri aynı şirketler. Televizyon tarafında gerekli önlemleri alan bu stüdyoların sinema tarafında da aynı şeyi yaptığını varsaymak çok da yanlış olmayacaktır.

Yeni bir senarist grevi olması hâlinde sinema ve televizyon dünyasını neler bekliyor?

Peki yeni bir senarist grevi sinema ve televizyon dünyası için ne anlama geliyor? Bu sorunun cevabını verebilmek için takvimi geri sarıp 2007 yılına gitmemiz gerekiyor. Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) üyesi olan senaristler, yapımcıların DVD gelirlerinden kendilerine daha büyük bir pay vermesini isteyince Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) ile Sinema ve Televizyon Yapımcıları Birliği (AMPTP) arasında her üç yılda bir yenilen kontrat üzerinde bir türlü anlaşılamadı. Buna bir de o dönemde yeni yeni ortaya çıkan dijital platformlardan ve çevrimiçi yayınlardan senaristlerin hiçbir ödeme almaması eklenince görüşmeler hepten çıkmaza girdi.

Günümüzde dijital platformların geldiği nokta düşünüldüğünde senaristlerin buradan gelir elde etmemesi düşünülemez. Ancak Netflix’in hâlâ posta yoluyla DVD kiraladığı o dönemde dijital platformlar sinema ve televizyon dünyası için yeni bir alandı ve senaristlerin mevcut kontratları hazırlanırken dijitalden gelecek gelirler dikkate bile alınmamıştı. Daha önce verdiği bir demeçte o dönemde sektörün ne vaziyette olduğuna değinen Damon Lindelof, yaratıcısı olduğu “Lost”un bölümleri Apple Store’da 1.99 dolara satılırken bundan tek bir kuruş bile kazanmayacağını fark ettiğinde “bu işte bir yanlışlık var” diye düşündüğünü belirtiyor. İşleri Apple Store gibi çevrimiçi platformlarda satılan diğer senaristler de böyle düşünmüş olsa gerek ki bu konudaki anlaşmazlık greve kadar gitti.

2007 grevi sırasında kanallar, yayımlayacak dizi bulamayınca reality showlara yöneldi

100 gün süren grev yüzlerce filmin ve dizinin prodüksiyonunu etkiledi. “Breaking Bad”, “Prison Break” gibi popüler yapımların da arasında bulunduğu pek çok dizi sezonlarını erken noktalamak zorunda kaldı. Sketchlerin ve şakaların neredeyse günlük yazıldığı talk showlar ise bir anda büyük bir krizin içine düştü. Yeni senaryolar gelmediği için kurmaca yapımlar tek tek ekranlara veda edince reality showlar hiç olmadıkları kadar popüler hâle geldi. Öyle ki bu grevin Donald Trump‘ın başkanlığa uzanan yükselişinde bile etkili olduğunu söyleyenler var. Zira Trump’ın ABD genelinde popülerlik kazanmasını sağlayan “Celebrity Apprentice” programı da televizyon dünyasında oluşan bu boşluk sırasında çıkış yaptı.

Grev bitince senaristler yeniden dizi bölümleri yazmaya başladı ama aradan geçen bu sürede hem reytingler hem de reklam gelirleri yıllardır olmadığı kadar düşük seviyelere geriledi. Sezonunu erken tamamlamak zorunda kalan ya da yarıda kesilen pek çok dizi bir daha toparlanamadı. Nitekim “The Pushing Daisies”, “The 4400”, “Journeyman”, “Travelers” gibi sevilen diziler senarist grevinin ardından bir daha toparlanamadığı için iptal edildi.

2007 grevinde hazırlık aşamasındaki pek çok film rafa kaldırıldı

12 bin senaristin katıldığı bu grevde sadece senaristler değil, çalıştıkları prodüksiyonlar durdurulan diğer sinema-televizyon çalışanları da işsiz kaldı. Stüdyo ve kanallar için büyük zarara neden olan bu grevin Los Angeles ekonomisine zararının 2 milyar doların üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Senarist grevinden en büyük darbeyi televizyon dünyası yemiş olsa da filmler de bu krizden nasibini aldı. George Miller‘ın yöneteceği “Justice League” filmi gibi pek çok film, planlanan prodüksiyon tarihinde senaryoları hazır olmadığı için ertelenmek zorunda kaldı ve bir daha da geri dönemedi. “Terminator: Salvation”, “Quantum of Solace”, “X-Men Origins: Wolverine” gibi pek çok film ise senaryoları hazır değilken çekimlere başlamak zorunda kaldı ve ortaya derli toplu bir senaryonun ne kadar önemli olduğunu hiç unutturmayacak kadar kötü işler çıktı.

 2007’den çok daha farklı bir tablo yaşanabilir

Yeni senarist grevinin gerçekleşmesi hâlinde hem filmler hem de diziler için benzer sonuçların ortaya çıkması kaçınılmaz olsa da aradan geçen 12 yılda sektörde yaşanan değişiklikler her iki tarafın da olası bir grevden kaçınmak için ellerinden geleni yapacağını düşündürüyor.

İlk olarak dijital platformların günümüzde geldiği noktada böyle bir grevin yaşanması hem senaristler hem de stüdyolar için çok daha büyük kayıpların yaşanması anlamına geliyor. WarnerMedia, Disney, NBCUniversal, Apple gibi dev şirketler yeni kurdukları dijital platformları için orijinal içeriklere dev yatırımlar yapıyor ve senaristlerle anlaşmak üçün büyük meblağlar ödüyor. Olası bir grev HBO Max, Disney+, Peacock gibi yeni dijital platformların çıkışını sekteye uğratacağı için stüdyoların bu durumdan kaçınmak için çok daha istekli olacağı tahmin ediliyor. Senaristler açısından da durum çok farklı değil. Dijital platform pazarındaki rekabetin artması ve orijinal içerik talebinin adeta tavan yapmasıyla birlikte senaristlerin kazancı da kayda değer ölçüde artmış durumda. Bu yüzden bir grev durumunda senaristlerin yaşayacağı mali kayıp da 2007’ye kıyasla çok daha yüksek olacaktır.

Dijital platformların orijinal içeriğe olan bağlılığı yapımcıların bu sorunu çözmeye daha istekli olmasına neden olurken, dev stüdyoların geldiği nokta da senaristler için caydırıcı bir faktör olacaktır. 21st Century Fox’u satın alan Disney, AT&T gibi dev bir şirketi arkasına alan WarnerMedia, Viacom ile birleşen CBS, 2007’ye kıyasla mali olarak çok daha güçlü durumda. Bu yüzden olası bir grev durumunda ellerinin altındaki kaynaklar da çok büyük olacak ve mali kayıplara karşı daha dayanıklı olacaklar. Bu durumu göz önüne alan WGA’in greve çok daha temkinli yaklaşacağı tahmin ediliyor.

Netflix’in Sinema ve Televizyon Yapımcıları Birliği’ne üye olmaması stüdyolar için büyük tehlike

Bu noktada senaristler ve yapımcılar arasındaki görüşmelerde faktör olabilecek bir diğer konu da Netflix‘in pozisyonu. Amazon ve Apple gibi orijinal içerik alanına yakın geçmişte giren şirketler, WarnerMedia ve Disney gibi stüdyolarla birlikte Sinema ve Televizyon Yapımcıları Birliği (AMPTP)’ne katılmış olsa da Netflix bu birlikte yer almıyor. Dolayısıyla Amerikan Yazarlar Birliği (WGA) gibi meslek birlikleri ve sendikalarla kendi anlaşmalarını yapıyor. Bu yüzden AMPTP ile anlaşamayan WGA’in Netflix ile anlaşma ihtimali bulunuyor. Böyle bir durumda diğer stüdyolar yeni içerik üretemezken Netflix senaristlerle çalışmaya devam edip yeni içerikler sunarak rakiplerine karşı büyük bir avantaj elde edebilir. Dolayısıyla bu durumun da diğer stüdyolar için caydırıcı bir unsur olacağı tahmin ediliyor.

Sonuç olarak her iki tarafın da anlaşmaya varmak için 2007’dekinden çok daha fazla nedeni bulunuyor. Ancak stüdyoların her ihtimale karşı önlem niteliğinde adımlar atmaya başlamış olması, yeni bir senarist grevinin imkânsız olmadığını gösteriyor. Hollywood’da endişe yaratan bu durumun nasıl sonuçlanacağını bekleyip göreceğiz. WGA ile AMPTP arasındaki mevcut kontrat 1 Mayıs’ta sona eriyor. Görüşmelerin ne yöne gideceği bu tarihten önce belli olacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here