8.5 C
İstanbul
Cumartesi, Aralık 5, 2020

Avrupa’nın En Ucuz 10 Şehri

10. Varşova-POLONYA Polonya’nın başkenti olan Varşova, Avrupa’nın en ucuz şehirlerinden biri. Bir üniversite şehri olarak bilinen Varşova’da yaklaşık 270 bin öğrenci bulunuyor ve bu...

Bunlara bakmalısınız

Tomris Uyar ve aşıkları

Sizce en kıskanılan, çoğu kişinin yerinde olmak istediği kadın kim? Öyle bir kadın var ki en güzel isimler, en güzel eserlerini onun için yazdı. O...

Kitaplardan Sinemaya Uyarlanan ‘Baş Yapıtlar’

Derleme/Günel Abdullayeva Tekcan Her zaman sevdiğimiz kitapları defalarca okumak hoşumuza gidiyor ama bu kitapların film versiyonları da bir o kadar heyecanlı olmuyor değil. Hele bu...

Çocuğunuzu ‘cinsel istismardan’ korumak için ‘İç Çamaşırı Kuralı’nı öğretin

Beş çocuktan biri cinsel şiddete, cinsel istismara maruz kalıyor. Çocuğunuzun böyle bir durumla karşılaşmaması için ona İç Çamaşırı Kuralı'nı öğretebilirsiniz.   İç Çamaşırı Kuralı, Avrupa Konseyi'nin...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir. Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

Ataerkil bir toplumda 4 maddeyle kadınların giyimine göre takılan isimler

Ataerkil bir zihniyetin hakim olduğu dünyada tahakküm altındaki cins olan kadına da erkeklerin rol biçtiğini söylemek yanlış olmaz. Ne var ki hayatın her alanında...

Erkeğin dünyasında zincirlerini kırmış 20 kadına adanmış 20 film

Tarihte bazı kadınlar toplum yapısına sirayet etmiş cinsiyet algısını öyle zorladılar ki, bugün onlar sayesinde bir nebzede olsa daha eşit bir dünya oluştu. Bu...

İbrahim Alper Akalın Yazdı: Koronavirüsün Gösterdikleri; “Devlet, Piyasa ve Etkinlik”

Tüm dünyada bugünden sonra devletlerin sağlık alanında daha kapsayıcı olması gerektiği açığa çıkmıştır. Ancak kapsayıcı politikaların gerekliliği, sağlık sisteminde devlet egemen bir yapıyı zorunlu kılmaz. Kamusallık, devletçilik ile karıştırılmamalıdır. Kamusallık, güçlü devletlerin etkin kurumları aracılığıyla toplumları için etkili politikalar üretebiliyor olmasıdır. Bu etkin kurumların başında da dışa açık ve rekabetçi piyasa ekonomisi gelmektedir.

Koronavirüs salgını şüphesiz insanlık tarihinin karşılaştığı en büyük krizlerin başında geliyor. Bu küresel felaket ile mücadele edebilmek için bütün devletler olağan üstü önlemlere başvurmak zorunda kaldı. Tüm dünyada salgının hızını kesmek için alınabilen en etkili önlem bireyler arasına sosyal mesafe koymak ve iktisadi aktiviteleri yavaşlatmak oldu. Öte yandan, toplumu eve hapsetmenin yaratacağı ekonomik kayıpları telafi etmek amacıyla hükümetler, geniş maddi kaynakları (kimi ülkelerde milli gelirin yüzde onuna varacak şekilde) halka ve işletmelere sunacak şekilde mali ve para politikalarını seferber ettiler.

Koronavirüs krizi aynı zamanda, her şey normalleştikten sonra nasıl bir dünyanın bizi bekleyeceği konusunda da birçok spekülasyonu da beraberinde getirdi. Karşılaşılan en yaygın yorumlardan birisi, bu krizin küresel kapitalizmin aslında ne kadar çaresiz ve yetersiz bir sistem olduğunu ortaya koyduğu yönündeydi. Bu yoruma katılanlar, krizin ardından kamusal merkezi planlamaya dayalı ve devletin daha egemen, müdahil ve üretim araçlarını kontrol ettiği bir sistemin inşasının gerekli olduğunu düşünmekte.

Ancak, serbest piyasa ve küreselleşmeye dayalı ekonomik sistemlerin bu kriz ile baş etmekte yeterli olmadığı yönündeki yorumları kötümser ve kısmen de haksız bulmak için elimizde bir çok kanıt var. Bilimsel gelişmeler, haberleşme teknolojisindeki iyileşmeler ve bilim adamları ile özel ilaç şirketleri arasındaki küresel işbirliğinin artması gibi faktörler sayesinde yaşadığımız dönem geçmişe kıyasla bizi bir çok açıdan virüs ile mücadelede güçlü kılıyor.

Piyasa, Teknoloji ve COVID-19

Tedaviye yönelik gelişmelerden başlarsak, yapılan çalışmalar neticesinde Koronavirüs aşısının bir yıl içerisinde tüm dünyada yaygınlaşması bekleniyor. Bu süre geçtiğimiz yüzyılda elli yıla kadar çıkabiliyordu. Yine, özel start-up’lar ve ilaç firmalarının girişimleri ile antijen (kişinin virüs taşıyıp taşımadığını ölçen) ve antikor (kişinin daha önce hastalığı geçirip geçirmediğini ölçen) testleri ülkelerde yaygınlık kazandı. Artık evlerde bile bu testler kullanılabilir hale geldi. Böylelikle, salgın daha önceden önlenebiliyor ve ikincil sağlık hizmetleri daha etkin ve verimli bir şekilde sunulabiliyor.

Tedaviye yardımcı alanlardaki dijital ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak getirilen çözümler de iyimser bir bakış açısını pekiştiriyor. Söz gelimi, büyük veri destekli bilgisayar modellemeleri sayesinde virüsün ne hızda ne kadar uzağa yayılayabileceği ölçülebiliyor ve bu durum salgının kontrol edilmesine yardımcı oluyor. Yine bu bilgisayarlar, koronavirüsün vücut içerisinde yayılmasını engelleyecek kimyasalları keşfederek, virüsün tedavisine çok önemli katkılar sağlıyor. Danimarka’da özel bir şirket tarafından üretilen ve ışıma yoluyla hastane ortamında virüsleri yok eden robotlar sayesinde virüs tedavisi daha steril ve risksiz bir ortamda gerçekleşme imkanına kavuşuyor. Tayland’da ise robotlar hastalara koronavirüs testlerini tatbik ederek, sağlık çalışanlarına yardım ediyor ve daha fazla hastaya bakılmasına destek oluyor. 3 boyutlu yazıcılar sayesinde, yüksek talep nedeniyle tedarikinde zorlanılan maske ve solunum cihazlarının üretimi hızlı bir şekilde gerçekleştirilebiliyor.

Sadece sağlık alanında değil, ülkemizde de gördüğümüz gibi, temel gereksinimlerin giderilmesi konusunda da özel girişimler bu krizi daha sancısız atlatmamıza yardımcı oluyor. Süpermarketler eve taşıma hizmetleri için kapasite artırıyor. Eve gıda ve yiyecek getiren uygulama bazlı servisler, insanların sokağa çıkmadan hizmet almalarına olanak sağlıyor. Online alışveriş sitelerinin yaygınlaşması yine insanların evde izole bir şekilde yaşamasına destek olacak şekilde ihtiyaçların karşılanmasına imkan tanıyor.

Elbette gerek yerel ölçekteki hizmet şirketleri, gerekse küresel ilaç firmaları ve sağlık alanında faaliyet gösteren tüm özel girişimler bu faaliyetlerini hayırseverlik adına yürütmüyorlar. Ancak, Adam Smith’in de veciz bir sözünde belirttiği gibi, bu özel şirketlerin kendi çıkarlarının peşinde koşması, doğrudan veya dolaylı olarak bize sağlığımızı daha iyi koruma fırsatını tanıyor. Hele ki tüm iktisadi süreçlerin merkezi bir kamu otoritesi tarafından doğrudan kontrol edildiği ülkelerdeki durumun vahameti, kendiliğinden oluşan bu doğal işbirliği ortamının önemini daha iyi anlamamıza vesile oluyor.

Ülkeler Toplam Sağlık Harcaması / GSYİH Kamu Sağlık Harcaması / GSYİH Bloomberg Sağlık Verimlilik Endeksi Genel Devlet Harcamaları / GSYİH Kişi Başı Milli Gelir Ekonomik Özgürlükler Endeksi
Singapur 4,5% 2,5% 2 17,2% 63.987 2
Tayvan 6,4% 4,3% 12 17,8% 24.827 11
Hong Kong 5,8% 2,9% 1 18,0% 49.334 1
Güney Kore 8,1% 4,8% 4 32,8% 31.430 25
Türkiye 4,2% 3,3% 25 34,6% 8.957 71
ABD 14,3% 50 35,1% 65.111 17
Almanya 9,5% 39 44,6% 46.563 27
AB 7,0% 44,7% 36.532

 

Neden Bazı Ülkeler COVID-19 ile daha iyi mücadele ediyor?

Öte yandan, koronavirüs salgını ile iyi mücadele eden ve vaka sayısının hızını yavaşlatabilmiş Asya ülkeleri de, serbest piyasa sistemine sahip devletlerin koronavirüs ile mücadelede ne kadar etkili olduğunu görmemiz açısından adeta birer laboratuvar işlevi görüyorlar. Geçtiğimiz süreçte virüsün yayılma hızını kontrol altına alabilmiş Singapur, Hong Kong, Taiwan ve Güney Kore gibi ülkelerde, devletin ekonomi içerisindeki payının diğer ülkelere göre çok daha düşük olduğunu ve bu ülkelerin ekonomik özgürlükler endeksinde de dünyanın en üst sıralarında yer aldığını tespit edebiliyoruz.

Ülkeler Kamu Sağlık Harcaması / GSYİH Bloomberg Sağlık Verimlilik Endeksi Genel Devlet Harcamaları / GSYİH Kişi Başı Milli Gelir ($) Ekonomik Özgürlükler Endeksi
Hong Kong 2,9% 1 18,0% 49.334 1
Singapur 2,5% 2 17,2% 63.987 2
Tayvan 4,3% 12 17,8% 24.827 11
ABD 14,3% 50 35,1% 65.111 17
Güney Kore 4,8% 4 32,8% 31.430 25
Almanya 9,5% 39 44,6% 46.563 27
Türkiye 3,3% 25 34,6% 8.957 71
AB 7,0% 44,7% 36.532

 




Şüphesiz, kamu yöneticilerinin süreci şeffaf bir şekilde yönetmesi ve toplumsal işbirliğinin başarı ile yakalanmasının yanında tüm toplumu kapsayan kamusal sağlık sistemlerinin varlığı, bu ülkelerin koronavirüs ile doğru ve etkin mücadelesinde en önemli faktörlerin başında geliyor. Ancak bu ülkelerde temel sağlık harcamalarının devlet tarafından karşılanıyor olması, bu hizmetlerin de devlet tarafından verildiği anlamına gelmiyor. Singapur’da birincil sağlık hizmetlerinin %80’i, Taiwan ve Güney Kore’de ise hem birincil sağlık hizmetlerinin hem de hastane kapasitelerinin %90’ı özel sağlık kuruluşları tarafından sağlanıyor. Üstelik bu ülkelerin kamusal sağlık harcamalarının toplam milli gelir içerisindeki payı bir çok gelişmiş ülkenin de oldukça altında. Bu yüzden bu ülkeler Bloomberg Sağlık Verimliliği endeksinde de en üst sırada yer alıyor. Kısacası bu devletler, teknolojiyi daha verimli kullanarak daha etkin tedavi çözümleri sağlayabilen rekabetçi özel sektör sayesinde kamusal sağlık hizmetlerini tüm topluma daha verimli sunuyor ve koronavirüs ile mücadelede diğer ülkelere örnek oluyor.

Ülkeler Kamu Sağlık Harcaması / GSYİH Bloomberg Sağlık Verimlilik Endeksi Genel Devlet Harcamaları / GSYİH Kişi Başı Milli Gelir ($) Ekonomik Özgürlükler Endeksi
Hong Kong 2,9% 1 18,0% 49.334 1
Singapur 2,5% 2 17,2% 63.987 2
Güney Kore 4,8% 4 32,8% 31.430 25
Tayvan 4,3% 12 17,8% 24.827 11
Türkiye 3,3% 25 34,6% 8.957 71
Almanya 9,5% 39 44,6% 46.563 27
ABD 14,3% 50 35,1% 65.111 17
AB 7,0% 44,7% 36.532

 

Krizden Çıkarılacak Dersler

Sonuç bölümünde, yukarıda yazılanlar ışığında, bu krizin serbest piyasa ve devletçilik ekseninde bize ne söylediğini ve özellikle Türkiye’nin alması gereken dersleri aşağıda şöyle özetleyebiliriz:

1- Bu kriz serbest piyasa ekonomisinin yaratmış olduğu bir kriz değildir. Öte yandan, piyasa ekonomisinin dinamik ve üretken doğası bu krizi daha az hasarla atlatmamız konusunda bize yardımcı olmaktadır.

2- Piyasanın işlevselliğinin toplum sathına yayılması kurumsal ve güçlü bir devlet kapasitesi ile mümkündür. Ancak güçlü devlet, büyük devlet olmak ile ilgili değildir. Güçlü devlet, kamu kaynaklarının etkili bir şekilde kullanılmasına olanak sağlayan şeffaf, kurala dayalı ve kapsayıcı bir yönetim anlayışı ile mümkündür.

3- Tüm dünyada bugünden sonra devletlerin sağlık alanında daha kapsayıcı olması gerektiği açığa çıkmıştır. Ancak kapsayıcı politikaların gerekliliği, sağlık sisteminde devlet egemen bir yapıyı zorunlu kılmaz. Devletin bu alandaki sorumluluğu, özel sektör aracılığıyla topluma daha verimli ve etkin sağlık hizmetinin ulaştırılmasını hedefleyen sosyal güvenlik ve maliye politikalarını oluşturmak yönünde olmalıdır.

4- Devletler, toplumların aynasıdır. Yoksul toplumların devletleri de yoksul olur. Genel refah seviyesini yükseltememiş devletler zor zamanlarında toplumuna yeterli desteği de sağlayamaz. Toplumsal refah, sürdürülebilir ve yüksek ekonomik büyüme hızını yakalamak ile mümkündür. Daha yüksek hızla büyüyen ülkeler, Asya Ülkeleri örneğinde de gördüğümüz gibi, ekonomik özgürlükleri yüksek olan ülkelerdir. Bireysel hakların tarafsız ve bağımsız bir hukuk sistemi ile güvence altına alındığı, serbest ticareti ve özel girişimi destekleyen, vergi yükünün düşük olduğu ve etkin düzenleyici kurumlara sahip devletlerin toplumları da özgür ve dolayısıyla müreffeh olmaktadır.

5- Kamusallık aynı zamanda, güçlü büyümenin ön koşulu olan verimliliğin kalıcı ve yüksek oranda artırılması amacıyla teknoloji alanında köklü bir dönüşüm gerçekleştirmeyi gerektirmektedir. Bu amaçla, eğitim sisteminin toplumun bilgi ve becerisini artıracak şekilde dizayn edilmesi elzemdir. Bu hedefe hizmet etmeyen tüm popülist ve verimsiz kamusal harcamaların da sona erdirilmesi gerektirmektedir.

6- Kısacası, kamusallık devletçilik ile karıştırılmamalıdır. Kamusallık, güçlü devletlerin etkin kurumları aracılığıyla toplumları için etkili politikalar üretebiliyor olmasıdır. Bu etkin kurumların başında da dışa açık ve rekabetçi piyasa ekonomisi gelmektedir.

 

İbrahim Alper Akalın, Finansal Ekonomist

finansalekonomist@gmail.com

 


İLGİLİ HABERİbrahim Alper Yazdı: İbrahim Alper Yazdı: “Devlet: Eşitsizliğin Görünmez Eli”

İLGİLİ HABERİbrahim Alper Yazdı: Devlet Sorunlu Varlıkları Kurtarmak Zorunda mı?İbrahim Alper Yazdı: Devlet Sorunlu Varlıkları Kurtarmak Zorunda mı?

https://twitter.com/I_AlperAkalin








CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Felsefe tarihinde ‘erkekliğin’ gölgesinde kalmış 19 kadın filozof

Kadınlar tarih boyunca birçok alanda olduğu gibi felsefe alanında da gölgede bırakılmış ve yaptıkları çalışmalar yok sayılmıştır. Bazı dönemlerde ise bir biçimde bilim ya da...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak. Dilerseniz sıradışı listemize...

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Son haberler

#sabahbulteni / ABD ve AB Yaptırım Konusunda Israrlı!

Kasım 30, 2020 Mısır, Yunanistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Fransa ve Kıbrıs orduları, Mısır’ın İskenderiye kıyısı açıklarında ortak hava ve deniz tatbikatı başlattı. Güney Kıbrıs ve...

Arda Tunca: Enflasyonda artış devam eder mi? MB ne yapar?

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un bir yıl önce yaptığı “NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir” çıkışının ardından başlatılan reform planlarında ilk somut sonuçlar alındı. Macron, geçen yıl...

Çetin Ünsalan: Üslup farkı

Enflasyon, resmi rakamlara göre dahi can yakıcı olmaya devam ediyor. Kasım itibariyle yüzde 14’ü aşan bir oran, bundan da kritik olanı, üretici fiyatlarının...

Britanya’dan Pfizer-BioNTech’in Covid-19 aşısına onay

Britanya, Pfizer-BioNTech şirketlerinin ürettiği Covid-19 aşısının ülkede kullanımı için onay verdi. The post Britanya’dan Pfizer-BioNTech’in Covid-19 aşısına onay appeared first on Diken.