İlk ‘Antik DNA Laboratuvarı’

0


İlk ‘Antik DNA Laboratuvarı’

Türkiye’nin ilk “Antik DNA laboratuvarı” 19 Nisan’da açılıyor. İlk gösterim bir yıl sonrasında yapılacak.


Presshaber– Türkiye’nin ilk “Antik DNA laboratuvarı” 19 Nisan Cuma günü Hacettepe Üniversitesi (HÜ) bünyesinde açılacak. Antik DNA laboratuvarı, Anadolu’da son 10 – 15 bin yıl içindeki uygarlıklara ilişik mumyalaşmış insan kalıntılarının bilimsel analizlerini yaparak gizli saklı kalmış ‘DNA’ları ortaya çıkaracak.

Türkiye’de ilk olacak HÜ Moleküler Insanbilim Laboratuvarı’nda, hayvan DNA’ları çıkarılacak, uygarlıkların kalıtsal ve bakteriyel hastalıkları incelenecek.

HÜ Edebiyat Fakültesi Insanbilim Kısmı Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Selim Erdal, tüm canlıların bir genetik materyale haiz bulunduğunu belirtti. Erdal bunun, Deoksiribo Nükleik Asit olarak (DNA) isimlendirildiğini ve canlının kalıtımsal ve bir sonraki nesle aktarılacak bilgilerini içeren mühim bir yapı taşı bulunduğunu vurgulayarak her türe ilişik DNA yapısının birbirinden farklılık taşıdığını belirtti.

‘BU LABORATUVARA TÜRKİYE’NİN SAHİP OLMASI ANADOLU’NUN GİZLİ DNA HAZİNESİ İÇİN ÇOK ÖNEMLİ’

Erdal, son 10 yılda yürütülen “DNA’nın yeni dizilenmesi” çalışmalarının, eski toplumlara ilişkin antik DNA’ların da daha iyi bir halde okunmasını sağladığını ifade ederken; laboratuvar binasının, genetik hazinenin taşındığı DNA’lara iyi bir koruma sağlamak için hususi tasarlandığını belirterek, “Toprakta yaşayan bakteriler, mantarlar, maya şeklinde canlıların kemiklere bulaşması sebebiyle antik kalıntılarda DNA analizleri, sadece hususi DNA laboratuvarlarında yapılabiliyor. Bu tür araştırmaları dünyada da yapabilen merkez sayısı, bir insanoğlunun parmaklarını geçmeyecek kadar azca. Bu yüzden bu laboratuvara ülkemizin haiz olması, Anadolu’nun gizli saklı DNA hazinesinin ortaya çıkarılması için oldukça oldukça mühim” dedi.

‘MUMYALAŞMIŞ KALINTILAR DNA ANALİZLERİ İLE BİLİMSEL OLARAK ELE ALINACAK’

Laboratuvarda ilk olarak geçmiş dönemde yaşamış insanların kemikleşmiş ya da mumyalaşmış kalıntılarının, DNA analizleri ile bilimsel olarak ele alınacağını belirten Erdal bu yöntemi, “Antropolojik kazılarda elde edilmiş iskelet ve kalıntılar, hususi bir halde temizlendikten sonrasında parçalanmış kemikler olabildiğince tüm hale getiriliyor. Laboratuvarda son teknoloji DNA dizilimi yöntemini kullanarak araştırmalarda araştırılacak kemiği belirliyoruz. Bu kemikten alınan bir kesitin içinden çıkarılan tozu öğüterek un haline getiriyoruz ve kimyasal işlemlerin arkasından DNA’sına ulaşıyoruz. Bu aşamadan sonrasında DNA dizilimini yaparak, bilimsel verileri çözümleme ediyoruz” ifadeleriyle söyledi.

İskelet kalıntılarında gömülü kalmış hücrelerin açığa çıkartılarak genetik yapılarını taşıyan DNA’larına ulaşılacağını, kişi ve toplulukların genetik yapılarının aydınlatılacağını vurgulayan Erdal, “Böylece, son 10-15 bin senedir Anadolu ve çevresinde yaşamış insan toplulukları ve uygarlıklar, onların tarihleri, birbirleri ile olan ilişkileri, göçler, kültürel yayılma yolları, uygarlıkların doğuşu, yayılışı ve yıkılışı şeklinde süreçler, DNA analizleri ile aydınlatılacak” derken, laboratuvarda, Neolitik, Kalkolitik, Tunç Çağı dönemleri ile Hititler, Frigler, Bizanslılar dönemlerinin de inceleneceğine işaret etti.

‘HAYVANLAR DA ÇALIŞMAYA DAHİL EDİLECEK’

Prof. Dr. Erdal, bu çalışmaların yalnızca Türkiye ile sınırı olan kalmayacağını, başta komşu ülkeler olmak suretiyle dünyanın değişik topluluklarının da analizlerinin yapılacağını ve  hayvanların da çalışmaya dahil edileceğini beyan etti. Laboratuva açılmasının arkasından bilimsel çalışmalara başlanacak ve ilk yayını ortalama bir yıl sonrasında yapabilecek. (ANKARA/AA)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here