Ana SayfaHaberlerEkonomiİşgücü istatistikleri ve gençliğin...

İşgücü istatistikleri ve gençliğin dramı

İşgücü istatistiklerinin açıklanmış olduğu 15 Nisan sonrası veriyi detaylıca araştırma şansım oldu. Bir sürü satır başı arasından birkaçını size de yeniden hatırlattıktan sonrasında aslolan mevzuya doğru geçiş yapmak isterim.

Ilk olarak işsizlik verisi iyi bir noktada değil. İşsizlik oranı Mart 2009’dan beri en yüksek seviyesi olan %14,7’yi görmüş durumda. 2005 yılı Ocak ayına kadar geriye giden verilere dayanarak en yüksek işsizlik oranının Şubat 2009’da %14,8 ile kaydedildiğini görmek aslen zirvenin çok da fazla uzağında olmadığımızı gözler önüne seriyor. Sadece bununla bitmiyor; genç nüfusta işsizlik oranı %26,7 ile gelmiş geçmiş en yüksek değerine ulaşarak probleminin daha mühim bir parçasını su yüzüne çıkarıyor.

Her dört gençten biri resmi olarak işi olmayan. Son yıllarda oluşturulan üniversiteleri düşündüğümüzde aslen endişemiz birazcık daha artmalı; zira 2009 senesinde 143 olan devlet ve vakıf üniversitesi toplamı 2018 senesinde 203’e ulaştı. Niçin bilhassa 2009’da ısrar eden olduğumu sorarsanız genç nüfusta işsizliğin ikinci en yüksek geldiği nokta %25,4 ile 2009 Şubat ayıdır.

Şimdi aklınızda şu probleminin belirmesini isterim: oluşturulan üniversite sayısı arttıkça okuma yaşlarının yukarıya çekilmesi ile işgücüne katılım yaşı nispeten daha yükselmekte ve bu durum işsizlik oranını aşağı yönde baskılamaktadır. Bu seyir yeni oluşturulan üniversite sayısının artış hızının 15 ve daha yukarı yaşlarındaki nüfusun (emek verme çağındaki nüfus) artış hızına yetişememesi sonrası ise terse dönmeye adım atar.

Daha çok yeni mezunun iş hayatına katılmak istemesi karşısında ekonominin gerektiği seviyede istihdam yaratacak koşullara erişememesi ise işsizlik probleminin büyümesine neden olur. Tıpkı günümüz ekonomik koşullarının bizi getirmiş olduğu nokta benzer biçimde… Unutmadan, mevsim etkilerinden arındırdığımızda da işsizlik oranı pek parlak görünmemektedir. Zira Nisan 2009’da %13,9 ile en yüksek seviyesine ulaşan işsizlik oranı Ocak’ta %13,3’tü; dahası genç nüfusta işsizlik %24,5 (en yüksek %25,2 – 05/2009).

 

hakkında Isgucu istatistikleri ve gencligin drami dramı

Probleminin çözümü doğal olarak ki yeni üniversiteler açıp gençlerin işsizliğini ötelemek olmamalıdır. Eğitimde kaliteye ehemmiyet verilmemesi, 15 yaş genelinde 2015 senesinde meydana getirilen PISA testi sonuçlarında olduğu benzer biçimde (Türkiye’nin fen bilimleri puan averajı 425-OECD ort. 493) iş hayatına atılacak yeni neslin standardını bozma riski taşımaktadır. Ve donanımı noksan bir nesilden dünya ile rekabet etmesini beklemek bu neslin omzuna gereğinden fazla yük yüklemektir.

Öte taraftan işsizlik, endüstri üretimi endeksiyle negatif korelasyon içinde olduğundan endüstri üretiminde gerçekleşecek artış işsizliğin gerilemesine direkt katkı elde edecektir. Bu malum gerçek içinde en mühim hisse ise senelerdir Türkiye’nin dış ticaretindeki ihracat bacağında önder konumda olan imalat sanayiindedir. 2015-2019 döneminde imalat endüstri ürünlerinin ihracatının toplam ihracatımız içindeki payının averaj %94,5 bulunduğunu hesaba kattığımızda ülkeye döviz girdisi sağlaması açısından da bu sektörün ne kadar mühim olduğu bir kez daha vurgulanabilir.

Son açıklanan 2019 Şubat ayı dış tecim verilerine nazaran 13,6 mlr $ olan aylık dış ticaretimizin 12,9 mlr $’ı imalat endüstri ürünlerinden gerçekleşirken bu grupta aslan oranı sırasıyla motorlu kara taşıtı, ana metal, giyim eşyaları, besin ürünleri ve tekstil ürünleri imalat gruplarının olmuştur. Bu beş grup toplam imalat endüstri ihracatının %52,6’sını gerçekleştirmiştir. Bu grupların teşvik olanakları yanında yeni imalat gruplarının da bu beşliyi zorlaması ülke ekonomisinin gelişimi açısından mühim bir imtihan olarak önümüzde durmaktadır.

hakkında 1556302955 786 Isgucu istatistikleri ve gencligin drami dramı

Bu kadar sözün arkasından, endüstri üretimi geneline baktığımızda seyrin iyi mi olacağını öngörmek için cevabı kapasite kullanım oranında bulmaktayız… Açıklanan son mevsimsellikten arındırılmış (m.a.) kapasite kullanım oranlarına (KKO) nazaran bir miktar toparlanma göze çarpıyor. Mart 2010’dan beri en fena KKO %73,7 ile Kasım 2018’de kaydedilmişti. Nisan verisi ise KKO’nun %75’e yükseldiğine işaret ediyor. Bu gelişmenin endüstri üretimine iyi mi sirayet edeceği ile ilgili tahminim ve KKO’nun son dönemde görmüş olduğu en yüksek seviyenin neresi bulunduğunu aşağıdaki grafikte incelemeniz mümkün.

Unutmadan hatırlatayım, KKO’nun karşılaştırılmasını yaparken senelik averaj seviyelere de dikkat etmek gelecek açısından ehemmiyet teşkil edecektir (m.a. KKO – 2007: %81,9, 2008: %78,5, 2016: %77,4, 2017: %78,5 ve 2018: %77).

 

Alp Nasir


Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Diyarbakır’da Mutlaka Gezilip Görülmesi Gereken 10 Harika Mekan

Diyarbakır, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir şehir....

Türkiye sinemasından en iyi 10 yerli sanat filmi

Sanat filmleri bir çok insan için sürükleyicilikten uzak, sıkıcı ve zaman...

18 maddede Jean-Léon Gérôme kimdir neyin fesidir

Fransız ressam Gérôme, heykeltraş, öğretmen ve Oryantalizm akımının en önemli sanatçılarındandır....

Tutkunun kadını Frida Kahlo’yu anlatan 5 film

Frida Kahlo; ressamlık, sosyalizm, feminizm, şairlik ve yazarlığın vücut bulmuş halidir. Tutkunun ve...

Tartışı-Yorum

Bir seçim klasiğine “Ünlemsel Merhabalar”

Tartışı-Yorum / Nihat Duru Seçimi seçim şarkısı ve bolca benzin israfı sanıp iğrenç şarkılarını baslı hoparlörlerle milletin kulaklarına dayayan iyi gün dostu siyasetçilerimize merhaba! ‘Çalıyor ama çalışıyor da’ diyecek kadar zihniyeti...

Ortadoğu`nun Panaroma Denemesi – Tartışı-Yorum

Tartışı-Yorum / Yakup EmrahŞüphesiz ki zulmün egemen olması ile birlikte birçok kavram, gücü ellerinde bulunduran totaliter sistemlerin kendi fikriyatlarını muhafaza etmek adına ürettikleri büyülü sözlerdir. Örneğin İnsan Hakları Bildirgesi...

Ankara’da Gayrimenkulün Son Durumu

Ankara, bilindiği üzere memur kenti olarak da bilinmektedir. Fakat son yıllarda oluşan konut projeleri ve Büyükşehir Belediyesi’nin çıkarmış olduğu sosyal projeler ile   arsaların yüksek  noktada fiyatlanması aslında hiçte öyle...