Ana SayfaListelerJapon Ressam Tetsuya Ishida'nın...

Japon Ressam Tetsuya Ishida’nın akıllara ziyan 24 tablosu

Google News presshaber.com

Japon Ressam Tetsuya Ishida, tablolarında kendi yüzünü resmetmesine karşın, bütün bir düzenin eleştirisini yapıyor.

 

Yaşadığımız dünyanın artık kendimizi tekrar etmemekten başka bir şey olmadığını düşünürsek, bir “robot” veya bir “tuğla‘dan” farkımız olmadığını da görürüz. Japon ressam Ishida‘nın tablolarında makineleşmenin, üretim sisteminin, sanayileşmenin en sert eleştirilerini görüyoruz. Dolayısıyla insanın ürettiği şeye benzeşmesini de, makineleşmesini de çarpıcı bir dille gözler önüne seriyor. Hayatın bu tekdüzeliğine ve olağanlaşan sıradanlığına belki de bir tepki olarak Tetsuya Ishida, 2005 yılında kendisini bir trenin altına atarak intihar etti. Bütün tablolarında kendi yüzünü resmeden sürrealist ressam Ishida, herkesin artık birbirine benzediğini ifade etmek istiyor olabilir mi? Peki neden intihar etsin? Tablolarında kendi yüzünü kullanan sanatçının intihar sebebinin eserlerinde gizli olduğu söyleniyor. Aynısından milyarlarca olan bir insanın yeryüzünde ne işi var demek istemiş, bunu bilmiyoruz maalesef. Ancak yaptığı resimlere göz ucuyla bile bakıldığında, yaşadığı toplumdan ne derece rahatsız olduğunu kolayca anlayabiliriz.

İşte sürrealist ressam Tetsuya Ishida’dan rahatsız eden 24 tablo:

 

1.

Japon Ressam Tetsuya Ishida

2.Japon Ressam Tetsuya Ishida

3.Japon Ressam Tetsuya Ishida

4.Japon Ressam Tetsuya Ishida

5.Japon Ressam Tetsuya Ishida

6.Japon Ressam Tetsuya Ishida

7.Japon Ressam Tetsuya Ishida

8.Japon Ressam Tetsuya Ishida

9.Japon Ressam Tetsuya Ishida

10.Japon Ressam Tetsuya Ishida

11.Japon Ressam Tetsuya Ishida

12.Japon Ressam Tetsuya Ishida

13.Japon Ressam Tetsuya Ishida

14.Japon Ressam Tetsuya Ishida

15.Japon Ressam Tetsuya Ishida

16.Japon Ressam Tetsuya Ishida

17.Japon Ressam Tetsuya Ishida

18.Japon Ressam Tetsuya Ishida

19.Japon Ressam Tetsuya Ishida

20.Japon Ressam Tetsuya Ishida

21.Japon Ressam Tetsuya Ishida

22.Japon Ressam Tetsuya Ishida

23.Japon Ressam Tetsuya Ishida

24.Japon Ressam Tetsuya Ishida

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Kıbrıs İktisat Bankası: “Müjde” haberi TCMB toplantısını gölgeledi

Kariye’ye müze statüsü veren 1945 tarihli Bakanlar Kurulu kararını Danıştay’ın...

Sudan’da tansiyon düşmüyor: Hartum’da çatışma; yedi ölü

Ordunun 11 Nisan’da yönetime el koyduğu Sudan’da sular durulmuyor. Başkent...

Kolay ve Hızlı Hizmet İçin Sadeceon.com!

Kolay ve hızlı bir şekilde hizmet alıp güvenilir kanallar yöntemiyle ödeme...

Kosher Belgesi Nedir?

Hepimizin bildiği gibi günlük hayatta tükettiğimiz gıda ürünlerinin hem sağlığımıza hem...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...