Ana SayfaHaberlerPolitikaKılıçdaroğlu: Kurgulanmış mahkemelerden adalet...

Kılıçdaroğlu: Kurgulanmış mahkemelerden adalet çıkmaz

Google Haberler'de takip et!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmasının başında Gezi Davası kararlarına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Kurgulanmış mahkemelerden adalet çıkmaz” dedi. Daha sonra ise yol arkadaşlarına seslenen CHP lideri, “Bu engerekler ve çıyanlarla çatışma ne kadar sert olursa zafer de o kadar yakın ve görkemli olacaktır. Ne pahasına olursa olsun yürüyeceğiz. Ben o yoksulluğa mahkum edilen çocuklar için mücadele edeceğim. Ya bana katılın ya şimdi şu anda yolumdan çekilin” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu konuşmasına, mahkemenin iş insanı Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis; Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi’ye 18’er yıl hapis cezası verilmesine tepki göstererek başladı. Yargının bağımsız olmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Kurgulanmış mahkemelerden adalet çıkmaz. Burada görev alan hakimlerin bir kısmı zaten önceden karar vermişler. Kendi özgür iradeleriyle alınan kararlar değil, talimatla aldıkları kararlara imza atıyorlar” dedi.

Konuşmasını kısa kesen Kılıçdaroğlu açıklamalarına, “Bugün farklı bir konuşma ile karşınızda olacağım. Hepimiz bu güzel ülkede birlikte ve beraber yaşamak zorundayız. Bugün yazdığım konuşmayı bir tarafa bıraktım. Karanlığa mahkum edilen milyonların sesini dile getirmek istiyorum” diyerek devam etti. Kılıçdaroğlu, Saray’a seslendiği konuşmasında, çok öfkeli olduğunu belirterek, “Yoksulların biriken öfkesini görüyor musun? Evsiz, yurtsuz, elektriksiz aç bıraktığın bebeklerin ağladığını duyuyor musun? Ben o bebeklerin ağlamalarından gece uyuyamıyorum, karanlıkta onları düşünüyorum, sonra o karanlıkta senin beşli çetelerini de düşünüyorum ve yumruklarımı sıkıyorum” dedi. Ayrıca, partililere seslenen Kılıçdaroğlu, “Yol arkadaşlarıma sesleniyorum; bu engerekler ve çıyanlarla çatışma ne kadar sert olursa zafer de o kadar yakın ve görkemli olacaktır. Ne pahasına olursa olsun yürüyeceğiz. Bu milleti çetelere boyun eğdirmeyeceğiz. Ben o yoksulluğa mahkum edilen çocuklar için mücadele edeceğim. Ya bana katılın ya şimdi şu anda yolumdan çekilin. Açıkça söylüyorum. Bir insanın uğrunda öleceği bir şey yoksa hayatında, zaten o hiç yaşamamıştır” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle: “Gezi nedir… Bizim demokrasi tarihimizde özgürlüğü haykıran gençlerin sesidir aslında. Baskıya isyandır Gezi aslında. Baskı istemiyoruz, kendi ülkemizde özgürce yaşamak istiyoruz diyor gençler. Doğayı koruyalım diyor gençler. Bu kurgulanmış mahkemede, Osman Kavala beraat ettiği bir davadan müebbet hapise mahkum oldu. Dünyada böyle bir örnek yok, böyle bir garabet yok ama bizim ülkemizde olur. Çünkü yargı bağımsız değil. Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Can Atalay, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi ve Tafyun Kahraman… Tutuklandılarve hapise gönderildiler. Vera’yı unutmayın, Vera babası hapise giderken babasını kucakladı ve öptü. Bizim hep beraber Vera’ya bir sözümüz var, biz sevgili Vera’yı babası ile tekrar kucaklaştıracağız.

“YOKSULLARIN ÖFKESİNİ GÖRÜYOR MUSUN?”

Bugün farklı bir konuşma ile karşınızda olacağım. Hepimiz bu güzel ülkede birlikte ve beraber yaşamak zorundayız. Bugün yazdığım konuşmayı bir tarafa bıraktım. Karanlığa mahkum edilen milyonların sesini dile getirmek istiyorum. Onların sorunlarını size anlatmak istiyorum. Gerçekten çok öfkeliyim. Evlatların karanlığa mahkum edildiği bir Türkiye’yi asla istemiyorum, farklı bir Türkiye, her çocuğun aydınlık bir ortamda yatağına başını koyduğu bir ülke istiyorum. Karanlığa mahkum edilen çocuklarımız dolayısıyla öfkeliyim. Ve seslenmek istiyorum, eyy Saray sesimi duyuyor musun? Hiçkimse olarak gördüklerin, yani görmezden geldiklerin, karanlık ışıksız evlerinden sesleniyorum sana. Yoksulların biriken öfkesini görüyor musun? Evsiz, yurtsuz, elektriksiz aç bıraktığın bebeklerin ağladığını duyuyor musun? Ben o bebeklerin ağlamalarından gece uyuyamıyorum, karanlıkta onları düşünüyorum, sonra o karanlıkta senin beşli çetelerini de düşünüyorum ve yumruklarımı sıkıyorum. Bunlar engerekler ve çıyanlardır. Bunlar başımıza ekmeğimize göz koyanlardır diyor Ahmet Arif. Dünya kötülüğe seyirci kalıp hiçbir şey yapmayanlar yüzünden bu hale geldi.

“YOKSULLUĞA MAHKUM EDİLEN ÇOCUKLAR İÇİN MÜCADELE EDECEĞİM”

Yol arkadaşlarıma sesleniyorum; bu engerekler ve çıyanlarla çatışma ne kadar sert olursa zafer de o kadar yakın ve görkemli olacaktır. Ne pahasına olursa olsun yürüyeceğiz. Bu milleti çetelere boyun eğdirmeyeceğiz. Ben o yoksulluğa mahkum edilen çocuklar için mücadele edeceğim. Ya bana katılın ya şimdi şu anda yolumdan çekilin. Açıkça söylüyorum. Bir insanın uğrunda öleceği bir şey yoksa hayatında, zaten o hiç yaşamamıştır. Pes etmeyeceğim, durmayacağım. Söz veriyorum, hepinizin huzurunda söz veriyorum durmayacağım. İçimde bu halk için biriktirdiğim büyük bir kavga var. Bu kavgayı hep birlikte, yol arkadaşlarımla birlikte yapacağız.

“BİRİMİZ AÇKEN HİÇBİRİMİZ TOK DEĞİLİZ”

Ülkeyi kaçak sığınmacılarla dolduranlarla kavga edeceğiz, beş paraya vatandaşlığı satanlarla kavga edeceğiz, yabancılara daire satılsın diye emlak desteği çıkanlarla kavga edeceğiz, ülkede milyonların elektriğini kesen çetelerle kavga edeceğiz, çocukları etten sütten mahrum bırakanlarla kavga edeceğiz, bu kirlarla bu enflasyonla kavga edeceğiz, sokaklarımızı mafyaya teslim edenlerle kavga edeceğiz, uyuşturucu baronlarıyla iş tutanlarla kavga edeceğiz, ülkenin onurunu konsolosluk bahçelerine gömenlerle kavga edeceğiz. Yargıyı siyasetin emrine verip Brunsonları özel uçaklarla gönderip, kendi insanımızı hapishanelerde rehin tutanlarla kavga edeceğiz, halkın milyarlarını alın terini arka kapıdan satanlarla kavga edeceğiz. Yani özetle; vatanı satanlarla kavga edeceğiz. Biz birbirimize emanetiz yol arkadaşlarım. Bu memleket bize emanet. Birimiz açken hiçbirimiz tok değiliz, birimiz karanlıktayken hiçbirimiz aydınlıkta değiliz.”

10,053BeğenenlerBeğen
244TakipçilerTakip Et
1,038TakipçilerTakip Et

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Avuç içi kadar mutluluk veren özel resimler!

Rus Sanatçı  Svetlana Kolosova tarafından avuçlara yapılan resimlerden olan çalışmalar büyük...

2015’in en iyi 10 fotoğrafı

Amerika'nın ünlü dergisi TIME, 2015'in en iyi 10 fotoğrafını seçti. En...

Harika 20 çalışmasıyla sıradışı yağlı boya sanatçısı Riusuke Fukahori

Japon sanatçı Riusuke Fukahori, kendine has yöntemi ile harika ötesi yağlı...

Tahtadan yapılmış 53 harika ötesi sanat eseri

Çok ilginç denilebilecek yeni bir listeyle karşınızdayız. Bu listede ağaçlardan yapılmış...

Tartışı-Yorum

Ümit Kıvanç yazdı “Savaştan buraya insanlık macerası”

Ümit Kıvanç Radikal'in bugünkü köşesinde "Savaştan buraya insanlık macerası" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Ümit Kıvanç'ın bugünkü yazısı:Belki de bir kısmı eşimiz dostumuz ahbabımız arkadaşımız olan yeni milletvekilleri hepimiz adına...

Slavoj Zizek: Türkiye’nin bir devlet olması devletin işlediği suçları aklamaz

Dünyaca ünlü filozof Slavoj Zizek, Cumhurbaşkanı sözcüsü İbrahim Kalın'ın “PKK'nın Marksist-Leninist bir terör örgütü olması, işlediği suçları aklamaz” sözlerine yanıt verdi. Zizek yanıtında "Evet, Türkiye’nin bir devlet olduğu gerçeği de Türk...

Antonio Gramsci’nin 1916’da yazdığı “Ermeni sorunu üzerine” adlı makalesi

Tartışı-Yorum / Antonio Gramsci Bu yazı Antonio Gramsci’nin gençlik yıllarında yazdığı ve 11 Mart 1916’da Il Grido del Popolo’da (Halkın Çığlığı) yayımlanmış "Ermeni sorunu üzerine" makalesinin tam metninidir.Hep aynı hikâye....