Ana SayfaHaberlerEkonomiKOBİ’ler İçin Çıkış Yolu;...

KOBİ’ler İçin Çıkış Yolu; ‘Mikro İhracat’

Google News presshaber.com

[ad_1]

Pandemi nedeniyle tüm dünyada ülke ekonomilerinin daralmaya gittiği bir belirsizlik döneminden geçtiğimize işaret eden Ticimax E-ticaret Sistemleri Kurucusu Cenk Çiğdemli, “Ticaret savaşları online cepheye de sıçradı. Küresel ticaret savaşlarının online cephesinde güçlü olabilmek ve savaştan kazançlı çıkabilmek içim Kobi’lerin mutlaka mikro ihracata yönelmesi gerekiyor” dedi.

Yurtdışına yapılan online satışların yüzde 11 oranından yüzde 4 oranına düştüğüne dikkat çeken Çiğdemli şunları aktardı:

“2020 yılının ilk yarısında e-ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 64 artarak 91.7 milyar TL’ye ulaştı. Toplam e-ticaret hacminin yüzde 91’i yurtiçi harcamalardan gerçekleşirken, yüzde 5’i Türkiye’nin diğer ülkelerden online alışverişlerini, yüzde 4’ü de diğer ülkelerin Türkiye’den yaptığı online alışverişleri kapsıyor. Bu yıl pandeminin etkisiyle sınır ötesi e-ticarette ciddi düşüş yaşandı. Ticaret Bakanlığı ilk yarı rakamlarına göre, 2019 yılında Türkiye’den yurtdışına yapılan online satışlar yüzde 11 oranındayken, bu yıl bu oranın yüzde 4 oranına düştüğünü görüyoruz. Yarıdan da fazla bir düşüş söz konusu. Özellikle dünyada ekonomik daralmaların yaşandığı ve belirsizliğin hakim olduğu böyle bir süreçte Kobi’lerimizin avantaj elde etmesi mikro ihracat da dediğimiz e-ihracat kanallarına yönelmesiyle mümkün. Mikro ihracat kur farklarını avantaja çevirmenin de bir yolu aynı zamanda. Küresel ticaret savaşlarının online cephesinde güçlü olabilmek ve savaştan kazançlı çıkabilmek içim Kobi’lerimizin mutlaka mikro ihracata yönelmesi gerekli. E-ihracat potansiyeline sahip yüzbinlerce Kobi için dünya fırsatlarla dolu. Kur farkı aslında üretim yapan Kobi’ler için dezavantajlarının yanı sıra avantaj da sunuyor. Türkiye’den yurt dışına sattığımız her yerli ürün karşılığında elde ettiğimiz döviz gelirinin ülkedeki TL karşılığı ederi yükseldi.”

ETGB sisteminin avantajları nedir?

Mikro ihracatın avantajları ve ETGB sistemi hakkında bilgi veren Çiğdemli sözlerini şöyle sürdürdü: “Devlet Kobi’lerin mikro ihracatı yani firmadan direkt tüketiciye yapılan online ihracatı benimsemesini kolaylaştırmak adına birçok teşvik de sunuyor üstelik. Hem de e-ihracat yapanlar için prosedürlerden arındırılmış bir sistem var. Türkiye’den yurtdışına yapacağınız bir satışta KDV hariç fatura tutarı 15 bin Euro’dan az ve satışa konu olan malların ağırlığı 300 kilogramdan hafif ise, bu ihracat mikro ihracat olarak yapılabiliyor. ETGB sistemi üzerinde tüm prosedürler yetkili kargo firmaları aracılığıyla gerçekleştiriliyor. ETGB sistemi ile yapılan mikro ihracat işlemleri sonrasında KDV iadesi de alınabiliyor. Alibaba, Amazon, Etsy ve Rakuten gibi küresel pazar yerlerinde satış yapmak isteyenlerin üyelik bedelleri de devlet tarafından karşılanıyor. Mikro ihracatta düzenlenen bir gümrük beyannamesi olmaması da ayrı bir avantaj.Gümrük beyannamesi yerine online ortamda Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı (ETGB) düzenleniyor ve klasik ihracatta olduğu gibi gümrük müşavirine ihtiyaç da olmuyor. Gümrükleme masrafları ve gümrükleme hızı düşünüldüğünde bu sistemin Kobi’ler açısından sunduğu avantaj çok önemli. Bireysel müşterinize direkt satış yaptığınız için, müşterinizin ülkesindeki B2C (firmadan direkt tüketiciye) gümrükleme vergi muafiyetlerinden de faydalanabiliyorsunuz. Klasik ihracattaki gibi banka teminatlarına gerek yok. Ödeme almak için e-ticaret altyapı firmanızın yönlendireceği ödeme kuruluşlarıyla anlaşmak yeterli. Çok sayıda ve yüksek adetli ürün gönderilmediği için risk oranı da yok denecek kadar düşük. Ticimax olarak mikro ihracat yapmak isteyen firmalar için BÜDOTEK Boğaziçi Üniversitesi Teknoparkın’da Ar-Ge merkezimizde geliştirdiğimiz çok sayıda e-ihracat modülüyle birçok çözüm sunuyoruz. E-ihracat modülleri ile doğru ülkeye doğru ürünün satılabilmesi, dil ve ödeme seçenekleri farklılığından kaynaklı sorunların çözülebilmesini sağlıyoruz.”

The post KOBİ’ler İçin Çıkış Yolu; ‘Mikro İhracat’ appeared first on ParaAnaliz.

[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Prof. Seyfettin Gürsel gerçek işsiz sayısını anlattı

Prof. Seyfettin Gürsel, açıklanan işsizlik rakamlarıyla ilgili “Bu buzdağının en...

Matematik seçmeli Din Kültürü zorunlu

Ulusal Eğitim Bakanlığı (MEB), bir süredir gündeminde olan “esnek ve...

Motorinin fiyatı benzini geçti

Benzine yapılan 51 kuruşluk indirimle birlikte bir litre motorinin fiyatı...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...