10 C
İstanbul
Çarşamba, Mart 3, 2021

Koronavirüs ve Küresel Borç: Toksik bir karışım




[ad_1]

Aynı anda gelen arz ve talep şoku daha kötü bir zamanda olamazdı dünya ekonomisi açısından.

Koronavirüsün yayılması, 2020 küresel ekonomik büyümesini küresel durgunluğa işaret eden %2,5 eşiğinin zaten altında olan OECD’nin temel senaryo tahmini %2,4’ün de altına;  OECD’nin kötü senaryo büyüme oranı olan %1,5 tahminine doğru düşürmesi artık olası görünüyor.

Arz ve talebe verilen bu hastalık kaynaklı şok, borç içinde yüzen dünya ekonomisi için daha kötü bir zamanda olamazdı: Uluslararası Finans Enstitüsü’ne göre finansal olmayan şirket borçları 69,3 trilyon dolar ve GSMH’nin %88,3’üne;  ülke borçları da 72.7 trilyon dolarla küresel gayri safi yurtiçi hasılanın %92,5’ine denk gelmekte. Dolayısıyla, çok borçlu olan ülke ve kurumsal şirketler çoğu sıkıntı içinde olacak.

Bu açıdan bakınca öne çıkanlar, Covid-19 öncesinde borç krizinde olan ülkeler. Venezuela ve Arjantin’in yanı sıra daha yeni 1,2 milyar dolarlık eurobondunu geri ödeyemeyen ve 31,3 milyar dolarlık Eurobond borcunu yeniden yapılandırmaya çalışan Lübnan. GSYİH’nın yüzde 155’ine denk gelen 90 milyar dolarlık kamu borcuyla, yerli bankalar kamu borçlarının çoğunu elinde tuttuğundan kamu/banka kıyamet döngüsü krizinin kendi versiyonundan geçiyor.

Ayrıca, IMF ve Dünya Bankası’na göre neredeyse yarısı borç sıkıntısı çeken Sahra altı Afrika ülkeleri de büyük zarar görmekte.

Zimbabve, geçen yıl sert ekonomik daralma ile ekonomik ve insani bir kriz içinde. Nüfusunun yarısının gıda güvensizliği yaşadığı bildirilirken, yeni tanıtılan Zimbabwe doları üç haneli enflasyon nedeniyle değerinin çoğunu kaybetti. Dış alacaklılara ödenmemiş borçlar GSYİH’nın yüzde 30’undan fazlasını oluşturmakta.

Zambiya da, 2019 sonunda 11,2 milyar dolarlık rekor dış borçla mücadele ediyor. Ülke, taahhüt bazında GSYİH’nın yüzde 9’u oranında mali açık vermeye devam ediyor ve bu da borç sürdürülebilirliğini geri kazanmak için IMF ile ilişki kurmayı zorlaştırıyor .

2017 yılında yüzde 118’lik rekor bir borç / GSYİH oranı kaydeden Kongo Cumhuriyeti, geçen Temmuz ayında Çin’e 2,5 milyar dolarlık borcunun vadesini uzatabilmesinden sonra 449 milyon dolarlık bir IMF paketi sağladı. Mozambik’in eurobond sahiplerinin yüzde 60’ı ile yeniden yapılanma anlaşması halen dava konusu. Angola’nın kamu borcu GSYİH’nın yüzde 102’sine ulaştı. Güney Afrika 2019’un ikinci yarısında durgunluk yaşadı – ciddi mali bozulma yakında hükümet borcunu GSYİH’nın yüzde 70’ine çıkaracak.

Şu anda, Yüksek Borçlu Yoksul Ülkeler (HIPC) borç tahliye programının karar öncesi aşamasında sadece Somali, Sudan ve Eritre var; belki daha fazlası eklenmeli.




Ancak borç açısından odadaki fil İtalya. Ülkenin kilitli kısımları GSYİH’nın yüzde 40’ını oluşturuyor; ekonomik bozulma, küresel mali krizden bu yana İtalya’yı dördüncü durgunluğa itecek ve 2020 mali açığını GSYİH’nın yüzde 2,2’sinin ve devlet borcunun 2,5 trilyon dolar veya GSYİH’nın yüzde 135’in üzerine çıkaracak. Düşük faiz oranları şimdilik yardımcı olabilir ancak yüksek ve yükselen borçla birlikte sıfır büyüme sürdürülebilir değil. Bir İtalya borç krizi olasılığı hala düşük olmakla birlikte, ihmal edilemez ve yükselmekte.  Bu da küresel ekonomi için yüksek etki riskini ve avro bölgesi için varoluşçu bir tehdidi temsil etmekte.

Bu yıl beklenen kurumsal kar büyümesinin, pek çok gelişmiş ve gelişmekte olan piyasa ekonomisi için sıfıra veya negatif seviyeye düşmesiyle, faiz oranı karşılama oranları (ICR) düşük kurumsal borçlular giderek daha fazla baskı altına girecek. ABD Federal Rezerv Kurulu tarafından yakın zamanda yapılan bir araştırma, ABD şirketleri için ortalama ICR’nin oldukça düşük bir 3,7 olduğunu ve risk altındaki borç yüzdesinin (ICR <2 ile) ihmal edilemez bir büyüklüğe sahip (yüzde 31,7) olduğunu tahmin ediyor.

Güney Kore özellikle dikkat çekiyor: Covid-19’un sert bir şekilde etkilenmesinin yanı sıra, kurumsal borç / GSYİH oranı zaten yüzde 101,6 ile yüksek ve yine GSYİH’ye oran olarak hanehalkı borcu da yüzde 95’le yüksek.

Çin, GSYİH’ye oran olarak yüzde 156,7 ile dünyadaki en yüksek kurumsal borç oranına sahip. Fakat, borçların çoğu yerli. Bununla birlikte, ülkenin dış borcu GSYİH’nın yüzde 54’ü ile son derece düşük, döviz rezervleri 3,1 trilyon dolar ve devlete ait varlıklar zengin. Çin, ülke bilançosunu gerekirse kurumsal borç zararlarını karşılamak için kullanabilir.

Pekin muhtemelen devlete ait bankaları devlete ait girişimlere destek verdirmeye yönlendirmeye devam edecek.  Devlete ait varlık yönetimi şirketlerini de özsermaye borcu swapları yürütmeye teşvik etmeye. Gösteriş olması için de kontrol edilebilir sayıda iflasa izin vermeye devam edecek. Diğer bir deyişle, Çin’in kurumsal borç sorunu ciddi olmakla birlikte, potansiyel kayıpları ve etkileri geleceğe doğru genişleyecektir.

Kısacası, önümüzdeki aylarda daha fazla ülke ve kurumsal borç sıkıntısı görmeyi bekliyoruz. Birçok sıkıntılı borçlu bireysel olarak küçük ve sistemik olmasa da, eğer yeterli sayı aynı anda temerrüde düşerse, küresel finansal istikrara şok yaratacak. Yani, İtalya borç sıkıntısına düşene kadar!

Hung Tran – Atlantic Council, Institute of International Finance/ FT



[ad_2]






Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bağlantıda Kal

10,252BeğenenlerBeğen
1,083TakipçilerTakip Et
276AboneAbone Ol
- Advertisement -

Popüler Listeler