Ana SayfaKültür SanatKulaklarınızın duyduğuna inanamayacaksınız, bu...

Kulaklarınızın duyduğuna inanamayacaksınız, bu ağaç damarlarından akan müzik

Google News presshaber.com

Evet, bu müziğe çok şaşıracaksınız, sıradışı bir deney sonucunda ortaya çıkan harika bir müziği paylaşıyoruz sizinle.

1. Çoğumuz taş plakların nostaljik havasını sever, evimizde bir gramofon bulunmasını dilerdik. Kimisi de bunları gerçekten özenle sakladı ve arşivledi. Eski 45’likleri taş plaklardan dinlemeyi seven insanlar bile hala var. Şimdi size bahsedeceğimiz kişi ise akla hayale sığmayacak sıradışı bir deneyde bulunmuş ve akıl karı olmayan başka bir şey ise bu deneyin başarılı olması.

ağaç kökünden müzik

 

2. Doğanın ruhu, doğanın kanunu der dururuz. Şimdi sıra doğanın müziğinde. Yanlış duymadınız doğanın müziği diyorum. Çünkü Bartholomaus Traubeck isimli bir sanatçı, Years adlı albümünde ağaçlardan çıkan müziğe yer vermiş ve bunun için epey bir çalışmışa benziyor.

ağaç kabuğundan müzik dinlemek2

 

3. Traubeck, gramofonların iğnesi yerine, ağaç köklerinde bulunan damarların, dokusunu, renklerini müziğe dönüştüren sensörler kullanarak müzik üretmeyi başarmış. Bu sıradışı alet özel bir algoritma ile çalışıyor ve bu hassas sensörlerin algıladığı sinyalleri bir piyano aracılığı ile notalara çeviriyor.

doğanın eşsiz müziği

 

4. Her ağaçın farklı bir damar şekline sahip olduğunu düşününce her ağaçın farklı bir müziği olduğunu söylemek de yanlış olmaz. Avusturyalı sanatçı Bartholomaus Traubeck de farklı ağaç türlerinin mükemmel senfonosini bir araya getirdiği Years (Yıllar) adlı çalışmayla bunu bir albüme dönüştürmüş.

doğanın eşsiz müziğini dinleyin

5. İşte doğanın o mükemmel müziği..

6. Years – ‘scratching’

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

AB yaptırımlarından daha çok acıtacak: Volkswagen Türkiye kararını erteledi

Almanya’nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Handelsblatt, otomotiv devi Volkswagen’ın (VW)...

EIA Petrol Talebinde Büyüme Beklentisini Düşürdü

ABD Enerji Bakanlığı’na bağlı Enerji Bilgi İdaresi, global petrol talebi...

İlk insanlı uzay mekiği denemesine hazırlanan SpaceX’in başka tesiste roketi patladı

Çarşamba günü uygunsuz hava koşulları yüzünden yapılamayan SpaceX’in ‘Crew Dragon’...

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nin fiziki gösterimleri iptal edildi

Sürdürülebilir Yaşam Film Festivali’nin (SYFF) Pera Müzesi’nde gerçekleşmesi planlanan fiziki...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan “Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî   Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil. Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor. Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi. İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...' Geo Milev   Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü. Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış.. Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016) Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki: “Ey sağduyulu! Ana vatanında kalman, Saygınlığını korur. Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör. Saç, başta oldukça değerlidir. Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır” Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...