Külkedisiyle Kendini Avutmak (Cinderella Man)

0

Cinderellla man, ismini aldığı masal kadar komplike olmasa da en az çocukluğumuzda bizi etkileyen o masal kadar etkileyici bir film.

Filmin başkarakteri James’in hikayesi; sanayileşmesini tamamlamış, özellikle birinci dünya savaşı sonrası ‘rüya ülke’ haline gelmiş ülkesi Amerika’nın hikayesiyle benzerdir. Amerika’da her şey çok iyi giderken 1929 yılında ünlü Kara Perşembe’nin yaşanmasıyla New york borsası çöker ve ülkede işsizlik artmaya başlar. Bu sebeple de halkın sefalete doğru sürüklenmesi kaçınılmaz olur. Sefaletten payını alan boksör James, elinin kırılmasından sonra aldığı kötü sonuçlar üzerine boksu bırakmak zorunda kalır. Ailesini geçindirmekte de zorlanan James, ne bir çok zorluğa rağmen kazandığı maçların hakkını veren patronuna, ne de ülkeyi çıkmaza sokan Roosevelt’e tepkilidir. James, aksine Başkan Roosevelt’e çok güvenmektedir. Hayata karşı tepkili tavır takınmayan James’in tek isyanı olacaktır: Bir gece çocuklarına içiremediği 2 şise süt.

Evli ve üç çocuk babası olan James, tüm maddi problemlere rağmen mutlu bir aile hayatına sahiptir. Birbirlerine güveni tam olan aile fertleri, her alanda birbirlerini de desteklemektedir. James ve eşi Mae arasındadaki güven bağı sağlamdır. Bu bağın sağlamlığını yönetmen daha filmin başında bir maç sonrası James ile Mae arasındaki bir diyologla verir. Mae’nin kocasını destekler tavrıyla yansıtılan ‘her başarılı erkeğin arkasında mutlaka bir kadın vardır’ imajı, yönetmen Ron Haward’ın bir diğer ünlü filmi ‘Akıl Oyunları’nda da kendini ciddi anlamda gösterir.

Mae karakteri, maddi zorluklarla uğraşan bir ailede çocuklara bakan,küçük ev işlerini halleden ve kocasının her şartta yanında olan kadın karakterinden öteye gidemez. Eşi Mae’nin desteğiyle günlük kazançlarla ailesini ayakta tutmaya çalışan James, bir boksörün ünvan maçına çıkmak üzere rakip aramasıyla çok önemli bir fırsat yakalar.

Ülkem ve Ben
Film boyunca James ve ailesinin hikayesi ülkenin kaderiyle paraleldir. Öyle ki ülkenin ekonomik olarak düzlüğe çıkmasıyla James’in ringlere yeniden dönüşü birbirine paraleldir. Yönetmen, bu kader birlikteliğini ülkedeki ülkenin son maçta James için dua etmesiyle gösterir. Hatta bir adım daha öteye gidip James’in başarısıyla halka bir nevi katharsis yaşatır. Çünkü kötü durumda olan toplumlara ‘iyi hikaye’ lazımdır,içinde bulundukları kasvetten onları sıyıracak hikayeler…
James final maçına çıkarken spiker James için’ 1 yıl önce aşevinde sırada bekleyen adam’ ifadesini kullanır. Bilinçli olara kullanılan bu ifade, ‘ o adam şimdi milyonların önünde ve siz de bir gün içinden bulunduğunuz krizden kurtulup mutlu güzel günler göreceksiniz’ alt metnini taşır. Halk arasından yıldız çıkaran programların üçüncü dünya ülkelerinde ilgi görmesi de bu sebeptendir.

İsyan edip hakkını aramak yerine kaderini bekleyen, hatta kendisini insanları örgütletmeye çağıran, borsaya para yatırıp sonra tüm parasını orada kaybeden çelişkili ve uyumsuz(bu çelişki yönetmenin karektere bakışının sakat olmasındandır) kömünist karektere karşı kimle, neyle savaşmak, görünmeyen düşmanla mı? der çünkü onun için bu durum kötü talih ve kaderdir.

Evet belki geri gelir ve James’in kaderini değiştirip ona yeni bir fırsat verir. Bu sayede James kurtulur ve artık gece evine alacağı 2 şişe süt vardır.
Yönetmenin katharsis yaşattığı toplum?
James’in hikayesini dinleyip eve döndükten sonra onları gerçek hayat ve 1938 Amerika krizi beklemektedir.

Yazar: Starinci

Kaynak: kadrajsinema.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here