LGS yaklaştıkça stres artıyor: Aileler ve öğrencileri aşırı kaygıdan uzak durmalı

0


Liseye Geçiş Imtihanı’na (LGS) sayılı günler kala, 8’inci derslik öğrencilerinin de imtihan maratonu tüm hızıyla devam ediyor. Imtihan yalnız öğrencileri değil aileleri de oldukça etkiliyor. Ailelerin endişeleri, hem kendilerinde hem de çocuklar üstünde kaygı düzeyini de artırıyor. Eğitim uzmanları ise aileleri, çocuklarındaki stres düzeyini tetiklememeleri mevzusunda uyarıyor. Rehberlik uzmanları Burak Kılanç ve Salim Ünsal, ailelerin iyi mi bir yöntem izlemeleri gerektiğiyle ilgili gazetemiz BirGün’e değerlendirmelerde bulunmuş oldu.

Çocuğa itimat verin

Yaklaşan LGS’de çocuklar kadar ailelerin de üstüne görevler düştüğünü belirten Salim Ünal ailelerin çocuklarını beklentiye girmeden yönlendirmeleri gerektiği uyarısında bulunmuş oldu. Ailelerin kendi hayallerini evlatları vasıtasıyla gerçekleştirmek istemesinin yanlış bulunduğunu vurgulayan Ünal: “Evlatların kendilerine ilişkin olmayan hedefler doğrultusunda hareket etmeleri onları zorluyor. Bunun yarattığı kaygı çocuklarda odaklanma zorluğuna niçin olabilir” dedi. Ailelerin çocuklarını başka çocuklarla kıyaslanmalarının da evlatların kendilerini değersiz hissetmelerine niçin olabileceğini söyleyen Ünal “Ailelerin itimat verici, telkin edici olmaları gerekiyor. Evimizdeki tüm gündemi imtihan oluşturmamalı. Bundan dolayı bu, çocukta tedirginliğe neden olur. Evimizdeki gündemin rutin akışı nede olsa aynı şekilde ilerlemekte yarar var. Çocuklarda kimi zaman kendine güvensizlik oluşur, yapamayacağına dair kaygılar adım atar. O duyguyu birazcık azaltacak şekilde yol izlemeliler. Evlatları sıkıştırmadan, onların coşku oranını artırmadan hareket etmeliler” dedi.

Ünsal ailelerin stresten kurtarmak için doktora götürdüklerini ya da ilaç kullandırdıklarını söylemiş oldu. Ünsal “Bazı aileler evlatlarının aşırı doktora götürüyorlar ya da ilaç kullandırıyorlar.Bu tip şeyler işi sıkıntıya sokabilir” dedi.

Aşırı Kaygı bulaşıcıdır

Burak Kılanç ise aşırı kaygının bulaşıcı bir durum olduğuna dikkat çekti. Sınavda başarıya ulaşmış olunması için kaygının belli bir seviyede tutulması icap ettiğini söylen Kılanç “Kaygının aşırı olması, başarısızlığa niçin oluyor. Kaygının yönetilmesi de evladı ailece yapabileceği bir vaka.

Türkiye’de çocuğunun başarıya ulaşmış olmasını isteyen aileler çocuklardan daha çok kaygılanabiliyor. Ve bu aşırı kaygı küçüklere da bulaştığı için evlatların başarısızlığına niçin oluyor. Aileler kendi kaygılarını küçüklere bulaştırmasınlar. Kaygı duymak oldukca organik” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here