izmir escort
Ana SayfaHaberlerEkonomiMakro-ekonomi gündemi: İmalat sektörü...

Makro-ekonomi gündemi: İmalat sektörü verileri ve finansal istikrar raporu

Google News presshaber.com

[ad_1]

Önce Fransa, şimdi de Almanya, “Ülkücü Hareket”in faaliyetlerini yasaklama yoluna gidiyor. Avrupa’da bu derneklerin faaliyetleri yakından izleniyordu.

Hatta Belçika’da sadece “Ülkücü Hareket” değil, aynı zamanda MHP’nin faaliyetleri de yakından mercek altına alınmıştı. Brüksel’in en popüler semti Saint Josse’un Belediye Başkanlığı’nı yürüten Türkiye kökenli, Emirdağlı Emir Kır, sadece Brüksel’i ziyarete gelen MHP’lilerle bir araya geldi diye Sosyalist Parti’den ihraç edildi. Belçika’da MHP’ye bir “terör örgütü” muamelesi yapıldı.

Avrupa’da “Bozkurtlar”, “ülke güvenliğini tehdit eden aşırı sağ gruplar” olarak görülüyor. Üç hafta önce Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, “Bozkurtlar” olarak bilinen Ülkü Ocakları’nın faaliyetlerini yasaklayacaklarını söylemişti. Ardından bu hafta içinde Avusturya’nın Başbakanı Sebastian Kurz, “siyasal İslam düşüncesi”nin fikri suçlar kapsamına alınacağını söyledi. Ve sonrasında da Almanya’nın tüm siyasi partilerinin üzerinde “fikir birliği”ne vardığı bir teklifle, Ülkücü Hareket”in “insan onuruna önem vermediği, biyolojik ırkçılık yaptığı ve antisemitik ve antiliberal olduğu, tüm bunların da demokrasi prensibiyle uyuşmadığı” gibi iddialar gündeme getirilerek yasaklanması istendi.

Federal Anayasayı Koruma Dairesi, her sene ülkedeki aşırı sağcı, aşırı solcu gibi farklı görüşlerden hareketleri, dernekleri, ideolojik temsilcileri bir raporla izliyor. Geçen yılki raporunda, “Ülkücü Hareketi” de geniş bir şekilde ele aldı. Ülkücü Hareket’in ADÜTDF ve ATİB’den oluşan iki farklı dernek altında organize olduğu söyleniyor. Almanya’da 12 bin 500 “Türk aşırı sağcısı” olduğu belirtiliyor. Bozkurtlar hareketi olarak tanımlanan sağ hareketler raporun sabit unsurlarından birisi. “Türk aşırı sağcılığı” başlığı altında ülkücü hareket “İslamcılık harici hareketler kapsamında değerlendiriliyor. Çatı derneği olarak da Almanya Demokratik Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu (ADÜTF) gösteriliyor. Derneğin yasal zeminde ama anne partileri olan MHP doğrultusunda hareket ettiği, MHP’nin de ultra milliyetçi bir ideoloji olduğu belirtiliyor.

Raporda yer alan ikinci dernek ise Avrupa Türk İslam Kültür Dernekleri Birliği. Bu derneğin ülkücü kökenden geldiğini onlardan 1987’de ayrıldığı, kendisini yeni bir yönelime soktuğu yazılıyor. Türk aşırı sağcı ülkücü hareketleri kapsamından ziyade “bu dernek ülkücü hareketin dini kısmını oluşturmaktadır” yorumu da yer alıyor.

İki yıl önce Almanya Başbakanı Angela Merkel, Brüksel’de gerçekleşen bir NATO toplantısında Avrupa Türk Konfederasyonu eski Genel Başkanı, MHP milletvekili Cemal Çetin ile bir araya gelmiş, bu buluşma Almanya’da büyük tepki görmüştü. “Merkel bu parti ve örgütlerine mesafe koymalı” denmişti.

Alman İç İstihbarat Örgütü “Anayasayı Koruma Dairesi” tarafından geçen yıl hazırlanan bir raporda da, Ülkücülerin son altı yılda, Kürt, Alevi, Ermeni, Yahudi ve eşcinsellere yönelik fiziksel saldırılarda bulunduğu bilgisine yer verilmişti. Raporda, “MHP sempatizanı” ve “ultra milliyetçi” olarak adlandırılan kişilerden şiddete meyilli olanların sayısının hızla arttığı da yer alıyordu. Raporda ayrıca, Türk milliyetçilerinin sosyal medyada İsrail ve Yahudi karşıtı propaganda yaptıkları ve bu savunularını birçok açık toplantıda hiçbir engelle karşılaşmadan rahatlıkla dile getirdikleri de kaydediliyordu.

Sonuçta Avrupa kararını aldı. Fransa başı çekti, Almanya izledi, Hollanda devam edecek, Avusturya zaten zemini hazırladı. Bu kararın tüm Avrupa ülkelerine yayılacağı kesin. “Ülkücü Hareket” yasaklanıyor. Sözü edilen dernekler kapatılacak. Üyelerinin seks hikayeleri faaliyetleri ve söylemleri çok yakından takip edilecek, para hareketleri, söylemler mercek altına alınacak.

Anayurtta ise bu hareketin mensubu olduğunu söyleyenler, ana muhalefet liderini “Bakla Kazığı’nın üstüne oturtmakla” tehdit ediyor.

Daha da vahimi, yeraltı dünyasından birinin bu hunharca tehditini, meşru bir siyasi parti liderinin “dava arkadaşım” diyerek savunması…

[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

61. Özel Güvenlik Sınavı ne zaman yapılacak?

61. Özel Güvenlik Sınavı ne zaman yapılacak? 61. Özel Güvenlik Sınavı...

Tartıştığı komşusuyla mama karşılığında uzlaştı

Avukat Seray Yörük, hayvanlara eziyet ettiği için tartıştığı ve kendisine hakaret...

Eyüp Devlet Hastanesi Karantinaya alındı!

Eyüp Devlet Hastanesi Acil Servis'i, 'Mers virüsü' şüphesiyle karantinaya alındı. Hacdan 1...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...