Ana SayfaHaberlerEkonomiOtomotiv Satış Sonrası Sektöründe...

Otomotiv Satış Sonrası Sektöründe Kapasite Kullanımı Yüzde 85’e Çıktı!

Google News presshaber.com

[ad_1]

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), Eylül Ayı Sektörel Değerlendirme Anketi’nin sonuçlarını paylaştı. Ankete katılan üyelerden yola çıkarak elde edilen verilere göre, otomotiv satış sonrası sektöründeki üretici üyelerin kapasite kullanım oranı yüzde 84,4’e yükseldi. Bu dönemde satışlarını geçtiğimiz yılın aynı döneminde göre yüzde 19,5 artıran sektör üyeleri, üretimde yine 2019 yılının Eylül ayına kıyasla yüzde 17,5 artış yaşadı. İhracatta ise bu artış yüzde 8,8 olarak kaydedildi.

Pandemi sebebiyle mobilitenin bireysel araçlara yönelmesi, ikinci el piyasasındaki hareketlilik, garanti süresi tamalanan araçların uygun ve rekabetçi hizmet anlayışı sebebiyle satış sonrası kanalına olan ilgisinin artmasının sektöre olumlu yansıdığını belirten OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Özalp, “Sektörümüzdeki bu olumlu hava, üyelerimizin yarıya yakının yeni yatırımlara sıcak bakmasına olanak sağlamakta. Son üç ay içerisinde üretici üyelerimizin kapasite kullanımları yüzde 75’lerden yüzde 85’lere kadar ulaşmış durumda. Ancak, gümrük ve TSE süreçlerinde yaşanan gecikmeler ürün bulunabilirliğini günden güne zorlaştırıyor. Bu da yakın vadede tedarik zincirinde bir kırılma yaşanması endişesini arttırıyor. Önümüzdeki dönemde, mevcut sorunların giderilmesi ve ekonomide sağlanacak istikrarın üyelerimizin yeni yatırımlara kaynak ayırmasının önünü daha da açacağına inanıyorum” dedi.

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), COVID-19 süreciyle birlikte sektördeki güncel verileri paylaşmak üzere hazırladığı anket çalışmasının Eylül ayına ait sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde üretici ve dağıtıcı sınıfından 198 üyesi bulunan derneğin yaptığı Eylül Ayı Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre sektördeki satış, üretim ve ihracat kalemlerinde artış gözlemlendi. Ankete katılan üyelerin iç pazardaki satışları geçtiğimiz aya kıyasla yüzde 11,6 oranında artarken, bir önceki yılın aynı dönemi göre toplam yüzde 19,5 artış kaydedildi. Yine geçtiğimiz yıl ile kıyaslandığında dağıtıcı üyelerin satışlarındaki artış oranı yüzde 14,6 üretici üyelerin satışlarındaki artış da yüzde 27,4 oldu.

Otomotiv satış sonrası sektörü Eylül ayında üretim ve ihracata önemli katkılarda bulunmayı sürdürdü. İç pazardaki talebin de artmasıyla birlikte ankete katılan üretici üyelerin Temmuz ayında yüzde 75,6, Ağustos ayında %79,6 olan kapasite kullanım oranları Eylül ayında yüzde 84,4’e kadar yükseldi. Bu dönemde, katılımcı üreticiler Ağustos ayına göre üretimlerini yüzde 19,2 artırırken, geçtiğimiz yılın Eylül ayına göre üretimde yüzde 17,5’lik artış yaşandı. Avrupa pazarlarında normale dönüş sürecinin başlamasıyla Eylül ayında ihracatta da yukarı yönlü ivmelenmeyi sürdüren otomotiv satış sonrası sektörü, ihracatını Ağustos ayına göre yüzde 7,5 artırdı. Ankete katılan üreticilerin ihracatı geçtiğimiz yılın Eylül ayı ile karşılaştırıldığında ise yüzde 8,8 arttı.

“Yukarı yönlü trend sürecek”

OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Özalp, “Her ay düzenlediğimiz anketlerimiz sektörümüzün gidişatı konusunda bizlere ışık tutmaya devam ediyor. İçerisinde bulunduğumuz olağandışı sürece rağmen sektörümüz geçen her ay, bir önceki ayın üzerine koyarak ilerlemeyi sürdürüyor. Bu da bizlerin diğer sektörlerden pozitif yönde ayrıştığını ispat eder nitelikte olduğunu gösteriyor. Sektör olarak Eylül ayında hem bir önceki aya, hem de geçen yılın Eylül ayına göre beklentilerin üzerinde bir gelişme gösterdik. Bu doğrultuda, Ekim ayındaki beklentinin ve 2020 genelinde trendin yukarı yönlü olduğunu söyleyebiliriz. Bu olumlu havanın sebeplerini ise; pandemi sebebiyle mobilitenin bireysel araçlarla sağlanması, ikinci el piyasasındaki hareketlilik, garanti süresi tamalanan araçların uygun ve rekabetçi hizmet anlayışı sebebiyle satış sonrası kanalına olan ilgisinin artması şeklinde sıralayabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

“Tedarik zincirindeki potansiyel risklere dikkat”

Otomotiv satış sonrası sektöründe bulunan firmaların neredeyse yarıya yakınının yeni yatırımlara sıcak baktığını vurgulayan Ziya Özalp, “Türkiye ekonomisinde yaşanan gelişmeler ve döviz kurlarında yaşanan dalgalanmalar diğer tüm sektörleri olduğu gibi otomotiv satış sonrası sektörünün temsilcilerini de yakından ilgilendiriyor. Bir yandan yaşanan tüm bu gelişmelere göre planlarımızı geliştirirken, diğer yandan Türkiye ekonomisi için üretmeyi ve iç pazarı canlandırmayı sürdürüyoruz. Diğer yandan, sektörümüzdeki bu olumlu hava, üyelerimizin yarıya yakının yeni yatırımlara sıcak bakmasına olanak sağlamakta. Son üç ay içerisinde üretici üyelerimizin kapasite kullanımları yüzde 75’lerden yüzde 85’lere kadar ulaşmış durumda. Ancak, gümrük ve TSE süreçlerinde yaşanan gecikmeler ürün bulunabilirliğini günden güne zorlaştırıyor. Bu da yakın vadede tedarik zincirinde bir kırılma yaşanması endişesini arttırıyor. Önümüzdeki dönemde, mevcut sorunların giderilmesi ve ekonomide sağlanacak istikrarın üyelerimizin yeni yatırımlara kaynak ayırmasının önünü daha da açacağına inanıyorum” dedi.

OSS’nin Eylül Ayı Sektörel Değerlendirme Anketi’nde katılımcıların Ekim ayı beklentilerine de yer verildi. Katılımcı üyeler Ekim ayında yurt içi satışlarında Eylül ayında göre ortalama yüzde 2,9 artış beklediğini ifade etti. Öte yandan, 2020 yılı Ekim ayının geçtiğimiz yılın Ekim ayına göre iç pazardaki satışlarda yüzde 13,7 oranında büyüyeceği de yine katılımcıların beklentileri arasında yer aldı. Önümüzdeki 3 ayda ise sektörün benzer seyir sürdüreceğini öngören dağıtıcı üyelerin oranı yüzde 49’dan yüzde 68,2’ye, üreticilerin oranı ise yüzde 50’den yüzde 63’e yükseldi. Sektörde yaşanan ivmelenme ve satış sonrası pazarındaki yükseliş trendiyle birlikte sektör oyuncuları yatırım planlarına daha sıcak bakmaya başladı. Anket sonuçlarında göre, Eylül ayında ankete katılan üyelerin “Yeni yatırım yapmayı planlıyor musunuz?” sorusuna yanıtı yüzde 46,9 oranında “Evet” oldu.

Üretim yapan üyelerde istihdam arttı

Otomotiv satış sonrası sektörü Eylül ayında istihdamını korurken, özellikle üretici üyelerdeki istihdam artışı ankette dikkatleri çeken bir diğer unsur oldu. Eylül ayında üretici üyelerin hiçbiri istihdamda azalma olmadığını vurgularken, “değişiklik yok” diyenlerin oranı yüzde 40,7, “arttı” diyenler oranı ise yüzde 59,3 olarak kayıtlara geçti. Dağıtıcı üyelerde de katılımcıların sadece yüzde 2,3’ü istihdamın azaldığını ifade ederken, “değişiklik yok” diyenlerin oranı yüzde 72,7, “arttı” diyenlerin oranı yüzde 25 olarak gerçekleşti. Otomotiv satış sonrası sektörünün Eylül ayı içerisinde bir önceki ayda olduğu gibi gözlemlediği problemlerin başında döviz kurlarındaki hareketlilik gelirken; gümrüklerde yaşanan sorunlar, tedarik problemleri ve pandeminin çalışanlar üzerindeki etkileri de başlıca sorunlar arasında yer almaya devam etti.



[ad_2]

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Twitter’daki bir saatlik arıza, şirkete yüzde 1 değer kaybettirdi

Sosyal medya platformu Twitter’da bu akşam yaşanan teknik sorunun dünya çapında...

Üniversiteler bitik

BirGün EğitimYükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) sayılı günler kaldı. Öğrenciler ve...

‘Corona’dan Avrupa’da ilk ölüm

Çin’in Wuhan kentinde çıkan Covid-2019 (corona virüs) sebebiyle Avrupa’da ilk...

6 muhalefet partisinden ortak açıklama

Türkiye’deki 6 muhalefet partisinin genel başkanları, güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasına son şeklini vermek üzere Ankara Ahlatlıbel Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen yemekli toplantıda bir araya geldi.

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan“Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil.Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor.Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi.İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...'Geo Milev Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü.Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış..Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki:“Ey sağduyulu!Ana vatanında kalman,Saygınlığını korur.Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör.Saç, başta oldukça değerlidir.Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır”Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...