8.5 C
İstanbul
Pazar, Temmuz 5, 2020

26 maddeyle Osmanlıca bilgisayar terimleri

Osmanlıca tartışmalarına bir katkımız olsun istedik, Osmanlıca bilgisayar terimlerini sizin için listeledik. İşte 26 maddeyle Osmanlıca bilgisayar terimleri:1. Görev Çubugu: Değnek-ül vazife 2. Çift Tıklama: Tıkırt-ül...

Bunlara bakmalısınız

Erkekler için 7 maddelik “eril düzene katılmama” rehberi

Erkekler karşılarında bir feminist olduğu zaman “Ben kadınları ezmiyorum ki.”, “Bütün erkekler aynı değil” gibi argümanlara sarılabiliyorlar. İlginçtir, kadınların eziliyor olduğu gerçeğini kendilerine kişisel...

Dünyanın en çok satan 20 kitabı

İnsanoğlu bu güne kadar kesin olmamak kaydıyla 130 milyana yakın kitap basmıştır. Biz bu listeyi hazırlarken bile basımda olan yeni kitaplar olduğunu biliyoruz. Bu...

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Arjantinli sıradışı sanatçı Raul Lemesoff, insanlara kitabı sevdirmenin belkide hiç denenmemiş bir yolunu deniyor. Sanatçının çalışmasını derlediğimiz listemizde aşağılara doğru kaydıkça önyargılarınız yıkılacak.Dilerseniz sıradışı listemize...

Tomris Uyar ve aşıkları

Sizce en kıskanılan, çoğu kişinin yerinde olmak istediği kadın kim? Öyle bir kadın var ki en güzel isimler, en güzel eserlerini onun için yazdı.O...

Ortadoğu’nun kadife sesi Mohsen Namjoo ve 10 şarkısı

Mohsen Namjoo Meşhed şehrinde geleneksel yapıdaki bir aile içerisinde büyüdü. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocukluğunda başlamıştı. okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol...

Özdemir Asaf’ın enleri, ilkleri bilinmeyenleri!

Özdemir Asaf şiirleri, hayatı ve hikayeleriyle şiirimizin en nadide şairlerinden biridir. Cumhuriyet Dönemi Edebiyatının en önemli isimlerinden Özdemir Asaf‘ın şiirleri dışında başına gelmiş bilinmeyen hikayeleriyle edebiyat tarihimizde az rastlanır yazarlardan biri olmuştur. Asaf’ın en iyi şiirleri ve hayatının kısa özetini sizlere Press Haber aracılığıyla sunuyoruz. 

Özdemir Asaf’ın şiir dili:

Kısa, özlü söyleyişlerin yer aldığı, humor içeren düşündürücü özgün şiirleriyle tanındı. Karşıtlıkları, benzerlikleri, çağrışımları kullanarak söz ve sözcük oyunlarına dayalı şiirlerinde yaşam görüntülerini, eşyayı, izlenimleri soyutlaştırır; dokunaklılık yüklü şiirlerinde sevgi, anılar, yalnızlık, ölüm işlediği başlıca konulardır.

Özdemir Asaf’ın hayatı;

11 Haziran 1923’te Ankara’da doğdu.28 Ocak 1981’de İstanbul’da öldü. Asıl adı Halit Özdemir Arun’dur. İlk ve ortaöğreniminin bir bölümünü Galatasaray Lisesi’nde yaptı.1942 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nden mezun oldu. İstanbul Üniversitesi’nde, önce Hukuk Fakültesi’ne, sonra İktisat Fakültesi ve Gazetecilik Enstitüsü’ne devam ettiyse de 1947’de yüksek öğrenimini yarıda bıraktı. Bir süre sigorta prodüktörlüğü yaptı. ‘Zaman’ ve ‘Tanin’ gazetelerinde çevirmen olarak çalıştı. İlk yazısı 1939’da ‘Servetifünun-Uyanış’ dergisinde çıktı.1951’de Sanat Basımevi’ni kurarak matbaacılık yaşamına girdi. Kendi şiir kitaplarını bastı.1955’te Yuvarlak Masa Yayınları’nı kurdu.

özdemir-asaf_52891

Özdemir Asaf’ın başına gelen ilginç hikayeler:

Özdemir Asaf’ın kızının anlattığı ilkokul hikayesi

Bir ilkokul, okulun ilk günü. Birinci sınıf, öğretmenleriyle ilk kez karşılaşan çocukların kulaklarında; “şiir bilenler parmak kaldırsın” sözü çınlar. parmak kaldıran öğrencilerin sayısı, iki elin parmaklarını geçmez. Öğretmenleri sırayla hepsini çağırır. Tahtaya kalkan çocuk, başı ile sınıfı selamladıktan sonra şiirini okur, hazır ol vaziyetinde.

Öğrencilerden biri Atatürk ile ilgili şiir okur, biri 23 nisan, öteki 19 mayıs, bir diğeri 29 ekim, kimileri de annem, okulum, öğretmenim. Her şiir okuyan büyük alkış alır. Sıra kendisine gelen Seda da tahtaya koşar, büyük bir sevinçle. Beyaz kurdeleler ile örülmüş saçları dalgalanır bu sırada. Rugan ayakkabılarını bitiştirdiğinde çıkan sesle içi gıcırdar, ama heyecanı daha ağır basmaktadır.

Bir şair olan babasının arkadaşlarının evlerini ziyaretleri sırasında, babasının çok sık okuduğu bir şiiri ezberlemiştir Seda. Babasından büyük ve önemli şair yoktur elbetteki Seda için. Rugan ayakkabıların iç gıcıklayan sesi sınıf içerisinde yankılanmasa da okulda yankılanır.

ölebilirim genç yaşımda,
en güzel şiirlerimi söylemeden götürebilirim.
şimdi kavak yelleri esiyorken başımda,
sevgilim,
seni bir akşamüstü düşündürebilirim.

Sınıftaki sessizlik artarken, Seda’nın heyecanı da artar. “Hani nerede alkışlar, hani nerede tebrikler?” soruları kafasının içinde yankılanır, birkaç saniye önce arkadaşlarının kulaklarında yankılanan mesaj şiiri gibi. Şiirin bitmesiyle başlayan sessizlik, Seda’nın kafasının içinde artan bir çığlığa dönüşür. “Neden?” sessizliği ilk bozan kişi öğretmenidir.

“Sen bu şiiri nereden biliyorsun? Kim ezberletti bu şiiri? Kimin şiiri bu?”

Sessizlik artmaya devam etseydi diye düşünmekten kendini alamaz Seda, ama yanıtlamaktan da geri kalmaz.

“Babamın.”
“Baban ne iş yapıyor?”
“Matbaacı.”
“Babana söyle, yarın okula gelsin.”

Akşam eve gider gitmez olanları anlatır babasına Seda ve beklediği gibi bir yanıt alır. Evet, sessizce dinleyen baba güler, yalnızca güler.

Bu olayı anlatan Seda Arun, şu cümleler ile devam eder: “Uzun saçları, gür bıyıkları, siyah beresi, bakışlarındaki ışıltısı, r’leri söyleyemeyişi, onu arkadaşlarımın babalarından ayırıyordu. Babamın Özdemir Asaf olduğunu öğrenmem için ilk kitabının basılmasını beklemem gerektiğini o günlerde bilmiyordum.”

Özdemir Asaf – Her Neyse ve hikayesi

Özdemir Asaf, hoşlandığı kadına açılmak ister.. Kadına bütün güzellikleri sıralar, Türkiye için İstanbul’un, İstanbul için gecenin, gece içinde yürümenin, yürürken de düşünmenin ne kadar güzel ve önemli olduğunu anlatmaya çalışır. Fakat sözü o kadar evirip çevirmesine rağmen bir türlü kadına getiremez ve kendisi için onun da bu kadar önemli olduğunu söyleyemez. Sonunda “her neyse” deyip kalkarlar ve şiir artık yazılmıştır …

Her Neyse

Türkiye’de İstanbul ne ise,
İstanbul’da gece ne ise
Gecede yürümek ne ise
Yürürken düşünmek ne ise
Seni unutamamacasına düşünmek ne ise
Unutamamanın anlamı ne ise
Seni sevmek ne ise
Saklayayım mı yok söyleyeyim derken
Birden aşka düşmek ne ise
Her neyse.

Şiirin canına okuyorsun hikayesi

Özdemir Asaf, ‘r’ harfini söyleyemez, ”yumuşak g” olarak telaffuz ederdi.
Galatasaray Lisesi’nde öğrenci iken bir anısını şöyle anlatacaktır:
“Lisede Edebiyat Hocamız İsmail
Habib Sevük idi. Sınıfta heğkese
şiiğ okutuğ, sığa bana gelince,
atlayıp yanımdakine geçeğdi.

Biğ gün değste pağmak
kaldığdım ve ‘Hocam’ dedim”,

– Sınıfta heğkese şiiğ
okutuyoğsunuz, bana niçin
okutmuyoğsunuz?

İsmail Hoca, bu soğuma şu
cevabı veğdi;

– Oğlum Özdemiğ sen, şiiğ değil,
şiiğin canına okuyoğsun.

Bunun üzerine de Özdemir Asaf
“Lavinia” şiirini yazar. Lavinia,
Özdemir Asaf’ın şiir
matinelerinde en çok okunan ve
sevilen şiiridir. Gelin görün ki, bu
şiirin son dörtlüğünde hiç ‘r’ harfi
yoktur ve Özdemir Asaf, bu şiiri
oldukça düzgün bir biçimde
okumaktadır.

Eşinin doğum hikayesi

(Kızı Seda Arun anlatıyor)

Üniversite eğitimini yarım bırakan babam, annemle evlenir. Şakacı yönü az bilinen babamın, benim doğumumla ilgili hoş bir anısı var.

İstanbul, Acıbadem’deki köşkün büyük bir bahçesi, bahçede de meyve ağaçları vardır. 26 Haziran 1947 günü bahçeden toplanan armutlar büyük bir iştahla yenir. Annem hamile olduğu için biraz daha fazla yer. Akşam herkes odasına çekilince annem, “Özdemir, çok sancım var” der.

Babam da “Haklısın Sabahat, benim de çok sancım var. O kadar armut yememeliydik” diye cevap verir. Babam uyur, ama annem uyuyamaz. Tekrar seslenir: “Özdemir, dayanamıyorum, çok sancım var.” Babam “Uyuduğuma bakma, benim de çok sancım var, ben de dayanamıyorum” der.

Sabah olduğunda annem hâlâ sancılıdır. Babaannem, babateyzem, halam, annemi Zeynep Kâmil Hastanesi’ne götürürler. Sancının armuttan değil, doğumdan olduğu anlaşılır.

Vergi dairesi hikayesi

Babam, şiirlerinde babasının Asaf ismini kullanır, oysa asıl ismi Halit Özdemir Arun’dur. 1950 yılında Cağaloğlu’nda bir matbaa açar. Açılış işlemleri için gittiği vergi dairesindeki memur adını sorar. R’leri “ğ” olarak söyleyen babam “Halit Özdemiğ Ağun” der. Özdemir, bilinen bir isim olduğu için memur belgelere “Halit Özdemir Ağun” yazar.

Babam, bankonun üzerinden eğilerek bakar. Yanlış yazıldığını görünce “Soyadımı yanlış yazdınız. Doğğusu Ağun” der. Memur yüzüne bakar. “Evet, Ağun” der. “Hayığ, hayığ Ağğun.” “Beyefendi anladım. Ağun.” Babam sinirlenir. Cebinden kalemini kâğıdını çıkarır, kocaman harflerle ARUN yazar, R’lere basa basa yüksek sesle okur. “AĞĞĞĞĞUN.”

Taksi şoförü hikayesi

Bir gün de matbaadan çıkıp Karaköy’e gitmek için bindiği taksinin şoförü sorar:

“Neğeye biğadeğ?” der şoför. Meğer şoför de babam gibi R’leri okuyamazmış, babam utancından “Kağaköy” diyemez, “Eminönü” der. İner. Oradan Karaköy’e kadar yürür.

ozdemir-asaf_8150_b

En çok beğenilen şiiri (Lavinia)

Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal.

Sana gitme demeyeceğim.
Gene de sen bilirsin.
Yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
İncinirsin.

Sana gitme demeyeceğim,
Ama gitme, Lavinia.
Adını gizleyeceğim
Sen de bilme, Lavinia.
1957

mevhibe
Özdemir Asaf’ın Lavinia’sı (Mevhibe Beyat)

2=1

Kim o, deme boşuna…
Benim, ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına;
Başdan başa sen.

Bağlı

Beni öyle bir yalana inandır ki,
Ömrümce sürsün doğruluğu.

Seni Saklayacağım
Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya..
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım..
Anlayacaksın.

Ben değildim

Bir aksam-üstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya..
O geçen ben değildim.

Bir gece, yatağında uyuyordun..
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya.
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan,
Ve karanlıklar içindeydi odan…
Seni gören ben değildim.

Ben çok uzaktaydım o zaman,
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebebsiz ağlamaya.
Artık beni düşünmeye başladığından
Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya..
Bunu bilen ben değildim.
Bir kitap okuyordun dalgın..
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle ağlamaya başladın..
O ölen ben değildim..






1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Yapay Zeka: Dost Mu, Düşman Mı?

Londra'daki Kraliyet Cemiyeti'nde sıradan bir Haziran'ın bir Cumartesi sabahı. Bilgisayar bilimcileri, halk arasında ünlü isimler ve gazeteciler, onlarca yıldır süregelen bir mücadeleye tanıklık etmek...

Mutlaka izlemeniz gereken En iyi 18 Uzay Filmi

Yine bir sinema listesiyle karşınızdayız. Yaşadığımız evrenin büyüklüğünü düşünüp hayretler içinde kalmayan insan neredeyse yok.Bu listede de yüzünü evrene dönen sinema yapıtlarından en...

Zygmunt Bauman: Sosyal medya çok kullanışlı ve keyifli bir tuzak

Zygmunt Bauman yakınlarda 90. doğum gününü kutladı ve Leeds’deki evinden İspanya’nın kuzeyindeki Burgos’taki bir etkinliğe gitmek için iki kez uçağa bindi. Söyleşiye başlarken yorgun...

Marquez’in 2001’de Marcos’la yaptığı röportaj

Kendisini Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (EZLN) sözcüsü olarak tanımlayan ve herkesin bir kere olsun ağzında piposuyla, yüzü gizli halde çekilmiş bir fotoğrafını görmüş, muhterem...

Son haberler

ÖSYM ‘Mabel Matiz’ sorusuyla ilgili inceleme başlattı

ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Halis Aygün, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nda (YKS) sorulan Mabel Matiz sorusuna ilişkin inceleme başlatıldığını açıkladı. Geçen hafta sonu gerçekleştirilen YKS’nin Türkçe...

39. İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma ve Ulusal Kısa Film Yarışması temmuzda düzenlenecek

Koronavirüs salgınından dolayı ertelenen 39. İstanbul Film Festivali’nin Ulusal Yarışma ve Ulusal Kısa Yarışma bölümleri 17-28 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı...

İMSAD Başkanı Küçükoğlu: “Reel sektörlerin rekabet gücü reel veriler ile artar”

İnşaat malzemeleri sanayisinin çatı kuruluşu Türkiye İMSAD, güncel ekonomik verilerle hazırlanan ‘Türkiye İMSAD Yapı Sektörü Raporu 2019’u, sektör temsilcileri ve kamuoyu ile paylaştı. Raporun üretimden istihdama,...

Rusya Libya’daki büyükelçiliğini yeniden açıyor

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Libya’daki büyükelçiliği yeniden açma kararı aldığını açıkladı.Rusya’nın başkent Trablus’taki büyükelçiliği Ekim 2013’teki bir saldırı nedeniyle tahliye edilmişti. O...

İş Yatırım TÜFE tahminini yukarı revise etti

Enflasyon tahminimizi artırıyoruz… Haziran ayı manşet enflasyonu %1,1 ile piyasanın ve İş Yatırım’ın (%0,6) tahmininin çok üstünde geldi. Negatif sürpriz yapan aylık veri sonrasında...
%d blogcu bunu beğendi: