Prof Korkut Boratav büyüme verilerini sorguladı

0


TUİK’in 12 Aralık 2016 tarihinde açıkladığı millli gelir hesabı revizyonu ve yeni hesaplama yöntemi hala büyük soru işaretleri ve tartışma yaratıyor. Üstadımız Prof Korkut Boaratav yeni makalesi “Ekonomik kriz son buldu mu?”’da 3Ç2019 istatistiklerini kullanarak TUIK hesaplamalarındaki tutarsızlıklara dikkat çekti.

 

Ekonomik kriz (“küçülme”) Ekim 2018’de başladı. Krizin dokuz ayını “Ekonomi nasıl küçüldü?” başlıklı bir yazıda incelemiştim (soL Haber, 20 Eylül 2019).

 

TÜİK, 2019’un Ocak-Eylül dönemini kapsayan GSYH istatistiklerini yayımladı. Bu durumda, “ekonomik kriz dokuz ayda son buldu mu; Temmuz-Eylül’ü de kapsayarak on iki  aya uzadı mı?” sorusunu tartışabiliriz.

 

TÜİK’e göre, ekonomi 2019’un üçüncü çeyreğinde yüzde 0,9’luk (binde 9 oranında) bir tempoyla büyümeye başlamıştır. Bazı verilerin sorgulanması gerekiyor. Bunları son üç ayla sınırlı kalmadan inceleyelim ve 2019’un Ocak-Eylül GSYH sayılarını topluca gözden geçirelim.

 

Ocak-Eylül 2019: Sektörlere, üretime göre millî gelir

Neoliberal dönemde Türkiye’nin benzer etkenlerle patlak veren önceki dört krizi, millî geliri on iki aylık dönemler boyunca aşağı çekmişti. Son GSYH verilerine yukarıdaki soru çerçevesinde bakalım: Ekim 2018’de başlayan son ekonomik kriz, 2019’da son buldu mu? Sürüyor mu? Kaç ay?

(Tablo için makaleninin orijinalini ziyaret edin, link en altta)

Tartışmaya Tablo 1 aracılığıyla başlayalım: Ocak-Eylül 2019 döneminin sektörlere göre millî gelir verilerinin değişim (%) oranları on iki ay öncesi ile karşılaştırılıyor.

2019’un ilk dokuz ayı içinde tarım yüzde 3,7 büyümüştür. Bu sektör, halkımızın neredeyse beşte birine istihdam sağlamaktadır; ama millî gelire katkısı giderek aşınmaktadır. 2018’de cari fiyatlarla GSYH’nın sektör toplamlarındaki payı yüzde 6,2’dir. Dolayısıyla ekonominin ortalama büyüme temposunu belirleyecek ağırlıkta değildir.

Üç büyük sektör küçülmüştür. Yüzde değişimler olarak inşaat sert (-9,8), sanayi (-1,7) ve hizmetler (-0,9) ılımlı tempolarda… Bu üç sektörün 2018’deki GSYH’ya toplam katkısı yüzde 59’dur.

Bu hesaplamada sanayi sektörünün üretim endeksleri ile GSYH verileri arasında uyum yoktur. Her iki istatistik TÜİK kaynaklıdır. Ocak-Eylül 2019’da sanayi üretim endeksleri ile GSYH’deki sanayi katma değerinin yüzde değişimini karşılaştıralım: -2,7 → -1,7… Küçülme temposundaki bir puanlık fark, mutlak değer ve göreli olarak büyüktür. Gayri safi üretimdeki (endeksteki) daralmanın önemli bir boyutunun katma değere (GSYH’ya) taşınmaması ekonomik olarak nasıl açıklanabilir?

Benzeri bir uyumsuzluk, büyümeyi başlatan son üç ayın istatistiklerinde de vardır. Büyüme hızları bakımından sanayi katma değeri (GSYH verisi), gayri safi üretim değerini (endeksleri) iki misli aşmıştır (+1,6 ve +0,8).

Millî geliri, sistematik olarak yukarı çeken (sanayi kökenli) bir yöntem sorunu akla gelmektedir.

Diğer sektörlere geçelim. TÜİK sınıflamasında hizmetler, ekonominin ticaret, depolama, taşıma, ulaşım, turizm kollarını kapsar. Yaygın iktisat dilinde “hizmetler”, çok daha geniştir. TÜİK geniş anlamda hizmet üretiminin tüm diğer alanlarını altı alt sektöre ayırmış; GSYH tablolarında ayrı başlıklar altında toplamıştır.

Bunlardan en büyüğü (GSYH payı %12,9) olan “kamu yönetimi”ni Tablo 1’e ekledim. Katma değer tahmini güçtür; büyük ölçüde personel giderleri ile ölçülür. Ocak-Eylül 2019’da %5,3 oranında büyüdüğü hesaplanmıştır. Bu veri, harcamalara göre GSYH hesabı (Tablo 2) içinde yer alan “kamu cari” kalemi ile tutarlıdır.

Sözü geçen (ve genellikle “üretken olmayan”) alanları içeren altı alt-sektörün son GSYH hesaplarında dikkatimi çeken bir sorun sivriliyor: Bu gruptaki “gayrimenkul faaliyetleri” Ocak-Eylül 2019’da yüzde 2,5 oranında büyümüştür. Bu alt-sektörün millî gelirdeki payı yüzde 7,6 ile tarımı aşmaktadır ve tüm özellikleri ile inşaat üretiminin uzantısıdır. İnşaat sektörünün yüzde 10’a yaklaşan bir tempo ile (bk. Tablo 1, sütun 3) küçüldüğü dokuz ay boyunca gayrimenkul alım-satım-kiralama işlemleri nasıl olup da büyüyebilmiştir?

 

Ocak-Eylül 2019 döneminde GSYH’nın yüzde 0,9 (binde 9) oranında daraldığı hesaplanıyor. TÜİK’in son üç ayda belirlediği ılımlı büyümeye rağmen…

 

 

Sadece alıntıdır, makalenin tamamını okumak için linki tıklayın

 



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here