Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Evlenecek çiftlere 25 poz önerisi

Ortadoğu’nun kadife sesi Mohsen Namjoo ve 10 şarkısı

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

“Reform Paketi” Yabancının Kafasını Karıştırdı: Gelecek mi, Kaçacak mı? Dış Medyada Son Yorumlar!

Ekonomi 18 Nisan, 03:50'de eklendi


Sunumun kendisiyle ilgili negatif eleştirilere karşın ilk yazılan yorumlarda bir çok fon yöneticisi Türkiye’ye yeni portföy yatırımları yapmakta pek istekli görünmüyorsa da TL varlıklarında satışa geçmek niyeti taşımadıklarını da söylüyordu.

Bu şekilde bakılırsa sunum oldukca beğenilmese de Berat Albayrak’ın hitabı mesela geçen yaz sonu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Londra ziyareti esnasında fon yöneticileriyle yapmış olduğu ve “Faizin enflasyonun sebebi olduğu” yönündeki teorisini anlattığı toplantı şeklinde bir satış dalgasını tetiklemeyecek. Bardağın dolu tarafı bu!

Öteki taraftan ilk günlerde yabancı medyada sunum ve konuşmanın kalitesi mevzu edilirken, şimdi artık açıklanan düzeltim paketinin Türk varlıklarına yatırım yapmak için kafi olup olmadığı da kritik edilmeye başlandı.

Reuters’de dün “Turkey düzeltim package insufficient to restore confidence in lira – S&P Global” başlığıyla piyasaya çıkan yazı tam da bunu yapıyor.

Yazının başlığı, Standard & Poor’s Global’e dayanarak şöyleki diyor: “Türkiye’nin düzeltim paketi Türk Lirasına itimatı tekrardan sağlamak için yetersiz.”

Tehlikeli bir başlık doğrusu… Hele daha yakınlarda S&P’ reyting şirketinin,  Türkiye’nin döviz ve TL olarak kredi notunun mevcut seviyesinin bir düşürülme riski altında olmadığını bildirdiğini düşünecek olursak…

El hak, yazı bu haberi de hatırlatıyor; fakat derhal yanında Türk medyasında o sırada altı pek çizilmeyen, aynı haberdeki bir başka “detay”yı da hatırlatarak…

S&P aynı duyuruda “Fakat” diyordu “TL’de tekrardan bir kıymet kaybı Türk banka ve şirketleri için ‘oldukca, oldukca fena bir haber’ olur!”

Haberde ilk vurgulanan şey Berat Albayrak’ın düzeltim paketindeki kamu bankalarına sağlanacak hükümet senetleri, ikrazat senetleri meselesi… Açık ki yazıya temel olan analist görüşü bunu aslen pozitif yönde karşılıyor fakat… Bugünlerde Türkiye le ilgili her iyi haberin sonu bu şekilde bir “fakat” ile bitiyor! Buradaki fakat şu: “Kamu bankalarına 5 milyar dolarlık bir destek, ülkede yaşanmış olan krizin (slump) resesyona dönüşmesinin arkasından beklenen ödemeyememe (default) dalgasının yükselişiyle başa çıkmalarına yardım içindi; AMA bu plan ayrıntılar mevzusunda oldukca tamamlanmamış olmakla eleştiriliyor.”

“SATALIM MI, TUTALIM MI” KARARSIZLIĞI

Haberde bunun derhal arkasından S&P’s EMEA Bölgesi devlet tahvilleri çözümleme ekibinin başı olan Frank Gill’in gülle ağırlığındaki sözleri geliyor: “Hem yabancı yatırımcılar hem de Türk vatandaşları açısından büyük sual şu: Türk lirası hâlâ yatırım hayata geçirmeye uygun bir para olma vasfını koruyor mu? Kanaatimize nazaran düzeltim paketi bu soruya yanıt vermedi.”

Burada Türk vatandaşlarına meydana getirilen atıf, döviz tevdiat hesaplarındaki artışın, doğrusu dolarizasyonun artmaya devam edişi elbet…

Bu durum yabancı yatırımcıları ve yatırım mevzusundaki uzman medyayı endişelendiriyor. Adından da anlaşılacağı şeklinde yatırım analizleri mevzusunda uzmanlaşmış bir site olan seekingalpha.com’daki yazının ana fikri de tam bu aşamada düğümleniyor. Başka bir süre olsa ne güzel bir başlık diyebileceğimiz “Gözlerinizi Türkiye’den Ayırmayın!” (Do Not Take Your Eyes Away From Turkey) yazısının yazarı şu suali soruyor: “Kim kendi vatandaşlarının bile elinde tutmak istemediği bir paraya yatırım yapmak ister ki?”

Yazar yakın dönemde TL varlıklarının öyküsünü anlatırken bilhassa seçim öncesi bir cins ana para kontrolü anlamına geldiğini düşündüğü Londra offshore TL swap piyasası operasyonunu hatırlatıyor. Bunun tekrardan olabileceğini ima ediyor. Ve bu da bir başka suali sormasına vesile oluyor: “Erdoğan gene bu şekilde bir hamle yaparsa yatırımcılar TL risklerini iyi mi hedge edebilecekler ki?”

Doğal, ekonomik temellerdeki kendi kanaatine nazaran zayıflıkları bir epey anlattıktan sonrasında –ki verdiği bazı rakamların eski ve dolayısıyla yanlış bulunduğunu söylemek gerekiyor-  yukarıdaki cümleyi de edince ek olarak şu suali sormasına gerek kalmıyor; bundan dolayı derhal okuyucunun aklına getiriliyor: Riskli bir ülkeye kendini hedge etmeden yatırım yapmayı iyi mi düşünürsünüz?”

TCMB’NİN İKİLEMİ VE TÜRK LİRASI

Yazar Türkiye merkez bankasının bir cins tuzak, daha doğrusu ikilem içinde bulunduğunu iddia ediyor ve şunu soruyor: Merkez bankası, bir faiz arttırımı şirketlerin esasen tekrardan döndürmekte zorlandıkları borçlarının faiz yükünü yükseltecek iken, enflasyonla savaşım için iyi mi faiz arttırabilir?”

Gene sorulmamış fakat ima edilmiş sual oralarda bir yerlerde: Enflasyon durdurulamazsa TL’nin kıymet kaybı iyi mi önlenir?

Öldürücü darbeyi ise yazar sona saklamış: “Türk Lirasının ödünç alınmış zamanlarla dayanabildiğine inanırım. Geçtiğimiz yıl Türkiye’den ana para kaçışı ve TL’nin kıymet kaybı tüm gelişen piyasalarda sorunlara yol açmıştı. O nedenle gözünüzü Türkiye’den ayırmayın. Aynı hikayenin tekrardan yaşanma ihtimali oldukca büyük!”

Yazar burada ne TL’nin gerçek efektif kuruna, doğrusu gerçek değerinin şimdiki değerine nazaran daha yüksek oluşuna, ne de başka pozitif yönde faktörlere değinmiyor.

Haksız yada dengesiz bir yazı olduğu öne sürülebilir mi? Bir bakıma evet. Fakat sorun bu değil ki! Bunlar Türkiye’ye yatırım icra eden fon yöneticilerinin okumuş olduğu ve etkilendiği yayınlar.

İçeride ve dışarıda ayrı ayrı açıklanan düzeltim paketinin ne içeride ne de dışarıda yatırım camiasını -en iyimser ifadeyle- pek ikna edemediği açık. Bir an evvel bu mevzuda bir şey yapılmazsa şimdilik beklemede kalan yatırımcıların geçen ağustos ayındaki şeklinde bir satış dalgasına başlaması da olanaksız değil.

Gerçi bu mevzuda paniğe kapılmaya da gerek yok. Berat Albayrak’ın Washington sunumu hakkında en sert yorumların kaleme alındığı Axios.com’da Dion Rabouin’in yazısında bile, yazar konuşmuş olduğu fon yöneticilerinin Türk varlıklarında derhal bir satış düşünmediklerinin altını çizmek zorunda kalıyor. Sebep olarak da hemen hemen TL’nin geçen seneki şeklinde bir zafiyete düşmediği ve hisse senedi borsasındaki durumun da bir seviyede ümitvar bulunduğunu gösteriyorlar.

Normal olarak tüm bu duyarlı denge, ülkenin seçim meselesini bir türlü bitiremeyişi ile bozulmazsa… Hemen hemen yabancılar bu durumun pek farkına varmış şeklinde durmuyorlarsa da iktidara uzak yada yakın yerli ekonomist ve piyasa analistleri yeni bir seçim ihtimalinin piyasa için ağırlık basma olduğunda aynı fikir.

Özetle Türkiye algısı ve yabancı ana para dengesi oldukca duyarlı bir dengede; bir de tutup arkadan suya itmeye bilmiyorum gerek kalmış mıdır?

İLGİLİ HABERAlbayrak'a göre seçim yenilense bile yatırımları etkilemezAlbayrak’a nazaran seçim yenilense bile yatırımları etkilemez

 

 



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.