Ana SayfaHaberlerDünyadanSalih Müslim'den Türkiye'ye "6...

Salih Müslim’den Türkiye’ye “6 YPG’liyi El-Nusra’ya teslim ettiniz mi?”

Google News presshaber.com

PYD lideri Salih Müslim, Eğitim Sen’in Ankara’daki misafirhanesine yönelik baskında tedavileri devam ederken gözaltına alınan PYD’li altı kişinin El Nusra Cephesi’ne teslim edildiğine dair iddialar nedeniyle Türkiye’den açıklama istedi.

Demokratik Birlik Partisi (PYD) lideri Müslim, “YPG savaşçılarını El-Nusra çetelerine teslim etmek DAIŞ’e teslim etmek demektir. Türkiye’nin böyle bir yanlışı yapmadığını umut ediyoruz” dedi.

Kobani’de yaralanan 12 kişi sendika baskınında gözaltına alınmıştısalih muslim, pyd, türkiye, el nusra,

KESK’e bağlı Eğitim-Sen’in Ankara’daki genel merkezi 25 Temmuz’da Ankara Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin baskınına uğramış, Kobani’de IŞİD’e karşı savaşırken yaralanan ve tedavileri sendikanın misafirhanesinde devam eden 12 kişi gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınanlardan biri tutuklanmış, serbest bırakılan 11 kişiden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan altı kişi ise Yabancılar Şubesi’ne gönderilmişti.

YPG açıklama istedi, Eğitim Sen doğruladı

Türkiye’de tedavi gören altı savaşçısının Bab El Hewa sınır kapısından El Kaide’nin Suriye koul El-Nusra Cephesi’ne teslim edildiği iddiasında bulunan YPG Kobani Komutanlığı, “Türk devletinin bir an önce acilen bu konuya ilişkin bir açıklama yapmasını ve arkadaşlarımızı bize teslim etmesini istiyoruz”demişti.

İMC’ye konuşan Eğitim-Sen yöneticileri de adı geçen isimlerin sendikaya yapılan baskında gözaltına alınan ve daha sonra Yabancılar Şubesi’ne gönderilen altı YPG’li olduğunu doğrulamıştı.

Müslim: Türkiye’nin böyle bir yanlışı yapmadığını umut ediyoruz

ANHA’nın sorularını yanıtlayan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim de, söz konusu iddialara hakkında şunları söyledi: “Eğer gerçekten bu yaşanmışsa bu çok olumsuz ve kötü bir durumdur. Çünkü DAIŞ ile El-Nusra çeteleri arasında hiçbir fark yoktur; ikisi aynıdır, madalyonun iki yüzüdür. YPG savaşçılarını El-Nusra çetelerine teslim etmek DAIŞ’e teslim etmek demektir. Türkiye’nin böyle bir yanlışı yapmadığını umut ediyoruz.”

Türkiye’nin, konunun açıklığa kavuşturulmasının isteyen YPG’nin bu çağrısına cevap vermesi gerektiğini kaydeden Müslim, “Ancak şu ana kadar Türk devletinin tutumu belirsizdir, netlik kazanmamıştır” dedi. (Diken)

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Babasını örnek aldı, hurda malzemelerden kamplumbağa heykeli yaptı

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde, mozaik ve heykel sanatçısı babası Mervan Altınorak’ı...

KCK ‘PKK silah bırakacak’ tartışmasına ilişkin açıklamalarda bulundu

KCK Yürütme Konseyi üyesi Mustafa Karasu, 'PKK silah bırakacak' tartışmasına ilişkin...

1825 yılında resmedildiği gibi Venedik yeniden sular altında

İtalya’nın kuzeyini etkisi altına alan soğuk ve yağışlı hava nedeniyle...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan “Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî   Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil. Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor. Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi. İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...' Geo Milev   Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü. Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış.. Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016) Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki: “Ey sağduyulu! Ana vatanında kalman, Saygınlığını korur. Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör. Saç, başta oldukça değerlidir. Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır” Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...