Ana SayfaPolitikaSandıklarda yaşanan seçim hileleri

Sandıklarda yaşanan seçim hileleri

Google News presshaber.com

Sabah 8.00’dan itibaren oy startının verilmesiyle beraber seçim hileleri haberleride gelmeye başladı. Bazı köylerde korucuların kimliksiz oy kullandığı belirtilirken. İsveç’ten gelen gözlemcilerin asker ve korucu tehdidiyle köyden kovuldukları söylendi.

Bazı illerde yaşanan seçim hileleri;

BİNGÖL
Bingöl’de halk sandık başına gitmeye başlarken, seçim gözlemcileri ilk engellemeyle karşılaştı. İsveç’ten gelen heyetlerin bulunduğu gözlemci heyet, merkeze bağlı Elmalı köyünde korucuların ve askerlerin tehditlerine maruz kaldı. Sandıkların kurulduğu okulda gözlemlerde bulunmak isteyen 4 kişilik heyet, korucular ve askerler tarafından silahla tehdit edilerek, okula girmelerine izin verilmedi. Korucu ve askerler ile heyet arasında yaşanan tartışmaların dozunun artması üzerine korucular heyet üyelerine, “Köyden çıkın yoksa öldürürüz sizi” tehdidinde bulundu. Heyet tehditler üzerine Elmalı köyünden ayrılarak, başka köye geçti. Kent genelinde sandık başlarında korucular ve askerler konumlandırılırken, Solhan’ın Gelintepe köyünde de korucular tarafından kimliksiz oy kullanıldığı savunuldu.
ELAZIĞ
Elazığ’ın Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan Selim Hazar Dağlı Lisesi’nde polisler, tüm partilere ait müşahitlerin oy kullanma işleminden önce içeri girmesini engelledi. Yasal olarak, tüm parti müşahitlerinin oy kullanılacak bölümde seçim öncesinde pusula, zarf sayımı gibi hazırlıkları takip etme hakları bulunmasına rağmen polisler müşahitleri içeri alınmadı. Polisler, talimat gereği müşahitlerin oy kullanma saati başlamasıyla birlikte içeriye alınacaklarını belirterek, müşahitlerin geçişini engelledi.

AĞRI
Ağrı’da sabahın ilk saatlerinde oy verilecek okullara gelen seçmenler kuyruklar oluşturdu. HDP’nin her sandığı en az beş müşahitle korurken, Fransa’dan gelen bir grup gözlemci seçimleri izliyor. AKP İl Başkanı Abdurrahman Çetin’in köyü olan Yazıcı köyünde, yurttaşlara baskı yapılarak zorla açık oy vermeye zorladığı öne sürüldü. Yurttaşların tepkisi sonucu Yazıcı köyüne giden gözlemciler, usulsüzlüğe müdahale etti.

ARDAHAN
Ardahan’da sabah saatlerinde seçmenler sandık başına gitmeye başladı. Merkez ve ilçelerde oy kullanma işlemi yoğun bir şekilde devam ederken merkez Balıkçılar köyünde 83 seçmen olmasına rağmen 412 pusula olduğu öğrenildi. Yine aynı şekilde merkezi Çullu köyü ve Göle ilçesinde birçok köyde fazla oy pusulalarının olduğu öğrenildi. MUŞ Muş’un Hasköy ilçesine bağlı Sungu Beldesi’nde AKP’nin adayı Abdulselam Er’in oy kullanacağı Hürriyet İlkokulu’na korucular eşliğinde geldiği belirtildi. Yurttaşların oy kullanımı için kuyruklar oluşturduğu okulda korucuların, toplu oy kullandığı ve okula hiçbir avukat ve gazeteciyi yaklaştırmadığı savunuldu. Arap nüfusunun yoğunlukta olduğu beldede yaşanan duruma hiçbir müdahalede bulunulmazken, hukuksuzluğa müdahale etmek isteyen avukatlar ve olayı görüntülemek isteyen gazeteciler de engellendi. VAN Van’da da hem görevliler hem de seçmenler, görevli oldukları okullara giderken, birçok okulda polislerin yasal olmadığı halde yedek müşahitleri ve halkı okul bahçesinden çıkardığı belirtildi. DERSİM Dersim’de seçim yasaklarına rağmen CHP bayraklarını mahallelerden sökmedi. CHP’nin anons araçları ise Moğoltay Mahallesi’nde tur atmayı devam sürdürüyor.
(DİHA)

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Joaquin Phoenix kimdir? Oynadığı filmler ve hayatı…

Joaquin Phoenix 28 Ekim 1974 doğumludur ve Leaf Phoenix olarak...

Sudan ordusu, göstericilere müdahale etti: 13 ölü

Sudan ordusu Savunma Bakanlığı önünde haftalardır darbe sonrası sivil yönetime...

İran’ın, İsrailli oyuncularla oynama konusundaki ‘yasağına’ tepki gösteren satranç şampiyonu ülkesi adına yarışmayacak

İran’ın satranç şampiyonlarından Alirıza Firuze, ülkesinin İsrailli oyuncularla yarışmaya karşı...

Bakan Selçuk: İşsizlik ve Kısa Çalışma Ödeneği Ödemelerini bugün Yapıyoruz

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk; “Ekim...

Tartışı-Yorum

Cumartesi Anneleri: Gözaltındaki kayıpların hikayesi

Kadir Gürhan “Kayıplar” ve “yargısız infazlar” denilince akla ilk gelen Latin Amerika ülkeleridir. Bu ülkelerde askeri cunta yönetimleri “gözaltında kayıplar” ve “yargısız infazlarla” kendisine muhalif olan tüm kesimlere karşı bir korku ve sindirme politikası uyguladı. Hayatın bir parçası haline gelen bu uygulamalarda kaybedilenlerin çoğunu; öğrenciler, öğretmenler, sendikacılar (örgütlü...

Ölümü öldürmek, sonsuz bir umudun baharıdır…

“Evîn Biharek e…”* - Arjen Arî   Bir acılar sarmalıdır sancı, zamanın derinliklerinde gezinen ve hayatın kıyılarına vurur hafızalarının unutulmayacak sesleri. “Lal bû zimanê xwezayê, Girî herikî, jan bû banî” (“Dilsizdi doğanın dili, gözyaşı aktı, acı köprü oldu…”) dizeleri ile anlatıyor şair Semra Çelebî, ‘Birîn’ adlı şiir kitabında, gerçeğin...

Kalbi atan ölü bedenler

Bazı anlar vardır zihinlerimizde çocukluğumuza dair. Hayal mi gerçek mi olduklarını ömrü billah çözemeyiz. Bize anlatılanları, oradan buradan duyduklarımızı kurgulayarak bir görüntü yaratmış da olabiliriz, bizzat gözlerimizle tanık olduğumuz bu anlar zihnimizde mıh gibi tüm gerçekliğiyle çakılı da olabilir. Dediğim gibi hangisinin doğru olduğunu sınamak mümkün değil. Zihnimde...

Kuzguni Gömüt

Siyah kuzguni elbisesi içinde dilinde tek bir Arapça cümle ile Aisha Faris, sadece ağlıyordu. Bizim bilmediğimiz bir dilde, İç’inde kopan çığlıkların gümbürtüsü, siyah elbisesinde kara kara dalgalanıyordu. Aynı Arapça cümleyi tekrarlayarak Engin dertlerine bir de çağlayanlar ekliyordu. Gözyaşları bakışımızın değdiği her yerdeydi. Kara elbisesi; pul parlaklığını, onun...

Direniş Suflesi: Hayır

‘Oku’ diye başlıyor olmasına rağmen kutsal sayılan kelam; ilk maraza mevzunun başında ortaya çıkıyor. Taraflaşmanın daha kolay belirlendiği, hudutların keskin olduğu süreçler elbette yaşandı. Her konuya dair yaklaşımlar farklı idi ve tariflenen alandan hangi konuya nasıl yaklaşılması gerektiği de kendiliğinden açığa çıkıyordu. Karışık ama bence kesinlikle böyleydi. İnsanın yaşadığı...

Üşüyor bir coğrafyanın yüreği

'Eylül Mayıs'a dönüşecek...' Geo Milev   Üşüyor bir şehrin yüreği,  geceler buzdan karanlık. Yan yana dizilmiş çadırlar kanıyor. Üşüyor yeryüzü ve şehrin sokaklarında geziyor soğuk. Bir çocuk gözlerinde acının izlerini taşıyor. Bir bahar var ve gelecek mutlaka çocuk. Umudun ışığını taşıyor, geleceğimiz umudumuz çocuk. En amansız fırtınalar diner çocuk, savrulur...

En çok mor

Sıcak beterdi. Bıyıkları terlememiş bir delikanlılık çağında boncuk boncuk ter atıyordu. Çimento torbaları eşek ölüleri kadar ağırdı. Tuğlalar, yamalı şalvarında kahverengi tozlar bırakıyordu. Yamasını çepeçevre saran alelacele dikişleri hep terden söküktü. Daha O Boy’uyla karar vermişti ev yapmaya. Bir evin temelini attı. Atış o atış.. Seni inşaat işçisi; fayans...

Sınırlar ve rahatça uyunamayan ülkeye dair: Ordu, yeniden…

Levent Ünsaldı Devlet ve milletin yüksek çıkarlarını ait olduğu kurumun çıkarlarıyla eş gören, dolayısıyla bunları yorumlama tekelini de kendisine veren Türk subayı, kışladaki eriyle kurduğu paternalist ilişkisini (“oğlum” ifadesiyle çağrılan er) milletin geneliyle olan ilişkisine de kolayca yansıtabilmiştir. Aktarılan bu hususi ethos (değerler sistemi), subayın tüm yaşamını geçirdiği...

Rıza Yalçın Koçak yazdı: Olağanüstü zulüm

Rıza Yalçın Koçak Etrafımızdaki insanlar büyük bir şaşkınlıkla cevabı bir yanı ile çok basit bir yanıyla ise iler tutar yanı olmayan sorular soruyorlar. İşyerlerinden atılan arkadaşlarının masumiyetlerine iliklerine kadar inanıp ve ama ‘devletin de bir bildiği vardır’ fikriyatının serin sularında kol gezmeye devam ediyorlar. Hükümet ile ‘paralel’ devlet...

Halkın vicdanı; “Gelemem” diyorsun, peki sen bizdeki “öf öf” ü duyuyor musun?

Ne desek, ne etsek, nasıl yapsak bilemiyoruz… Az şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler anlatabilmek için yeterli yaşadıklarımız. Çok şey mi yaşadık? Yok, bir şeyler yapabilmek için çok şey görmedik henüz… “Derin bir ah” çekiyoruz, çünkü şu kelimeler sayfaya değerken Hurşit Külter hala kayıp. Ve “ah vicdan”...

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016) Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....

Kadim Süryanilerin Akitu Bayramı

Yerinden yurdundan edilen, sürgün halkların derdini en içten şairler dillendirir. Bu sebeple Yuhanna Bar Madeni der ki: “Ey sağduyulu! Ana vatanında kalman, Saygınlığını korur. Hakareti ve acı dolu gurbeti hor gör. Saç, başta oldukça değerlidir. Olmadığında, küçümsenir ve ayaklar altına alınır” Bundan tam 6766 yıl önce (MÖ 4750) Asur ve Babil kaynaklarına göre, tarihte...