11 C
İstanbul
Cumartesi, Ocak 23, 2021

Silivri’den gelen mektup: Osman Kavala’nın şarkıları




Banu Kanıbelli, Açık Radyo’da yayımlanan Sahibine Şarkılar programında 1144 gündür cezaevinde olan Osman Kavala’nın sevdiği şarkılara yer verdi.

Açık Radyo’da Sahibine Şarkılar programını yapan Banu Kanıbelli, bugün görülecek duruşma öncesinde 1144 gündür cezaevinde olan hak savunucusu ve kültür alanına katkılarıyla tanınan iş insanı Osman Kavala’nın sevdiği şarkıları çaldı.

“Osman Kavala’nın sözünün ve sevdiği şarkıların elçisi olduk” diyen Kanıbelli programına “Nerede olursa olsun ve biz nerede olursak olalım, Kavala’nın şarkılarına kulak verdiğimizde biz de, daha güzel ve diğerkam olacağız kuşkusuz” ifadeleriyle başladı ve Kavala’nın kendilerine gönderdiği mektubu okudu.

Osman Kavala’nın Banu Kanıbelli’ye gönderdiği mektup ve sevdiği şarkılar şöyle:

“Sevgili Banu Hanım,

Açık Radyo’da sevdiğim şarkıların çalınacağı bir program yapma düşünceniz, beni çok heyecanlandırdı. Ama sonra da telaşlandırdı. İnsanın en sevdiği şarkıları seçmesi hiç de kolay değilmiş. Sonunda Türk müziğini ve klasik Batı müziğini ayrı tutmak suretiyle karara varabildim.

Düşünceniz için tekrar çok teşekkür ederim. Bu vesileyle Prince Claus Ödülü’nü kazandığı için Açık Radyo ailesini en içten dileklerimle tebrik ediyorum.

Çok sevdiğim Yunan ezgilerinden birini seçmek, özellikle Theodorakis ile Hadjidakis arasında seçim yapmakta zorlandım. Yunanistan’la ilişkilerin gergin olduğu 80’li yıllarda Aziz Nesin ve Theodorakis barış girişimi başlatmışlardı. Ben de kurulan ‘Türkiye Yunanistan Dostluk Derneği’ üyesi olarak bu büyük sanatçıyı, barış insanını tanıma fırsatı buldum. Daha sonra Hadjidakis ile de tanıştım. O da parlak zekaya sahip son derece yaratıcı, esprili bir sanatçıydı. ‘Türkler ve Yunanlıların birlikte başardığı en önemli iş, yarattıkları düşmanlıktır. Mikis, Türkiye’ye gelip bunu bozmaya çalışıyor.’ demişti. Anlaşılan, geçen yıllar bu ortak eserimizde hasara yol açmamış. Hadjidakis’in ‘Pire’nin Çocukları’ (Ta paidia tou Peiraia) şarkısı ile başlayabilir misiniz?




Burada, avluda yürürken en sık aklıma gelen ve ıslıkla seslendirmeye çalıştığım Georges Moustaki’nin ‘En Méditerrannée’ şarkısı. Gökyüzü bazen buradan da deniz gibi görünüyor.

‘Suzanne’de melodiyle sözler arasında müthiş bir uyum var. Leonard Cohen, İsa’nın hikâyesini yalın bir biçimde yorumlayarak Suzanne’e olan hislerini tinselliğin alanına ulaştırmış. Biliyorum Açık Radyo’da âdet değildir ama bu şarkıyı Ayşe Buğra’ya yollayabilir miyim?

Ayşe ile gittiğimiz Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’ndaki konserinde Mercedes Sosa, ‘Sólo le pido a Dios’u söylerken sahnenin arkasından dolunay yükselmeye başladı. Sosa, ‘Gracias a la vida’yı da seslendirdi. Bizi söylediklerine inandırmak için Sosa’nın doğa üstü güçlerini kullandığını düşünmüştük. Tercihimi ‘Gracias a la vida’ için kullanayım. Ben de sık sık hayata teşekkür ederim.

Sevgilerimle,

Osman Kavala”

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 






Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bağlantıda Kal

10,299BeğenenlerBeğen
1,083TakipçilerTakip Et
276AboneAbone Ol
- Advertisement -

Popüler Listeler