Ana SayfaListelerSinemanın şefi Fatih Akın’dan...

Sinemanın şefi Fatih Akın’dan lezzetli filmler

Fatih Akın filmlerini neden severiz sorusuna verilebilecek birçok cevap verilebilir. Hikayeleri renkli, çok kültürlü, çatışmalıdır; tam da bizim hayatlarımız gibidir, bizim içindir.

soul-kitchen-yemek-sahnesi

Yabancılaşma vardır, yalnızlık vardır, özlem kokar, herkes kendini arar. Belki de Akın’ın çok kültürlü kadrajlarının bol yemekli olması kaçınılmaz olandır ama yine de hep şaşırtır ve etkiler. Zaten içinden yemek geçen filmler daha sıcaktır, daha samimidir.

Duvara Karşı: Biber dolma sahnesi

“Aşk, Ölüm ve Şeytan” üçlemesinin ilk filmidir, aşkı anlatır. Paramparça bir aşkı. Filmin en içimize işleyen sahnesi Sibel’in biber dolması hazırladığı sahnedir. Burada adeta bir yemek tarifi izleriz, fazlası vardır, eksiği yoktur.

Sibel tek tek koyar bütün malzemeleri, fonda “yine mi çiçek” çalar, sapsarı bir ışık vardır insanın içi ısınır. Sibel’le Cahit yakınlaşır. Biber dolması evdir, anne yemeğidir, yakınlaştırır.

Soul Kitchen: Fatih Akın’ın en iyilerinden

Adı üzerinde Soul Kitchen, eğlenceli ve lezzetli bir mutfak filmidir, iştah açar. Mutfak tutkunları bu filmi zaten kesinlikle izlemedir.

Mesele sadece yemek yapmak ya da yemek değildir. Yemek yemenin de yemek yapmanın da bir ruhu vardır, aceleye ya da özensizliğe gerek yoktur. Film tam anlamıyla adının hakkını verir, ruhunuzu besler.

Kebab Connection: Döner için ölürüz!

Yine adı üzerinde bir film olan Kebab Connection, 2005 yapımı çok kültürlülük komedisi. Gerçek bir Bruce Lee hayranı olan İbo aslında Alman Kung-fu filmi çekmek istemektedir. Ancak ilk iş olarak amcasının döner restoranı için çektiği reklam filmi, sinemalarda gösterilir ve çok tutulur.

İnsanlar sinemadan çıkıp koşa koşa döner yemeye giderler. Reklamın sloganı şöyledir: “Kebabın kralı! Kebap için ölürüz”. Türk, Alman, Yunan kültürleri arasındaki çatışmalar, bir nevi yemekler üzerinden yürütülür. Sahi, kim yapar en güzel zeytinyağlı sarmayı?

New York I Love You:

Soya sosuyla aşkın resmi çizilir mi?

11 kısa filmden oluşan projede, Fatih Akın’ın kısa filmi bir ressamın Çinli bir kıza duyduğu imkansız aşkı anlatır.

Çin Mahallesinde geçen sahnelerde, Çin mutfağına özgü temaları görebiliriz bol bol. Çay dükkanında ya da portakal tezgahının önünde gerçekleşir her şey. Ama asıl çarpıcı olan sahne, ressamın soya sosuyla aşık olduğu kızın resmini yapmasıdır.

 

Zeynep Polat Turner / yemek.com

Listeler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Popüler haberler

Türkçeleştirilen Kürtçe şarkılar: bir kültürel yağma hikayesi

Asimilasyon politikalarının en şiddetlisi kuşkusuz kültür alanında yaşanmakta. İngiltere, Fransa, ABD...

Brad Pitt’in objektifinden Angelina Jolie fotoğrafları

Angelina Jolie, dünyada en takip edilen kadınlardan birisi. Jolie, şimdiye kadar...

Gezi Parkı eylemlerinin 3. yılında hatıralarda kalan duvar yazıları!

Gezi Parkı eylemlerinin üçüncü yılında, eylemcilerin geride bıraktığı duvar yazıları bu gün...

13 madde ile turist ile gezgin arasındaki fark

İnsanların tatil veya bir ülkeyi ziyaret etme algısı farklıdır. Kimisi gezgindir,...

Tartışı-Yorum

Lale Devri ne zaman bitecek?

Ghislaine de Busbecq Kanuni Sultan Süleyman’ın armağanı olan ilk lale soğanlarını Avrupa’ya tanıttığında belli ki tarihin ilk büyük spekülasyon balonuna neden olacağını tahmin edememişti. Tartışı-Yorum / Tolga Yumrukaya 1600’de LALE 2015’te KONUT MANTIK HEP AYNIGhislaine de Busbecq Kanuni Sultan Süleyman’ın armağanı olan ilk lale soğanlarını Avrupa’ya tanıttığında belli ki...

Alevilikte Tenasüh İnancının Kökeni

Tenasüh (reenkarnasyon, metampsikoz), yaygın tabirle insan bedeni öldükten sonra ruhun başka bedene göç etmesi ve hayatını sürdürmesi. Tenasüh inancı insanoğlunun yaşadığı tüm coğrafyalarda kendine bir şekilde yer bulmuş eski bir inanıştır.Ruhun yolculuğu; insana, hayvana, bitkiye, cansız bir varlığa göç etmesi inancı özellikle Hindistan coğrafyasında yoğun olarak görülmekte....

Rütbelerin Er’leri

Rıza Yalçın Koçak ‘Türk halkı sessiz kalarak onayladığı bu savaşın mağduru olmaya mahkumdur.’ (TAK-Haziran 2016)Erleri çekin rütbeliler gelsin! Erleri çekmeyecek rütbeliler ordusu. Ere göre tanımlı omuzlardaki apoletler. Kaç erin başı olduğunu bildiriyor unvanlar. Erlerle tanımlayıp erlerle var ediyorlar kendilerini. Erleri çekin rütbeliler gelsin çığlığını bir iyi niyet olarak okumak gerekiyor en başta....