Stratejist Murat Berk uyardı:  Kısa vadeli satış dalgası tehlikesi

0


Yapı Kredi Yatırım Baş Stratejisti Murat Berk ve ekip arkadaşı Yeşim Sarışen tarafından kaleme alınan “Makro Düşünceler” rapırunda hem kötü hem de iyi haberler yer aldı. Politik risklerin tırmanmasına yatırımcıların kayıtsız kalması, yakında bir satış dalgası işareti veriyor. İyi haber ise, ne satış dalgası ne de global durgunluk uzun sürmeyecek.

Rapordan kritik paragraflar aşağıdadır:

Kısa bir süre zarfında, küresel riskli varlıklarda (Türk varlıkları da dahil), özellikle ABD hisse senetleri endekslerinde anlamlı bir düzeltmenin gerçekleşebilecğini düşünmeye devam ediyoruz. Düzeltmeyi tetikleyecek katalizörü tanımlamak genellikle imkansız olsa da, ABD endekslerindeki rekora yakın seviyeler, volatilitelerdeki yukarı baskı, merkez bankalarının genişleme adımlarına piyasaların verdiği pozitif reaksiyondaki zayıflama ve İran’a karşı neredeyse kaçınılmaz olan Suudi/ABD misillemesi, düzeltme olasılığının normalden daha yüksek olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla defansif bir taktiksel duruşun daha mantıklı olduğunu düşünüyoruz.

Kısa vadeli düzeltme beklentimizde yanıldığımız durumda (veya yanılmadığımız durumda düzeltmenin gerçekleştiği bir senaryonun ardından), güvercin merkez bankaları ile birlikte ticaret endişelerinin hafiflemesi, yanı sıra makro verilerde görülebilecek yukarı yönlü sürprizler riskli varlıklarda daha fazla artışa yol açabilir. Ancak dün akşamki  FOMC toplantısı Fed’in böyle bir durumda yeniden şahinleşme riskinin arttığına işaret ediyor.

Ayrıca, ekonomideki mevcut görünüm Quad3’te kalmasına rağmen (daha yavaş büyüme / daha düşük enflasyon), görüşümüz küresel yavaşlamanın ağırlıklı olarak şu ana kadar imalat sektöründen kaynaklı olduğu, nihai talebin gücünü koruduğunu ve   bazı yeni makro verilerin Quad1’e (daha yüksek büyüme / daha yüksek enflasyon) girdiğimize işaret ettiği yönünde.

Bu nedenle, piyasada oluşan senaryo tekrar reflasyon fiyatlamasına geçebilir, yükselen faizler, enerji (emtia ve enerji hisseleri) fiyatlarında yükseliş ve Quad1’e geçiş işaretleri zayıflasa bile momentum hisselerinden değer hisselerine rotasyon (ve bankalardan banka dışı hisselere)  devam edebilir.

Piyasalarda son yaşanan gelişmelerdeki önemli mesaj, daha düşük faiz ortamına yönelik pozisyon almış piyasalarda, ABD-Çin “ara” anlaşması ile ilişkili olumlu haber akışıyla birlikte ekonomik verilerde daha iyi bir görünümün oluşmasının, tahvil faizlerinde yükseliş ve faizlere duyarlı varlıklarda bir başka düşüşe yol açabileceğidir. Yavaş büyüme beklentilerinin ve düşük tahvil faizlerinin yerine “reflasyon fiyatlamasına” geçiş yaptığımız benzer geçmiş dönemlerin, gelişmekte olan riskli varlıklar ve özellikle de Türk varlıkları için genellikle iyi olmadığı söylenebilir.

Yıllık TÜFE’nin 4Ç’de artmasını ve yılı %13,9’da tamamlamasını ve Türkiye’de faizlerin gerilemesi için daha az alan olduğunu düşünüyoruz. Nitekim, nominal tahvil getirilerindeki son gerileme, büyük ölçüde baz etkisinden kaynaklı olarak gerçekleşen enflasyondaki düşüş ile birlikte yıllık bazda TÜFE enflasyon beklentilerindeki gerilemeden kaynaklandığı görülüyor.

Reel faiz oranlarında bir düşüş olmadan, Türk hisse senetlerinin yükselişinin zorluklarla karşı karşıya kalması muhtemel. Türkiye 5 yıllık CDS spread’leri reel getiri için mükemmel olmayan bir gösterge olarak varsaydık ve son dört yılda hisse senetleri ve CDS spreadleri arasında tarihsel bir negatif korelasyon (-0,65) hesapladık.

Son birkaç aydır, Quad2‘nin (daha yavaş büyüme / düşük enflasyon ortamı ) tarihsel olarak Türk varlıkları için iyi bir ortam olduğu görüşümüzü vurguluyoruz. Bununla birlikte, son performanslar ve TCMB’nin son iki faiz indiriminin yeni ve uzun vadeli bir gevşeme döngüsünden ziyade, büyük oranda önden yüklemeli gevşeme adımı olarak görülmesi gerektiğine dair görüşümüz göz önüne alındığında, hisse senetleri piyasaları açısından risk getiri profilini süper çekici görmüyoruz. . Ve eğer küresel ortam daha fazla reflasyonist bir hale gelirse (daha yüksek büyüme / daha yüksek enflasyon) ve FED şahinleşirse, küresel ortam Türk varlıkları için daha az destekleyici olabilir.

Türk varlıkları ve yanı sıra küresel riskli varlıklara yönelik olarak (Mart 2019’dan bu yana) stratejik görüşümüz daha nötr yönde şekillenmeye devam ediyor.

Yukarıda yer alan görüşlerimiz doğrultusunda kısa vadede düzeltme görebilecek olsak da daha uzun vadede altın için görüşümüz olumlu olmaya devam ediyor.

 

 

YKB Yatırım raporundan alıntıdır

 

Fed kararı tüm dengeleri değiştirecek

 

TCMB faiz indirimleri sonrası ekonomi ne durumda?

 

OECD global büyüme tahminlerini düşürdü

 

ParaAnaliz’in özgün, tarafsız ve sizin gündeminizi aydınlatan haber ve yorumlarına eksiksiz erişmek için bizi Facebook’ta takibe alın, Sayfamız BilgeEkonomist

 

 

 

 

 



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here