8.5 C
İstanbul
Cumartesi, Mayıs 23, 2020

En güzel sahneleriyle Erdal Tosun

Tiyatro ve sinema sanatçısı Erdal Tosun geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitirdi. Tosun, yine sinema ve tiyatro sanatçıları olan Necdet Tosun’un oğlu, Gürdal Tosun’un da...

Bunlara bakmalısınız

Gabriel García Márquez Nobel Konuşması: Latin Amerika’nın Yalnızlığı

Gabriel García Márquez'in Nobel Konuşmasında okuduğu Latin Amerika'nın Yalnızlığı adlı metini sizlerle paylaşıyoruz.Antonio Pigafetta, Macellan’ın dünya çevresinde yaptığı ilk seyahate katılan Floransa’lı denizci, Amerika’nın...

Ortadoğu’nun kadife sesi Mohsen Namjoo ve 10 şarkısı

Mohsen Namjoo Meşhed şehrinde geleneksel yapıdaki bir aile içerisinde büyüdü. Edebiyat ve müziğe olan ilgisi daha çocukluğunda başlamıştı. okuldaki sanat etkinliklerinde aktif olarak rol...

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Tomris Uyar ve aşıkları

Sizce en kıskanılan, çoğu kişinin yerinde olmak istediği kadın kim? Öyle bir kadın var ki en güzel isimler, en güzel eserlerini onun için yazdı.O...

Dünden bugüne: Nuri Bilge Ceylan

 Dünyanın en prestijli ödüllerinden Altın Palmiye'yi son filmi "Kış Uykusu"yla kazanan Nuri Bilge Ceylan'ı ne kadar tanıyoruz? Güldal Kızıldemir'in bu büyük yönetmenle 1997'de yaptığı...

Modern hayatlar, suni mutluluklar, senkronize yalnızlıklar

Yapmak isteyip de yapamayacağımız şeylerle doldu taştı dünya. İzlenecek tonla film, dizi, okunacak kitap, gidilecek, görülecek, gezilecek yerler ve ortalama 70 yıl ömür var...

Taht Oyunları bir fantezi değil, iklime dair bir uyarı

Taht Oyunları bir düşlem değil, iklime dair bir uyarı

Taht Oyunları dizisinde anlatılan vakalar en baştan beridir kendi geleceğimizle ilgiliydi. Bilinçaltımızda bastırdığımız toplu yok oluş korkusu zombi ordusuyla temsil edilirken, onlara yaşam veren kara büyü, fosil yakıtlarını simgeliyor.


Alf Hornborg

Taht Oyunları dizisinin son sezonunu ve kurgusal Ortaçağ İngiltere’sindeki doğaüstü canavarlar ve pornografinin garip karışımını merakla bekledim. Sürem süresince pornografi git gide yok olurken, komplolar hız kazanarak yoğunlaştı ve George R.R. Martin’in fantastik öyküsünün bir mesajı olduğu ortaya çıktı. Kim bilir bu büyük başarısını, bilinçaltındaki rüya benzeri bir düzlemde, insanlığın en köklü sorunuyla iyi mi başa çıkacağını değerlendirmesi vasıtasıyla açıklayabiliriz.

Yorumumun, tv izleyerek geçen tüm bu atıl saatleri meşrulaştırmak için acınası bir teşebbüsten daha çok anlam taşıdığına inanmak isterim. Tıpkı büyük antropolog Claude Lévi-Strauss’un efsanelerini çözümleme ederek kimi Amerikan halklarının temel sorunlarını ortaya koyması benzer biçimde, bilinçaltımıza işkence eden açmazların ve görünüşte çözülemeyen ikilemlerin farkına varmak için kendi hikâyelerimizi gözden geçirebiliriz.

EFSANELER, GERÇEKLERİN AYNASIDIR

Lévi-Strauss’un “mytheme”* diye adlandırdığı şey, şu demek oluyor ki hikâyelerin temel unsurlarının soyutlamaları, temel mesajları ifade eden temel konulardır. Efsaneleri parçalarına ayırarak incelemek amacıyla Satruss’un yöntemini kullanarak düşlem ve bilim kurguda gizli saklı durumdaki anlamları açığa çıkarabiliriz. Ve bu sayede, bu rüya benzeri dünyalar bizlere kendimizle ilgili daha oldukça şey anlatabilir.

Mesela, film yönetmeni James Cameron’ın gişe rekorları kıran Aliens (Mahluk/1986) ve Avatar (2009) filmleri, beyaz perde izleyicilerinin baskın dünya görüşünde yaşanmış olan temel bir dönüşümü yansıtıyordu. İki filmi birbirinden ayıran çeyrek yüzyılda, tabiat, çeşitlilik ve teknolojiyle ilgili işaretler tersine dönmüştü. Aliens’ın final sahnesinde, insanüstü güçler elde eden bir makinenin içindeki Sigourney Weaver, değişik bir gezegenden gelen korkulu bir yaratıkla savaşıyordu. Weaver, değişen teknolojinin yardımıyla şeytani doğayı yeniyordu. Uzaydan gelen canavar, evcilleşmemiş ve tehditkâr bir biyolojik çeşitliliği simgeliyordu ve yalnızca bir makinenin yardımıyla insanoğlu hayatta kalabilirdi.

Yirmi yıl sonraysa roller tersine döndü. Avatar’daki final sahnesi, bunun yerine, benzer bir teknolojik zırhla donanmış fena niyetli bir adam kapitalistin, iyi huylu tabiat tarafınca yenildiğini gösterdi. Pandora gezegendeki ekosistemin tamamı, insan sömürgecilere karşı harpte seferber ediliyordu ve artık başka bir gezegenden gelen canavarlar yerine makineler söz mevzusuydu. Bu hikâyede, teknoloji doğaya karşı verilen savaşı kaybediyor. Tabiatın yaşayabilmesi için makinelerin durdurulması gerekiyor.

FOSİL ENERJİ KAYNAKLARI TABİATA KARŞI

Benzer bir çözümleme, Martin’in düşsel Westeros kıtasında savaşan Ortaçağ krallıkları karşısındaki gerçek tehdidi ortaya koyuyor. Devam eden iklim değişikliği (“kış geliyor”) eşliğinde, insanların dünyasını yok etmekle tehdit eden ölülerin Ak Yürüyenler ordusu, fosil yakıtların simgesel bir göstergesi. Günümüzde teknolojik uygarlığımızı ilerleten enerji, sönmüş kıvılcımları yerkabuğunun içine gömülmüş haldeki milyarlarca ölü organizmadan elde ediliyor. Meydana getirilen benzetme {hiç de} zorlama değil: Her iki durumda da fosil enerji yaşamın kendisine karşı bir cenk halinde.

Gece Kralı’nın katil cesetlerinin yarattığı korku, elbet, özetlemek gerekirse tüm insanları bir araya getirebilecek varoluşsal bir ölüm korkusu biçiminde yorumlanabilir. Öteki taraftan, ölüler ordusu ile iklim değişikliği arasındaki ilişki, daha politik bir kinayeyi ikna edici hale getirecek biçimce yeterince açık. Ölü yaratıklara can veren güçler, bizleri, bir tüm olarak uygarlığı, her bir insan yaşamının ötesinde çökertmekle tehdit ediyor. Kaçakçı devşirmesi şövalye Davos Seaworth’un Daenerys’e söylediği suretiyle; “Düşmanlıkları bir kenara bırakmaz ve bir araya gelmezsek öleceğiz. Ondan sonrasında kimin iskeletinin Demir Taht’a oturacağının bir önemi kalmıyor.”

YAKLAŞAN KÜRESEL KIŞ

Yaklaşan Ak Yürüyenler kışının iklim değişikliğiyle ilgili bir benzetme olarak görülebileceği sezgisi Taht Oyunları seyircileri içinde oldukça yaygın olsa bile, ölü (fosil) enerjinin insanlığa karşı ölümcül bir tehdit olduğu gerçeğinin ortaya konması gerekliliği, bir çok gözden firar etmiş benzer biçimde görünüyor. Zombi ordusu, kömür, petrol ya da gaz formunda uzun süreden beri ölü durumda olan inorganik enerjiyle yaşam verilen çağdaş toplumun makine birikimini çağrıştırıyor. Çağıl Çağ öncesi insanları benzer biçimde bu tür bir teknik tertibatla karşı karşıya kalan Westeros sakinleri de ölü nesnelerin hareket etmeye ve yaşama karşı cenk açmaya ilişkin taşımış olduğu muhteşem kapasiteden dolayı şok oluyorlar.

George R.R. Martin’in verdiği mesaja nazaran, iktidar olma amaçlı sonsuz insan rekabetinin, ölüler ordusundan gelen tehdidi yenmek için ortak bir çaba zemininde bir kenara bırakılması gerekiyor. Taht Oyunları’nın taşımış olduğu bildiri, insanlığın, iklim krizini bilgisizce halının altına süpürme mevzusundaki paradoksal kabiliyetiyle savaşım eder ve hem de kendini başka şeylerle meşgul ederken, krizle bilgili bir halde savaşım etmiş olduğu bir dönemde tanıdık ve acil görünüyor. Tıpkı bir rüyada olduğu benzer biçimde, yaklaşmakta olan bir felakete ilişkin farkındalığımız ve onu görmezden gelme mevzusundaki dikkat çekici kapasitemiz arasındaki çelişkiyi algı etmeye çabalıyoruz. Hayaller ve fanteziler, bilinçaltında bastırdığımız meseleleri yansıtmamızı sağlar. Bu bağlamda Taht Oyunları, dönemimizi özetleyen bir öykü.

*Yapısalcı insanbilim ve yazınsal eleştiride, efsanelerin inşa edilmiş olduğu kabul edilen bir takım (tipik olarak bir karakter, bir vaka ve bir tema arasındaki ilişkiyi içeren) temel genel anlatı yapısının her biri.




** Yazının aslı Popular Science sitesinden alınmıştır. (Çeviren: Tarkan Tufan)






CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Bunları kaçırmayın

Biz yaşlandıkça zaman neden daha hızlı akar?

Zaman; kontrolümüz dışında sürekli akıp giden, durdurulamayan, ileri ya da geri sarılamayan soyut bir kavram. Aynı zaman dilimi, kimisine göre uzun, kimisine göre kısa....

Erkekler için 7 maddelik “eril düzene katılmama” rehberi

Erkekler karşılarında bir feminist olduğu zaman “Ben kadınları ezmiyorum ki.”, “Bütün erkekler aynı değil” gibi argümanlara sarılabiliyorlar. İlginçtir, kadınların eziliyor olduğu gerçeğini kendilerine kişisel...

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Ukraynalı Fotoğrafçı Vadim Stein, drama, heykelcilik ve grafik üzerine yaptığı çalışmalarının ardından dansçıların fotoğraflarını çekmeye karar verir.Fotoğrafçı Vadim Stein'in çalışmalarından küçük bir demeti sizin...

10 şairden 10 sonbahar şiiri

Yaz bitti artık, ilkbahar öncesinde bitivermişti zaten. Sıradaki mevsim sonbahar ve aylardan eylül. Gerek sonbaharın gerekse eylül ayının hüznü bir başkadır. Yaprak sadece sararmakla...

Son haberler

New York merkezli depolama girişimi MakeSpace, 55 milyon dolar yatırım aldı

Eşyalarınızı sipariş etmeyi, depolamayı ve almayı kolaylaştıran talebe bağlı depolama girişimi olan MakeSpace; Iron Mountain liderlik ettiği turda 8VC, Upfront Ventures, Maywic Select...

Bakan Pakdemirli: ‘Çin’e gerçekleştirilecek süt ve süt ürünleri ihracatının önündeki engeller kalkmıştır’

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Çin’e gerçekleştirilecek süt ve süt ürünlerinin önündeki engellerin kalktığını açıkladı. Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, sosyal medya hesabından...

Çetin Ünsalan Yazdı: E-ticaret sorunu bitirir mi?

Elektronik ticaret, son yılların en çok konuşulan gündem maddelerinden biri. Muhtemeldir ki, virüs sürecinin ardından daha çok ön plana çıkacak başlıklardan da birini...

Suriye’de Esad’ın kuzeni işadamı Mahluf’a seyahat yasağı getirildi

Suriye yargısı, sahibi olduğu mobil operatörü Syriatel’in borçları nedeniyle işadamı Rami Mahluf’a geçici seyahat yasağı getirdi.Karar Suriye Adalet Bakanlığı’nın Facebook sayfasında da yer...