10.1 C
İstanbul
Salı, Mayıs 11, 2021
spot_img

TCMB kararı hakkında ilk yorumlar geldi




[ad_1]

Gedik Yatırım: TCMB politika faizini sabit bıraktı, ancak faiz koridorunu genişletti

 

TCMB politika faizi olan haftalık repo faizini, 200 baz puanlık artış beklentilerinin aksine, %10,25’te sabit tuttu. TCMB öte yandan, gecelik borç verme faizi ile geç likidite penceresi faiz oranı arasındaki marjın 150 baz puandan 300 baz puana yükseltildiğini açıkladı. Buna göre, gecelik borç verme faizi ve geç likidite faiz oranları da, %11,75 ve %14,75 olarak şekillendi.

 

TCMB para politikası sıkılaştırmasını artık likidite kısıntısı yoluyla yapmayı tercih ediyor. TCMB aslında güçlü kredi ivmesi ve finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler (TL’de değer kaybı eğilimi) neticesinde enflasyon öngörülenden daha yüksek bir seyir izlediğini belirtmeye devam ediyor. Ancak para politikası sıkılaştırmasını, bu kez politika faiz artışı yerine, likidite kısıntısı yoluyla yapmayı tercih ediyor.

Buna göre, önümüzdeki günlerde ortalama fonlama maliyetinin %13,5-14,0 civarına yükselmesiyle, kur üzerindeki baskılar hafifleyebilir. Ancak, kur ve borsa endeksi üzerindeki ilk tepki doğal olarak negatif oldu. Özellikle kur üzerindeki baskı bir süre daha, piyasa ortalama fonlama maliyetinin %13,5-14,0 seviyelerine yükseldiğini görene kadar, sürebilir.

 

Şekerbank Yorum

PPK, Eylül ayı karar metninde dezenflasyon sürecini yeniden tesis  etmek ve fiyat istikrarını desteklemek amaçlarını önceleyen bir söylem  kullanmış ve politika faizini 200 baz puan artırmıştı. Parasal  sıkılaştırmayı politika faizinde bir artış ile yaparak ortodoks  yöntemlere dönüş sinyali vermesi piyasa tarafından olumlu karşılanmış  ve bunun etkisi olarak yurtdışı yerleşiklerin Eylül ayının son  haftasında borçlanma senetlerinde gerçekleştirdikleri alımlarla yıl  başından bu yana ilk kez aylık bazda sermaye girişi görmüştük.  Ancak  jeopolitik gelişmelerin yarattığı koşulların etkisiyle bu faiz  artırımının ve sonrasında gelen normalleşme adımlarının etkilerini tam  anlamıyla göremedik. Kurdaki yükselişin devam etmesi nedeniyle,

TCMB’nin beklenti anketinde Eylül ayında %11,46 seviyesinde olan cari  yıl sonu enflasyon beklentisi Ekim ayında da yükselmeye devam ederek %11,76 olmuştur. Son dönemde yaşanan hızlı kredi büyümesi Ağustos  ayından bu yana atılan sıkılaştırma adımları ile bir normalleşme  sürecine girmiş olsa da kredi arzının halihazırda çok  yüksek  seviyelere ulaşmış olması nedeniyle, ithalat talebindeki ve  dolayısıyla cari açık üzerindeki etkilerinin bir süre daha devam  edeceğini düşünüyoruz. Bu bağlamda geçtiğimiz ay açıklanan Yeni Ekonomi Programı’nda %10,5 olarak açıklanan cari yıl sonu enflasyon  beklentisini iyimser buluyoruz.

Ekim ayı PPK toplantısında kurul, likidite yönetimindeki  esnekliğin arttırılmasına karar vererek Geç Likidite Penceresi  işlemlerinde uygulanacak faizde artışa giderek ortodoks  yöntemlerdense, esnek politikaları kullanmaya devam edeceğinin  sinyalini vermiştir. Bundan sonraki süreçte PPK karar metninde devam  edeceği söylenen likidite tedbirleri kapsamında, fonlamanın  kompozisyonu ile ağırlıklı ortalama fonlama maliyetindeki seyir  dezenflasyon sürecinin ne yöne evrileceği anlamında belirleyici  olacaktır.

Fiyat dinamikleri, ödemeler dengesi ve ülke risk primindeki  seyrin arzu edilen bir patikada istikrar kazanması için Merkez Bankası’nın likidite tedbirlerine devam edeceğini belirtmesini ve  fonlama maliyetinde artışın devamına yönelik olduğunu düşündüğümüz GLP  faizi artışını olumlu bulmakla birlikte hedeflere ulaşmak için  sağlanması gereken kredibilite ve değişimlerin sadece Merkez Bankasının faiz artımı ile sağlanamayacağı açık olduğundan tüm  ekonomik birimlerin topyekün bir şekilde enflasyon ile mücadele  konusunda paylarına düşeni yapma isteğini açıkça belirttiği kapsamlı  bir enflasyon ile mücadele programının öneminin altını bir kez daha  çiziyoruz.

 

Şenay Şerefoğlu—Investing.com: Bu ayki PPK toplantısından neden faiz artışı bekleniyordu?

Özellikle kurun rekor üstüne rekor tazelemesiyle maliyetler ÜFE’de kendini gösterdi ve TÜFE’de de Ekim itibariyle yükseliş bekleniyor. Kur yüksek, enflasyon yüksek, son faiz artışına karşın yabancı yatırımcı hala tedirgin, girişler düzenli değil, cari açık artıyor, iç borç artıyor, göstergeler toparlanmada durgunluk işareti veriyor. Piyasa fonlaması ve politika arasındaki durumla beraber işte tüm bu riskler nedeniyle merkezin bu ay da faiz artırması bekleniyordu. Ancak merkez bu ay faizleri sabit tutma kararı aldı, gerekçe ise aksiyonların işe yaradığı yönünde ve karar metninde şu ifadelere yer verildi:

”Enflasyon beklentilerinin kontrol altına alınması ve enflasyon görünümüne yönelik risklerin sınırlanması amacıyla para politikası ve likidite yönetimi kapsamında atılan adımlarla finansal koşullarda belirgin bir sıkılaşma sağlanmıştır. Bu doğrultuda Kurul, politika faizinin sabit tutulmasıyla birlikte, likidite yönetimindeki esnekliğin arttırılmasına ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar likidite tedbirlerinin sürdürülmesine karar vermiştir.”

 

GLP üzerinden faiz artışı yapan merkez ya bizlerin korktuğu bu yüksek riskleri bizler kadar korkutucu görmüyor ya da faiz artırılması istenmediği için faiz dışı adımlarla müdahale etmeye çalışıyor! Sonuca bakarsak; Negatif anlamda yapılan bu sürprize piyasanın ilk tepkisi sert oldu. USD/TRY, EUR/TRY, GBP/TRY ve CHF/TRY rekor tazeledi.

 

*Faiz artışında riski gören ve adım atan merkez bankasının bir ayda tüm sorunları faiz artışına gerek kalmayacak ölçüde düzeltmediği ortadayken bunu yapmak zorunda kalması ise en üzücü olan durumdur.

 

Tuğrul Belli: HEDEFLERİN TUTMASI PARA POLİTİKASININ SIKILIĞIYLA ORANTILI OLACAK

 

‘Merkez’den Ters Köşe!

 

Yabancılardan satışa devam…

 

Reuters: Dolar/TL faiz artışı ve yabancı yatırımcı algısında iyileşme beklentisiyle düşüyor

 

 



[ad_2]






Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bağlantıda Kal

10,188BeğenenlerBeğen
1,092TakipçilerTakip Et
276AboneAbone Ol
- Advertisement -spot_img

Popüler Listeler