TCMB’den bankalara “kredi ver” motivasyonu

0


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), TL zorunlu karşılık belirlemede kredi büyümesi kriteri getirdi.  Bankanın sitesinden yapılan açıklamaya göre bankanın temel para politkası araçları arasında olan “zorunlu karşılıklar” bundan böyle “”finansal istikrarı destekleyecek şekilde makro ihtiyati bir araç olarak daha esnek kullanılacak.

Bu doğrultuda zorunlu karşılık oranı ve zorunlu karşılıklara ödenen faiz/nema uygulamalarında banka önemli bir değişiklik yapmış durumda.

” Yürürlüğe girecek değişiklikler ile Türk lirası zorunlu karşılık oranları ve Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara ödenecek faiz/nema oranı, bankaların dövize endeksli kredileri ile bankalara kullandırılan krediler hariç Türk lirası cinsi standart nitelikli ve yakın izlemedeki nakdi kredileri toplamının yıllık büyüme oranları ile ilişkilendirilmiştir.

“Buna göre, kredi büyümesi %10 ile %20 arasında (referans değerler) olan bankalar için Türk lirası zorunlu karşılık oranları, 1 yıl ve 1 yıldan uzun vadeli mevduat/katılım fonu (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu hariç) ve 3 yıldan uzun vadeli diğer yükümlülükler (yurt dışı bankalar mevduatı/katılım fonu dâhil) hariç tüm vade dilimlerinde %2 olarak uygulanacaktır.

“Diğer bankalar için zorunlu karşılık oranlarında herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir.””

“Ayrıca, mevcut durumda Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara uygulanan % 13 faiz/nema oranı, kredi büyümesi referans değerler arasında gerçekleşen bankalar için %15, diğer bankalar için %5 olarak dikkate alınacaktır.”

“Yeni yöntemle; kredi büyüme oranları her zorunlu karşılık döneminde hesaplanacak, büyüme oranları referans değerler arasında kalan bankalar takip eden üç ay boyunca (6 tesis dönemi) ilgili zorunlu karşılık oranları ve faiz/nema oranlarına tabi olacaktır.”

Tehlikeli adımlar: Kredi verene ödül; vermeyene ceza

Banka, bu değişikliklerle ilk aşamada piyasaya yaklaşık 5,4 milyar TL ve 2,9 milyar doları karşılığı altın ve döviz likiditesi verileceğini hesaplamakta.

Ancak zorunlu karşılık oranlarında yapılan bu değişikliklerin amacı genelde olduğu üzere piyasaya likidite vermek veya likidite çekmek değil. Amaç, bankaları kredi vermeye zorlamak; kredi artışı yüksek olanları ödüllendirmek; kredi artışı referans değerin altında kalanları da cezalandırmak.

Son dönemlerde Türkiye ekonomisinin genel durumu nedeniyle kredi talebinin azlığı; sorunlu kredilerdeki artış nedeniyle de bankaların kredi verme iştahındaki azalma dikkat çekici boyutlara ulaşmıştı.  Merkez bankasının temmuz ayındaki 425 baz puanlık indirimi, banka kred,lerinde fazla bir kıpırdanmayı tetikleyemeyince, son derece riskli bir yöntemle bankalar kredi vermeye zorlanmakta.  BU kez de zorunlu karşılık oranları ve bu birikimlere uygulanan faiz üzerinden.

İlk akla gelen bu durumdan faydayı hükümetin direktifiyle kredi verme eğilimi daha yüksek olan kamu bankalarının sağlayacağı. Ekonominin genel durumu, bankacılık sektöründeki riskli sorunlu krediler ortadayken, bu çeşit ödül/ceza ile kredilerde artış beklemek temkinli merkez bankacılığı ile bağdaşmadığı gibi, ekonomik açıdan da fayda sağlamayabilir.

Hatırlanacağı üzere, Temmuz PPK toplantısı öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkan Murat Çetinkaya’yı görevden almış; yerine atadığı Murat Uysal ilk adım olarak 425 baz puan faiz indirmiş; ardından da bankanın ortak aklı ya da hafızası sayılabilecek önemli üst kadrolar yönetici pozisyonlardan alınarak uzmanlığa indirgenmişlerdi.



CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here