Dünyanın en ilginç sanatçısından en ilginç savaş aracı

Evlenecek çiftlere 25 poz önerisi

Ortadoğu’nun kadife sesi Mohsen Namjoo ve 10 şarkısı

Vadim Stein’in 32 fotoğrafıyla dansçılar

Türkiye, Ömer El Beşir’in devrildiği ülkeye ne kadar yatırım yaptı?

Ekonomi 17 Nisan, 15:17'de eklendi


Sudan’daki protestolar ve 30 senelik yönetimin darbeyle devrilmesi, ülkede büyük yatırımları olan Türkiye’de de dikkatle izleniyor. Sevakin Adası’nın Türkiye’ye tahsis edilmiş olduğu, Türk askerinin görevlendirildiği, minimum 600 milyon dolarlık Türk yatırımlarının olduğu Sudan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın (TİKA) en fazla yardım etmiş olduğu 5. azca gelişmiş ülke konumunda.

Sudan’da geçen yıl Kasım ayından bu yana devam eden protesto eylemlerinin peşinden, 1989’da darbeyle devlet başkanı olan Ömer el Beşir, 30 senenin peşinden ordu tarafınca görevden alındı.

Yerine gelen Müdafa Bakanı Orgeneral Avad Muhammed Ahmed bin Avf, Ankara’nın meşru kabul etmediği Mısır’daki darbeci cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi’nin Kahire’deki askeri okuldan derslik arkadaşı.

Ankara ile yakın ilişkileri olan Ömer el Beşir’in devrilmesinin üstünden birkaç gün geçmeden, bu kez Avf çekilme etti.

Son vakalar ve yönetimde yaşanmış olan bu değişimler, Sudan’daki ticari yatırımları son yıllarda artan ve hatta ülkeye bir askeri yerleşke de inşa eden Türkiye’nin de dikkatlerini ülkeye çevirdi.

İthalatın yüzde 5’i Türkiye’den

2011’de Cenup Sudan’ın ayrılmasının peşinden Sudan, petrolünün yüzde 75’ini yitirmiş oldu. Bu sebeple ihracat gelirlerinin de yüzde 90’ını kaybedince, dış ülkelerden yatırımcı arayışına girdi.
Sudan’daki en büyük yatırımcı ülke ve en büyük tecim ortağı ise Çin.

Ülkenin toplam ihracatı 2016’da 3,7 milyar dolardı, ithalatı ise 9,3 milyar dolar. İthalatın ortalama yüzde 5’i Türkiye’den yapılıyor.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı verilerine nazaran Sudan’da 300 milyonu direkt, 300 milyonu da müteahhitlik işleri olmak suretiyle 600 milyon doların üstünde Türk yatırımı var. Ülkedeki Türk firmaları demir-çelik, çimento, deri, mermercilik, mobilyacılık, şehirlerarası otobüs taşımacılığı şeklinde alanlarda çalışıyor.

Tecim Bakanlığı verilerine nazaran 2017 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de 212 Sudan sermayeli şirket etkinlik gösteriyor. Bunların tümü, büyük yatırım kategorisine girmeyen ufak ölçekli girişimler.

Türkiye-Sudan tecim hacminde hedef 10 milyar dolar

2005’te Türkiye’nin başlatmış olduğu Afrika açılımı kapsamında Sudan ile yakın ilişkiler geliştiren Ankara, birçok alanda Hartum’la ortaklaşa iş yapıyor.

Tecim Bakanlığı’nın verilerine nazaran Türkiye ile Sudan arasındaki ikili tecim hacmi 2017’de 481,4 milyon dolardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Aralık 2017’de yapmış olduğu Sudan gezisinde, “Türkiye ile Sudan içinde ortalama 500 milyon dolar olan tecim hacmi yetersiz, kısa vadede 1,2 milyar dolarlık hacme ulaşılacak sadece hedef 10 milyar dolardır” demişti.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Sudan İş Konseyi verilerine nazaran, Sudan’ın Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki oranı yüzde 0,3. Sudan, en oldukca ihracat meydana getirilen ülkeler sıralamasında 61. sırada içeriyor.

İhracat sayıları ufak olmasına karşın, son dönemde ciddi bir artış görüldü. 2013-2017 yılları aralığında Türkiye’nin Sudan’a ihracatı yüzde 12 arttı. İthalat ise yüzde 46 arttı.
Sadece 2017’de, kısaca Erdoğan’ın ziyareti öncesindeki yıl, ihracatta daralma meydana geldi. 2016’da 460 milyon dolar olan Türkiye’nin Sudan’a ihracatı, 2017’de 395 milyon dolara geriledi.

Türkiye’nin Sudan’a en oldukca ihraç etmiş olduğu ürünlerin başlangıcında kazan, makina, mekanik aygıt, nükleer reaktör aksamları, elektrikli cihazlar, ses ve tv görüntü cihazları, sebze, rejim gıdalar, demir-çelik ürünleri ve plastik ürünler geliyor.

Türkiye’ye Sudan’dan ithalat ise 2017’de 50 milyon dolardan 86 milyon dolara çıktı. İthalat, minimum gelişmiş ülkelere sağlanan gümrük vergisiz ya da indirimli vergilerle yapılıyor.

Sudan’dan meydana getirilen ithalatta en mühim ürünlerin başlangıcında tohum, meyve, saman ve kaba yem, pamuk, şeker, deri, altın, inci ve kıymetli metaller geliyor.

Son 5 yılda ithalatta en büyük artış ise, yüzde 279 oranıyla işlenmemiş altında görüldü.

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Sudan, Türkiye’nin en fazla proje üstlendiği ülke oldu

24-25 Aralık 2017’de Erdoğan’ın 100’den fazla iş insanlarıyla beraber Sudan’a yapmış olduğu ziyarette, ziraat, gezim, eğitim, maden kaynakları, endüstri ve ticari ortaklık alanında 22 ortaklaşa iş anlaşması imzalandı.
Anlaşmaların 13’ü devletler, 9’u ise {özel sektör} düzeyindeydi.

2018 sonuna kadar Sudan’da toplam 2,24 milyar dolar değerinde projeye imza atıldı. Bu projelerin yarısı, bir tek 2018’in ilk çeyreğinde imzalandı.

Hartum’da inşa edilecek olan yeni havalimanı, bu projelerin içinde en büyük paya haiz olanlardan; 1 milyar 100 milyon dolar değerinde.

TİKA yardımlarından en fazla yararlanan 5. ülke

TİKA’nın minimum gelişmiş ülkeler kategorisinde en fazla yardım etmiş olduğu ülke 60,6 milyon dolarla Somali. Somali’yi 36,5 milyon dolarla Afganistan, 10 milyon dolarla Yemen, 9,6 milyon dolarla da Nijer takip ediyor.

Sudan, 7 milyon dolar tutarındaki yardımlarla 5. sırada.

TİKA’nın Sudan’ın değişik bölgelerinde ziraat, eğitim, gezim, sıhhat, temiz suya ulaşım şeklinde alanlarda projeleri var.

Mesela Sudan’dan geçen Nil Nehri’nin suyu, ilk kez TİKA’nın projesiyle 2017’nin eylül ayında, 40 tonluk bir depoda temizlenerek 10 bin kişinin kullanımına sunuldu. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü,

Sudan’da 90 tane yeni su kuyusu da açtı.

Ülkedeki Türk Mesleki Eğitim Merkezleri’nde ebelik, tekstil işçiliği, çiftçilik eğitimleri veriliyor.
2010 yılından bu yana TİKA’nın uyguladığı tohum projesi kapsamında 50 ton sebze tohumuyla 2500 meyve fidanı ülkeye teslim edildi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgiye nazaran 500 binin üstünde Sudanlı ziraatçi bu destekten faydalandı.

39 milyon sözü geçen Sudan’dan 450 talebe, Türkiye’ye eğitim için getirildi. Peşinden başkent Hartum’da Sudan-Türkiye Üniversitesi kurulması sonucu alındı.

Üniversitenin ilk adımı olarak görülen Nyala’daki Sıhhat Meslek Yüksekokulu, 2018’de açıldı ve eğitime başladı. Türkçe dersleri de verilen yüksekokulda Türk eğitmenler vazife yapıyor, 200’e yakın Sudanlı talebe de eğitim alıyor.

TİKA’nın ülkedeki en büyük projelerinden biri de Nyala’daki 150 yatak kapasiteli Sudan-Türkiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi. 3 ameliyathane, 2 de doğumhane bulunan hastanenin inşaatı 2012’de tamamlanmıştı, 2014’ten bu yana da açık.

Bunların tümü, 2000’li yılların başından bu yana gelişen işbirliğinde “soğuk güç” sağlamaya yönelik adımlar.

Sadece komşu ülkelerin ve Körfez’in tepkisini çeken aslolan adım, Sevakin Adası’na asker gönderilmesi sonucu oldu.

Sevakin Adası’nda Türk askeri üssü

Erdoğan’ın Aralık 2017’deki ziyaretinde gündeme oturan anlaşmalardan biri de, Osmanlı döneminde Afrika’dan Hac için yola çıkan Müslümanların geçiş noktası olan, Sudan Limanı’nın güneyindeki, birçok Osmanlı eserini barından Sevakin Adası’nın Türkiye’ye tahsis edilmesi oldu.

Sudan Dışişleri Bakanı İbrahim Gandur, bu anlaşmanın askeri işbirliğinin de yolunu açabileceğini söylemiş oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Türkiye’ye belirli bir süre için Sevakin’de gezinsel bölge ve Kızıldeniz üstünden Mekke’ye geçen hacılar için konaklama merkezi inşası izni verildiğini, Sevakin ve öteki alanlarda Türkiye’nin yapacağı projelerin toplam tutarının 650 milyon doları bulacağını deklare etti.
2019’a kadar 30 uzman tarafınca altyapı çalışmalarının tamamlandığı adada, inşaat emekleri kısa sürede başladı. Gümrük Muhafaza Binası da restore edildi.

Anlaşmanın derhal Mısır medyasında, Sisi hükümetinin bu karardan duyduğu rahatsızlıkla ilgili haberler çıktı. Türkiye’nin bölgede “gizli saklı emelleri olduğu” yazıldı.

Ayrıca Suudi Arabistan’ın Hartum Büyükelçisi ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden bazı yetkililer, adada kendi ülkelerinin yatırım planları bulunduğunu, Sudan kıyısı süresince yeni limanlar inşa etmeyi hedeflediklerini duyurdu.

Ziyaretten bir ay sonrasında, Şubat ayı başlangıcında Sudan Dışişleri Bakanı Gandur, Mısır’a gitti. Burada Mısırlı mevkidaşı Sami Şükri’yle düzenlemiş olduğu ortak basın toplantısında “Sudan yönetiminin Sevakin Adası’nda bir Türk askeri üssü inşa edilmesi şeklinde bir niyeti yoktur. Burası Sudanlılara ilişik bir Sudan toprağıdır.” dedi.

Sadece Ulusal Müdafa Bakanı Hulusi Akar, Ağustos 2018’de Ankara’da düzenlenen Büyükelçiler Konferansı’ndaki bir kapalı oturumda, Sevakin Adası’nda inşaatlarda çalışan Türkleri korumak amacıyla bölgeye gönderilen Türk askeriyle ilgili konuşurken, “askeri üs” ifadesini kullandı.

Hulusi Akar’ın 6 Kasım 2018’deki Sudan ziyaretinin peşinden Ömer El Beşir, Mısır’a giderek Sisi’yle bir araya geldi.

Mevzuyu yönelttiğimiz, bölgeyi yakından takip eden ve TİKA ile beraber çalışan bir güvenlik deposu, “Türk askerinin bölgeye yerleşmesi için de inşaat emek harcaması başladı. Bundan dolayı oradaki yatırımlara oldukca büyük para harcandı. Somali’deki şeklinde büyük bir askeri üs ve eğitim alanı değil, bir tek Sevakin Adası’ndayız. Bundan dolayı Sudan oldukca karışık, değişik ülkelerin tesirinde olan, silahı da olan değişik aşiretler bölgeye başat. Orada vazife icra eden Türklere saldırma ihtimali olduğundan, onları durdurmamız ve bölgeyi korumamız lazım. Bölgedeki emekler bittikten sonrasında da, bölgesel stratejik hedefler doğrultusunda Türk askeri orada kalıcı olacak. Strateji bunu gerektiriyor” dedi.

Kasım 2018’de, protestolar hemen hemen başlarken arka arkaya Ulusal Müdafa Bakanı Hulusi Akar ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sudan’a giderek Ömer el Beşir’le görüşmüştü.

Anadolu Ajansı, Akar’ın ziyareti sonrası güvenlik kaynaklarına dayandırarak geçmiş olduğu haberinde, o dönem Müdafa Bakanı olan Avf, Genelkurmay Başkanı Kemal Abdül Maruf el Mahi ve Beşir’le görüşmelerde “bölgesel meselelerin, karşılıklı müdafa ve askeri işbirliğinin, Sevakin Adası’nda devam eden çalışmaların ve Türkiye tarafınca Sudan’da kurulması planlanan askeri eğitim merkezlerinin” masaya yatırıldığını duyurdu.

Değişiklik Türkiye’nin yatırımlarını iyi mi etkisinde bırakır?

Türkiye’nin Sudan’la işbirliğinin gelişmesinin en mühim sebeplerinden biri, geçen hafta görevden alınan eski devlet başkanı Ömer el Beşir’in Ankara’daki hükümetle yakınlığıydı.

Internasyonal Ceza Mahkemesi tarafınca hakkında cenk suçu işlediği sebebi öne sürülerek soruşturma sonucu olan Beşir, 2009’da Türkiye’ye gelmiş, ziyaret tepki çekmişti.

Erdoğan’ın 2017 sonundaki ziyaretinden 10 gün ilkin de Ömer el Beşir, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın muhteşem toplantısı için İstanbul’daydı.

Tüm bu ziyaretler sürerken, Türkiye’nin Sudan’la ticari ilişkileri artmaya devam etti.

DEİK’in Türkiye-Sudan İş Konseyi Başkanımız Yüksel Güler, bu siyasal krizin Sudan’a ‘dost ve düşman birçok ülke tarafınca dikkat çektiğini’ söyleyerek, ekonomik bir fırsat da yaratacağını, Türkiye’nin Sudan’la ilişkilerini geliştirip ülkede kalıcı olacak şekilde geliştirilmesi icap ettiğini söylüyor:

“Bu tarihsel olayların ışığında oluşan kriz, vakit içinde kendi ekonomik ve sosyo-kültürel fırsatlarını yaratacaktır. Bu bağlamda Türkiye geçmişten gelen kuvvetli tarihsel bağlarını daha da kuvvetlendirmeli, ilişkileri hem ekonomik, hem teknolojik, hem eğitim, hem de kültürel yönleriyle daha da güçlendirmeli ve yerelleştirip kalıcı olacak bir yapısal destek ve işbirliğine dönüştürme yolunu derhal uygulamalıdır.
Sudan dost ve düşman birçok ülke tarafınca dikkat çeken bir konuma gelmiştir. Türkiye ekonomik düzeltim ve demokratik birikimiyle Sudan’a destek olabilir.”

Sudan, şimal komşusu Mısır ve onun Körfez’deki ortakları Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’yle (BAE) oldukca yakın ilişki içinde.

Yemen’de Suudi Arabistan ve BAE öncülüğünde, İran destekli Husilere karşı yürütülen muharebeye Sudan da 1000 asker gönderdi. 2016’da bu ülkelerin bölgedeki en büyük rakibi olan İran ile ilişkilerin seviyesini düşürdü.

Sadece Mısır’la ara sıra su kaynakları ya da sınırdaki ihtilaflı bölgeler üstünden yaşanmış olan gerilim şeklinde sebepler, Ömer el Beşir’i ilişkilerde denge gözetmeye itti. Türkiye ile ticari ve askeri işbirliğini de ilerletti.

Haziran 2017’de Suudi Arabistan öncülüğünde birçok ülke Katar’a engelleme uyguladığında da, Sudan onlara katılmadı.

Katar’ın da ülkede 4 milyon dolarlık yatırım sözü var. Erdoğan’ın 2017 sonunda yapmış olduğu ziyaretle aynı sıralarda, Körfez ülkelerinin ve Mısır’ın engelleme uyguladığı Katar’ın Dışişleri Bakanı da Hartum’daydı.

Sadece Ömer el Beşir’in devrilmesinin peşinden yerine gelen darbe yönetimi, dış politikada bölge ülkeleriyle kurulan birlikteliğin seyrinin değişmesine yol açabilir.

Öyleki ki, Ömer el Beşir’den görevi devralan sadece 24 saat geçmeden çekilme eden, Sisi’nin askeri okuldan derslik arkadaşı olan Avf’ın atığı ilk adımlardan biri, Müslüman Kardeşler üyelerini tutuklamak oldu.
Müslüman Kardeşler, Mısır ve Suudi Arabistan’da “terör örgütü” olarak kabul ediliyor. Katar’a uyguladıkları ambargonun sebeplerinden biri de, Doha’nın Müslüman Kardeşler’e verdiği destekti.
Avf göreve ulaştıktan sonra, hemen hemen çekilme etmeden, Sudan’da Ömer el Beşir’in darbeyle devrilmesini yorumlayan Erdoğan, “Sudan bizim köklü zamanı ilişkilerimizin olduğu bir ülke ve bu köklü ilişkilerimizin doğal ki devamından yanayız. Bu aşamada da gene temennim odur ki suhuletle bir kardeşlik ağı içinde Sudan bu işi başarmalı ve düzgüsel demokratik süreci çalıştırmaya girmelidir diye inanıyorum” dedi.
Yeni yönetimle ilgili bir yorum yapmaktan kaçınan Erdoğan, “Ulusal uzlaşı temelinde ve sulh içinde Sudan’ın bu süreci atlatması en mühim temennimdir. Bundan dolayı bu ülkeler bu tür darbelerden oldukca çekti. Her darbe oldukca ciddi bir kan kaybıdır. Bu kayba dost, kardeş Sudan’ın muhatap olmasını doğrusu istemem” demekle yetindi.

Sadece Ömer el Beşir’in görevden alınmasının peşinden “Darbe değil, sivil yönetim istiyoruz” diyen protestocular sokakları terk etmedi. Auf da çekilme etti ve yerine Korgeneral Abdul Fattah Abdulrahman Burhan geldi.

Burhan, Askeri Geçiş Konseyi’nin 2 yıl süresince ülkeyi yönetmesini istiyor sadece protestocular buna karşı çıkıyor.

12 Nisan’da göreve gelen Burhan, gece sokağa çıkma yasaklarının kaldırılacağını, siyasal tutukluların özgür bırakılacağını duyurdu.

Burhan, Sudan’ın Yemen’e gönderilmiş olduğu askerlerin idaresinden ve denetiminden sorumluydu. Bu sırada BAE’deki askeri yetkililerle yakın çalışmıştı.

Görevi devraldıktan sonrasında, BAE devlet haber ajansı WAM, BAE’nin Burhan’ın geçici askeri konseyin başına geçirilmesi kararını memnuniyetle karşıladığını duyurdu. BAE lideri Halife bin Zayed El Nahyan’ın, Sudan’daki yeni yönetimle direkt iletişime geçerek, ülkeye gönderilecek yardımların hızlandırılması için neler yapılabileceğini konuştuklarını belirtti.

Reuters’a konuşan bir Sudanlı askeri yetkili de, Mısır’da Müslüman Kardeşler üyesi cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin darbeyle devrilmesine destek veren BAE ve Suudi Arabistan’ın, şimdi Sudan’da da aynı hedefi güttüğünü, ekonomik yardımlarla yeni güç merkezini bu doğrultuda destekleyeceklerini söylemiş oldu. “Türkiye ve Katar’ın ülkedeki tesiri kısıtlanacaktır” dedi.

Ece Göksedef-BBC Türkçe



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.