16.7 C
İstanbul
Salı, Ekim 26, 2021

Uğur Gürses: Ankara’nın “Fed’den swap” rüyası

[ad_1]

Korona virüs-19 krizi patlak verdiğinden bu yana Merkez Bankası rezervleri yaklaşık 20 milyar dolar düştü. Şimdi, “ABD Merkez Bankası Fed’den swap imkânı sağlanabilir mi?” sorusu gündemde. Korona günlerinde hem kur zıpladı hem de rezervler hızla eridi. Ankara hala kuru tutmak için rezerv eritiyor. Salgın nedeniyle hem ihracatta hem de turizmde hatırı sayılır bir gelir kaybımız olacak. Ama borç servisi de bizi bekliyor olacak.

Bilanço makyajı amaçlı Katar ve Çin Merkez Bankası swapları, ticari bankalarla yapılan swapları ve yurtiçinde park etmiş altın rezervleri düşüldüğünde kullanılabilir rezervler 35 milyar doların altında.

Geçmişte de altını kalınca çizdiğim gibi; Merkez Bankası kaynaklarını kullanma ve yüklü faiz indirimi yapabilmek uğruna rezervleri eritmemek, bunun sonucu olarak da günün birinde rezervleri tartışılır hale getirmemek gerekiyordu. Ne yazık ki “halının altına süpürme” makinesi Ankara’da dur durak bilmedi.

Salgın sonrası yakın dönemde 20 milyar dolarlık rezerv kaybından sonra durumun herhalde farkına varıldı ki; Cumhurbaşkanı Erdoğan 27 Mart’ta telekonferansla katıldığı G20 toplantısında “merkez bankaları arasındaki swap anlaşmalarının G20’nin tüm üyelerini kapsayacak şekilde genişletilmesi gerekiyor” dedi.

19 Nisan günü Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın Anadolu Ajansı’na verdiği mülakattan öğreniyoruz ki; “yeni swap anlaşmaları tesis etmek amaçlı görüşmeler” yapılıyormuş.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump’la yaptığı görüşmelerde de bu konuyu talep etmiş olması muhtemel.

Muhatap çok açık; ABD Merkez Bankası Fed’den swap imkânı istiyor Türkiye.

Bu talebe ilişkin Bloomberg’in 9 Nisan, Reuters’ın da 10 Nisan haberleri henüz yalanlanmadı.

Salgının mali piyasalara etkisinin görülmeye başlandığı hafta Fed 15 Mart günü 5 büyük merkez bankasına swap penceresi açarak işe koyuldu. 19 Mart günü ise ilave olarak 9 merkez bankasına genişletti bu swap kolaylığını.

Merkez bankalarına Fed tarafından swap penceresi açılan ve bugüne dek 400 milyar dolar kullanan 14 ülke şunlar; Avrupa, Britanya, Kanada, Japonya, İsviçre, Avustralya, Danimarka, Norveç, Singapur, Brezilya, Kore, Meksika, Yeni Zelanda, İsveç.

Bu liste, 2008 küresel krizinde swap penceresi açılan ülkeler listesinden farklı değil; aynısı.

Peki Fed Türk Merkez Bankası’na swap penceresi açar mı? Ya da şöyle soralım; 2008’de açmayan Fed şimdi açar mı? Bir ilave soru da Fed’in hangi kriterleri kullandığıdır.

2008’de Fed önce gelişmiş ülkelerin merkez bankalarına sınırlı miktarla başlayıp devamında swap limitini “sınırsız” hale getirirken, Brezilya, Kore, Meksika ve Singapur’a 30’ar milyar dolarlık swap imkânı tanımıştı. Bunu da onayla kullanabileceklerdi.

Fed hiçbir zaman swap imkanına dahil olan merkez bankalarına dair temel kriterleri açıklamadı. Ancak, Brezilya, Kore, Meksika ve Singapur gibi 4 gelişen ülke merkez bankalarına swap imkânı tanıdığı Ekim 2008’deki Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında konuşulan-tartışılan başlıklar tutanaklarda yer alıyordu.  Bu da bize kriterlerin neler olduğunu söylüyor.

Ayrıca, daha sonra Fed’e doğrudan ya da diplomatik yollarla ABD yönetimine başvuran, swap imkânı talep eden gelişen ülkelerin de refüze edildiği çeşitli kaynaklarda yer alıyor.

Kriterler neler?

Birincisi, swap imkânı tanınacak her bir ülkenin belirgin ekonomik ve finansal ağırlığı olması gerektiği, bu ekonomilerdeki finansal kırılganlıkların giderek ortaya çıkan finansal baskıyla yoğunlaşması ve ABD ekonomisine ya da küresel ekonomiye yayılmasını tetikleme olasılığı başta geliyor. Bu konuda 700 milyar dolara yakın ticaret hacmi olan Meksika-ABD ilişkisine atıflar çok.

İkincisi, swap imkânı tanınacak ülkelerin o güne kadar genellikle, düşük enflasyon, ödemeler dengesinde ölçülü bir cari denge ve kamusal bütçede mali dengeye dayanan ihtiyatlı politikalar izlediğine işaret ediliyor. Bu yüzden, bu ülkelerdeki baskının, küresel krizle gelişmiş ülkelerden gelen risk iştahında azalış, küresel yatırımcılardan gelen hızlı bilanço-borç küçültme etkisi ve dolar likidite azalışı gibi etkilerin yansıması tehlikesi önemli bir neden olarak görülüyor.

Üçüncüsü, Fed’in açacağı bu swap imkanının, bu ülkelerin karşılaştığı ekonomik ve finansal baskıları etkisiz hale getirmeye yardımı olacağı konusunda güçlü bir neden olmalı.

2008’de Endonezya, Hindistan, Güney Afrika, Türkiye, Şili, Peru gibi ülkelerden bazıları resmi ya da gayri resmi kanallardan başvurarak, Fed’den swap imkânı açılmasını istemişler. Bu konuyu 2014’de Radikal’deki köşemde yazmıştım. Yazı için konuştuğum dönemin Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz Türkiye’ye swap imkânı sağlanması için kesinlikle başvurulmadığını söylemişti. 2008 krizi üzerine 2014 yılında “Dolar Tuzağı” adlı kitabın yazarı iktisatçı Eswar Prasad’a sormuştum; “kitabımda Endonezya, Şili, Peru ve Dominik Cumhuriyeti’nin başvurduğunu ama FED tarafından reddedildiklerini yazdım. 2012’de de Hindistan başvurdu ve reddedildi. Bu çerçevede, Türkiye’nin olduğuna dair bir bilgim yok” demişti.

Özetle 2008’de resmi ya da gayri resmi olarak Türkiye başvurmamıştı.

Fed tutanaklarında seçilen 4 ülke dışındakilerin başvuru yapmasının istenmediği açık biçimde konuşulmuştu. Daha önemlisi, talep edecek olanlara IMF’yi adres gösterme eğilimi vardı.

 

Makalenin tamamını okumak için tıklayın

The post Uğur Gürses: Ankara’nın “Fed’den swap” rüyası appeared first on ParaAnaliz.

[ad_2]

Son Haberler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bağlantıda Kal

10,177BeğenenlerBeğen
1,075TakipçilerTakip Et
276AboneAbone Ol

Popüler Listeler